Beni ben yapan iyi kötü her şey için şükürdeyim. Yarın ne olacağını bilemem ancak, sevdiklerimin sağlığı ve kendi sağlığım için gelebildiğim nokta için, varmak istediğim noktadaki umudum için şükürdeyim.
Şükrü bilmek, düşünce ve onu kabul etmek boyutudur. Şükrü eda etmek ise bildiğini davranışlara kanalize ederek pratiğe dökebilme meziyetidir. Bu yüzden bilmek değil uygulamak önemlidir. Güzel duyguları, güzel niyetleri de değerli ve has kılan bunların kalpte ve düşünce de var olması (bilinmesi) değil, bilinenleri yaşama geçirecek derin hissedişten ve kavrayıştan filizlenlenen davranışlara ve eylemlere tastik ettirebilmektir. Nimetlerin şükrü bilmekten çok daha öte bunu tüm kuvvelere idrak ettirerek diğer tüm canlılara aktarabilme imanıdır. Dilde olan kalbe inmiyorsa, kalpte olan eylemlere yansımıyorsa gerçeklik ve samimiyet orada bulunmaz. Zira gerçeklik gizlenmeye , samimiyet baskılanmaya imkan vermez. İhlas gibi, muhabbet gibi, hakiki iman gibi ve dahi sevgi gibi tüm kalbi duygular! Her zaman şükür ediyorum olana da olmayana da çok şükür..
Şükretmek lazım zira her zaman bizden daha zorda olan bir insan vardır. Ne savaştayız nede açlık gördük. Kötü şeyler elbette olacak ancak oda ders. İşte deriz ya Allahım bilirim senden geldi. Başım üstüne. Ancak içim ne gelirse kabulüm desede içim sen kaldıramayacağım yük yükleme diye. 🙂
En İyi Cevaplar