Güncellemeler
+1 yıl
Diğer bir sevmeme sebebim de dünyadaki bazı maddeleri sevmiyorum. Altından nefret ediyorum. Metallere takılara zincirleri🤮r dokunamıyorum elim bile kusmuk emojisine gitti o derece. Fermuar düğme öyle şeyleri sevmiyorum ama tüm insanlar bunları düşünmüyor bile. 2. Sebebm de bu anlamıyolar bide o yüzden anlamadıkları ( her insanın farklı ruh ve karakterde olduğu için iğrentilerimi anlayacak tek bir varlık olmadıgı için yalnız hissediyorum) ve bu insanları sevmememe neden oluyor
Güncellemeler
+1 yıl
Kimine göre insanların çıkarcı olması felan dünyayı sevmeme sebebi olabilir. Gayet bunları da anlıyorum ben ama sorun şu ki temelde dünyayı sevmeme sebebi olan yok. Şaka gibi. Sadece etken oluyor bunlar bu da çok itici. Benm hayatı sevmeme bile engel olan şeyler insanlar üzerinde sadece etken oluyor çok ıtici. Ama onları da anlıyorum yazık mecburen öyleyse erkek veya kızları sevmeleri gibi ya da insanları çıkarcı bulup konusmaya devam etmeleri gibi çok acınasu geliyor benle eşit değiller.
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Kadın Emeği
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
Kızlar & Erkekler Ne Diyor?
Cevap
2Cevap
Sorun erkekler mi? Doğru mu anladım?
1. O evet farkında değilken erkekleri tanımadan onları da kız gibi sanarak yasadım uzun yıllarca çok uzun süre saf kaldım hem de. Aslında bu 1 . Sorun değildi hayata sevmememde ama yüzüme çarptı birden dünyayı sevmediğin bir cinsle paylaşma hissini herkes anlayabilir bence. Sokağa çıkıyorsun sevmediğin bir cins her yer. Travma ile alakası yok tamamen bilimsel şeylerden dolayı sevmiyorum erkekleri o yüzden hayatı sevmeme fikirlerim dedim ya baslıkta. 2. De işte dokunamadıgım maddeler yanında nefes bile almak istemeycek kadar iğrendiğim cisimlerle bir arada yaşamak zorunda kalmak. 3. De anlayışsız insanlar herkesin farklı olması ve beni asla anlayan çıkmaması. 4. De genel herkesin bildiği insan doğasının kötü olması olarak sayabilirim. İnsan daha genel oldugu için erkeklerdeki fikrim kadar etkilemiyor beni. Acı çekiyorm yani. Hormonları olan bir canlı erkek görmek istemiyor bu da hayatı yaşama isteklerimin önüne geçiyor. Üstüne 3. Söylediğim bunu anlamayan erkekleri gördükçe iyice yalnızlaşıyorum. (Kızları da) ama erkeklerden uzaklaşma sebebim yine erkeklerin anlamaması tabi.
Hani isteyip bi daha erkeklere yanasmıcam diyip duramayan kızlar var ya benimki öyle değil onların dürtüsel ve düşüncesel. Benimki iğrenti ve anlaşılmamak ve dğiştirilemeyen doğasal şeylerden geliyor. Mesela erkek fizyolojisini sevmiyorum maddesel dünyayi sevmiyorum her şey aldatma bu dünyada. Sevemiyorum farkına varınca sevememeye basldım ilk farkına vardıgım erkek de umursamadı anlamadı 3. Aşama da anlaşılmamaya girdi bu dünyayı sevmeme sebeplerim arasına.
Anlasa da bişi değiştiremezdi zaten fizyolojisini değiştiremezdi. Ben tanır tanımaz iğrendim napıcam bilmiyorum. Tanımadan önce çok kişiyle yattım sonra ilkn defa sevgili yaptım ve fizyolojisinin kıskanılcak bişi olduğunu gördüm. Dünyayı gördüm her şeye kalkıyor erkeklerinki. Böyle bi dünya görmek istemiyorum ben ya. Sevemiyorum da farkında değilkenki gibi. Yaşasam nolcak ki bu düşünceyle olmuyor yaşayamıyorum , engel işte benm önümde. Sadece kendim için yasamış oluyorum işte. herkes gevşek bu dünyada farkında olsalar da etkilemiyor onları ben kadar ya.
