Güçlü mü görünüyorsun, yoksa gerçekten güçlü müsün?

Detay birazcık uzun oldu, canım okur fakat okumadan geçme derim... Bir şehir düşün, adı ‘’Mış’’ olsun (Muş gibi, ama değil, mış bizimkisinin ismi)

Bu mış şehrinde her şey sağlam ve güzel gözüküyor. Ta ki bir sorun yaşanana kadar. Çünkü şehrimizin altyapısı sağlam olmadığı için, ilk problemde bütün foyası ortaya çıktı. Dışarıdan güzel, parlak, çekici gözüken şehir, ilk problemde altyapı eksikliği nedeni ile, maalesef patladı. Su kapakları patladı, kanalizasyon sistemi patladı, etrafta çöpler falan... Ulaşım etkilenmiş, yollar batmış. Aslında dışarıda gözüken parlak yüzünün değil, şehrin altına saklanmış gözükmeyen ‘’pis’’ yüzünün doğru işlemesi gerektiği ortaya çıktı. İnsan da bir sorunla karşılaşınca, o derinlerde sakladığı ‘’gerçek’’ yüzü ortaya çıkarmış ya. E görmüyor muyuz zaten, yaldızlı yüzler, bir sorunla karşılaştığında nasıl da birden pisleşiyor. İnsanın altyapısı ne ise, günlük rutinde değil ama, işler istediği gibi gitmediğinde ‘’gerçeği'' ortaya seriliyor. Girdiği iletişimlerin suyu çıkıyor, ağzından etrafa çöp saçıyor, kanalizasyon sistemi patladığı için, hayatının b. ku çıkıyor. Ulaşım etkilenip, yollar battığı için de, altyapısı olmayan bir şehir gibi, ne yapacağını bilmediği bir kaosun içinde buluyor kendini. Çözüm, ‘’bu şehirde yaşanmaz artık, yeni bir yere gitmek lazım’’ yaklaşımıyla kaçmak olduğunda, aynı altyapı eksikliğini yeni yaşamına taşıdığını fark etmeden, bir sonraki kaosa kadar, en azından kendini yatıştırıyor. Üst yapılara yatırım yaparken, altyapının da bunu kaldırıp kaldırmayacağına bir bakmak lazım. Altyapısını bilmeden, insan neyin üstünde durduğunu da hiçbir zaman bilemeyecek..

Güçlü mü görünüyorsun, yoksa gerçekten güçlü müsün?
Güçlü mü görünüyorsun, yoksa gerçekten güçlü müsün?
Cevapla