Platon'un Devlet kitabın da yer alan mağara alegorisin de asla dışarıyı görmeyen ve devamlı hayatlarının o noktasına kadar o mağara da zincirlerle bağlı yaşamak zorunda bırakılan üç kişi vardır.
Zincirlerin sıkılığına bağlı olarak dışarısını göremedikleri için ışığın yansımasıyla oluşan gölgeleri görüp dururlar.
İçlerinden birisi zinciri gevşetir ve kurtulur o bağdan ve dışarıya gider, aydınlık gözlerini kamaştırır ve ışığa alışınca Güneşle tanışır ve tüm o gördüğü gölgelerin kaynağını keşfetmiş olur.
Mağara önünden geçenlerin ışıkla içeri yansımalarının gerçek olmadığını aslında kendileri gibi gerçek insanların, hayvanların gölgesi olduğunu anlar.
Bu heyacanını arkadaşlarıyla paylaşmak Onalrın da gerçeği görmelerini ister mağaraya dönüp heyacanla gördüğü keşfettiği her şeyi anlatır.
Ama ona inanmak şöyle dursunlar, mağaradan dışarı çıkınca aklını yitirdiğini ve deli olduğunu düşünerek tek gerçeğin gördükleri gölgeler olduğunda ısrar ederler dışarı çıkmak zincirlerden kurtulmak istemez ve onu dışlarlar.
Cehalet onlar için mutluluktur gördükleri gölgelere anlam yükleyerek başka bir gerçek olmadığını kabullenip o hani vardır ya psikolojide pirelerle yapılan cam tavan sendromu onun gibi onun dışına çıkmayı asla istemezler.
Sizler peki ne kadar bilgiyi az kabullenip bana bu yeter, nasılsa coğrafya kaderdir. Konfor alanımı terk etmem, kendimi yormam diyorsunuz?
Cehalet gerçekten mutluluk mudur? Hayatınızı Platon'un mağara alegorisi gibi mi yaşıyorsunuz?
Mutlu edecek yönleri:Kolay manipüle olmaya, kandırılmaya ve aldatılmaya meyilli olmaz cehaleti olmayan. Kendini tehlikelerden güzel bir şekilde korur ya da sıyırır. Öğrenme ve merak isteği olur, her anlatılanı evetlemez. İradesi yüksek daima.
Mutsuz edecek yönleri:Özellikle yaş aldıkça, çok topluma karıştıkça ve yeni insanlar deneyimledikçe insanlardan, öğrendiklerinden zaman geliyor insan nefret edecek hale geliyor. Hümanist dediğimiz o duygular köreliyor artık. Keşke gördüğüm kadarıyla kalsaymış dedirtebiliyor buz dağınan görünen yüzleri. Düşen maskeler karşısında. Yahut bazen bilinenleri sorgulatabiliyor.
Belkide öyledir, belkide o mağaradan çıkmak istemiyordur, herkes bazen o zincirleri gevşeten kişi kadar sanslı olamıyor, insanlardan uzak kalmak daha iyi oluyor bazen, uzak kalmak cehaletse iyi böyle. Ve ortada tek gerçek vardır herkesin bakış açısı farklıdır, senin göremediğini başkası görür sana cehalet olarak görünür ona doğru olarak görünür. Kim nasıl yaşıyorsa yaşasın neye inanmak istiyorsa inansın kime ne banane.
Cehalet mutluluk değildir. Yıllar geçtikçe cehalet karakterin akılsız karaktere dönüşmesine sebep olur ve düşünme yetisini bile minimuma indirip unutturabilir bile. Bu durumda hayatın her alanında ve toplumda aşağı seviyelerde yaşamaya başlar. Cehaletken hissedilen serotonin hormonları bilgiliyken hissedilen kadar doyurucu olmaz.
Gerçek mutluluk ve tatmin, gerçekleri görmek ve onlarla yüzleşmekten geçiyor gibi görünüyor. Her ne kadar bu bazen zor ve karmaşık bir yolculuk olsa da, hayatın derinliklerine inmek ve gerçekleri öğrenmek genellikle daha anlamlı ve tatmin edici.
Cehalet mutluluk getirmez. Bu insanın kendini kandırmasıdır sadece ve ben böyle bir hayat yaşayamam. Görmeli, bilmeli, öğrenmeliyim. Sonu acı da olsa bilinmezliğin içinde sürüklenmektense akıntıya karşı yüzmeyi tercih ederim.
Bilmek ile mutlu olmak farklı yönler ve kavramlar.
İnsanın amacı mutlu olmak mıdır? Mutlu olmak için mi yaşarız? Ya da bilmek için mi yaşarız? Çok bilenler daima mutsuz mudur? Bu alegori son dönemlerde özellikle siyasi amaçla ve parlatılan agnostisizm ile gündeme geldi.
Bilgi mutluluktur, bilgisizlik de mutluluktur. Şahsen bilerek mutlu olmayı seçiyorum:)
Cehalet mutluluktur çünkü cahil bir insan olanlardan haberi olmayan vasıfsız bir insandır ama cahil olmayan aklı başında olanları bilen bir insan herşeyin farkında olup ona göre davranarak bu dünya düzenine uyum sağlamaya çalışan bunun içinden ayrı bir efor verir
2 üniversite bitirdim. Kendimi geliştirecek tonla şeyle uğraşıyorum hala mutluluğu bulamadım. Nerde lise mezunu koca parası yiyen iki laf edemeyen cahil var hepside mutlu 🤣
Lise mezunlarını küçük görme bende lise mezunuyum meslek elimde mesleğim var klimacıyım Antalya'da 2 yıllık kendi bölümümü okuyacagıma Elimde zaten diplomam var ustalık belgem var dedim dükkan açtım güzel parada kazanıyorum sadece hayatta mantıklı hareket etmek gerekiyor sistematik aşk vs iş
Bak erkek çalışmak zorunda ama kadında öyle bir şey yok Haa Kendi ayakları üzerinde duran kadınlar Az parada kazansa çokta kazansa tebrik ederim ama iki süslenip püslenip cafeye gidip BMW Baba parası yiyen BMW cileri kovalarsa söverim bu tiplere kılım