Bazı şeyleri yazıya dökseniz, sayfaların o yükü taşıyamayacağını düşündüğünüz oldu mu?

Bir kaç hayale bel bağlamış, mütevazı bir rolün sahibiydi. Küçük elleriyle tutunduğu o narin hayallerinin gerçekleşmesi bile korkutuyordu artık onu. Gerçekleşirse geriye hiçbir şeyinin kalmayacağı korkusuydu bu. Otopsisi yarım kalmış umutlar var baş ucunda. Tahkikata başlandı. Tertemiz bir ifadenin uzun uzadıya iç geçirişiydi asıl dinlenmesi gereken. Yazılı bir beyanat gerekiyorsa da bekle apartmanın boşluğunda, sabret. Banyo penceresinden fırlayan buruşuk kağıtlarda yazılı duymak istediklerin, küçük bir çocuğun elinde ki kağıt uçağı da o yaptı. Nasıl da uçuyor şimdi baksana, içindeki yazıların ağırlığını bir bilseydin uçuyor oluşuna sende şaşırırdın emin ol. Tebessümler yanımdaki ağacın hışırtısı ile paralel boyutta şimdi. Arşa yükselen anlamlı bakışların esaretinde uçağı seyrediyorum.

Bazı şeyleri yazıya dökseniz, sayfaların o yükü taşıyamayacağını düşündüğünüz oldu mu?
Bazı şeyleri yazıya dökseniz, sayfaların o yükü taşıyamayacağını düşündüğünüz oldu mu?
Cevapla