Sadeleşmeye bence önce çevreden başlamak gerek. Etrafımızı fazla eşyalarla doldurdukça, zihin de karmaşaya sürükleniyor. İlk adım, gerçekten ihtiyacımız olmayan ya da bizi mutlu etmeyen eşyalardan arınmak olabilir. Sade bir çevre, daha sade bir zihni getirir.
Sonra, sosyal çevreyi sadeleştirmek geliyor. Bizi yoran, negatif enerji veren insanlardan uzak durmak, sadece gerçekten değer kattığını hissettiğimiz insanlarla vakit geçirmek, hayatımızı hafifletir. Fazladan yük almamak, insanın enerjisini korur.
Ve en önemlisi, iç dünyada sadeleşmek. Kendimizle barışık olmak, gereksiz düşünceleri, kaygıları bırakabilmek. Hayatın hızında kaybolmadan, sade bir bakış açısıyla, anı yaşayabilmek… Tüm bunlar bence sadeleşmenin en güzel yolları.
Sadeleşmek için insan azlığı yetiyor gibi. Çok fazla kalabalık renkli hayatı karaya çevirebilir. Kuru kalabalık ziyan edebilir. Etrafımıza çok fazla konuşan insan varsa, sadelikten uzak bir merkezin içerisindeyizdir.
Artık günümüzde kötülüklerin anası çok fazla konuşmaktan geliyor. İnsanlar az konuşsa aslında neredeyse problem kalmayacak. Sadeleşmek için az konuşmak, az konuşanla rastlaşmak yeterli gibi.
Kendinden, düşüncelerinden başlamak gerek bence. Çok detaya girmeden, insanların hayatına müdahale etmeden yaşayabilmek. Hayatını, çevreni en çokta kendini sadeleştirerek minimalist bir hayatı benimsemek bence güzel bir başlangıç olur. Tabii bir de sessizliği, sakinliği ve yalnızlığı tercih etmek onlara alışmak gerek