Büyük bir dikkatle okudum. Öncelikle seni tebrik ederim. Her ne kadar başkasına karmaşık ve içinden çıkılmaz bir duygu durumu gibi gelse de. Gayet güzel açıklamaya çalışmışsın. Karşılşatığın insanlardan gördüğün zararı tiksinti sebepleri için üzüldüm (fizyolojik tanımlama ve düşüncelere saygı duyuyorum). Çünkü ben hiç kimsenin aynı olamayacağını, bir erkeğin organının her şeye kalkmadığını, paylaşım ve dürüstlük anlamında da hayatın içinde bir çok şeyi samimi bir şekilde yaşayabileceğini hemen hemen seninle aynı düşüncelerde bir insan ile yaşadım ve ispatladım. O da senin gibi düşünüyordu. Bunun ilk sebebi uğradığı tecavüz olayıydı. bir kaç yıl terapi gibi geçti. Ardından düşünceleri şekillenip herkesin aynı olamayacağını, bir çok yanlışın ve kötülüğün tercih sebebi olduğunu idrak ettiğinde daha normalleşmiş hissetti kendini. Evet farkındayım anlattıkların ve verdiğim örnek tam olarak örtüşen örnekler değil. Ancak benzer yanları da yok denemez. Hem üzüldüm hem hak verdim hem de düşündüm. Senin için izole bir hayattan başka seçenek göremedim. Bu da sağlıksız bir seçenek. Oturup uzun uzun konuşmak üzerinde tartışmak gerek. Bazı kavram ve tespitlerinde eksiklik ve ya yanlışlar olabilir.
Başarılar...
Çok teşekkür ederim, bu tiksinti aslında maddelere karşı doğuştan benm insanlara karşı tiksinti dediğin gibi yaşananlardan sonra oluyor ama bişi yaşamasaydım bile bu fikirleri illaki edinirdim diye düşünüyorum ( mesela fizyolojik olarak erkeklerin organını her şeye kalktıgını sevdiğim kişiye açtım ilk ilk onunla sorgulasım geldi çünkü ama önemsemedi normal dedi geçti.) insanlara karşı tiksinti sonradan oluşsa da maddelere karşi tıiktintimi de boğazıma madde cisim kaçtı felan sanıyor insanlar. Halbuki alakası yok. İnsanlara olan tiksinti de sonradan olmuş olsa bile sonuçta ben travma yaşamasaydım bu karakterde olduğum için sence aklıma yine bu her şeye kalktıgını düşünen bir kişi olmaz mıydım aklıma yine gelmez miydi bu fikir? Bence gelirdi sadece öğrendiğim zaman travmamla aynı zamana denk geldi. Bir de açıldıgım kişi anlamadı beni o anlaşılmamak da kötü oldı ama diyorum ya sonuçta ben hep o erkekleri sevmeme fikrinde olacaktım bence. Erkek nedir bilmiyordum ki. ciddiyim biri aldatma konusu açsa çok itici geliyodu takık bunlar diyodum. Ama fizyolojiyi öğrenip birileri ile duygusal ilişkiler tattıgım zaman ben de takmaya basladım diğer insanlar gibi , biraz geç kaldım tabi. Belki
Erkek sadece kızın zıttıydı gözümde organını o filmlerden biliyorum da bakar kör gibi biliyodum hiç bilmiyorum nasıl kalkar eder şekli nası durur falan umrumda da değildi hayatımı kurtarmaya çalışıyordum. Ama şu an kendimi soyutladım kime bu fikirleri açsam tedavi ol diyor hakaret ediyor ötekileştiriyor beni halbuki hiçbir farkımız yok ben sadece bilmeden rahat kafa ile bir hayat yasadım hatta ciddiyim o rahat cahil kafamda birileri gelip bana bu türden benm şu an açtıgım gibi konular açsaydı onlar bana cahil geliyordu. Ama öğrenince onlar gibi oldum ya. şu an anlatamıyorm kimseye bu değişimimi herkes hakaret etme derdinde. Resmn o iğrendiğim ilişki kız erkek meseleleri aldatmak cart Curt kınadıgım bakış açım basıma geldi kimse dinleyip anlamıyor bile beni.
Sende tiksinti karşılaştıklarımdan dolayıdır diye düşünüyorsan diye söyledim. Bunları. Çünkü sadece travma ile bilgi aynı zamana denk geldi diye açıkladım fikrim de şu zaten hep aynı olurdum diye düşünüyorum bilmiyorum
Paylaşım ve dürüstlük kısmına gelirsem hiçbir erkek bana şu an kalktı özür dilerim gibi bişi demeyecek bu hayatta o yüzden benim saflıgım dürüstlüğümün erkeklerin karşısında bir anlamı yok bu dünyada bence. Çünkü onlar sadece kendileri için dürüst olmamı isterken benm bu takıldığım kalkma olayına saçma deyip geçecektir tüm erkekler. Bu da bencillik bence. Bu da sevmememi sağlıyor onları. Ben her açıdan dürüstüm de ezaten sürekli söylemesi de saçma olurdu öyle bi ilişki bile olmazdı hatta ya öf bilemiyorum. Dünyadaki kızların umrunda değil bu ben gibi biri tanıman garip geldi şaşırdım. en fazla bakışı konusmayı cilveyi yazışmayı bakısmayı aldatma sayan kadınlar var bu dünyada onlara da şizofren diyolar zaten :/ ben bu durumun da üstündeyim. Beni hiç takan yok. Benimki de organının kalkması tabi ben de diğerlerine takılırdım ama en kötüsü bu bence haberin olmuyor ki. Kime ne zaman bakınca şey oldu felan. Kısscası benim önce bir gerçeklik oluşturmam gerekiyor. bilmedğim şeyleri yeterince uzun zaman sevdim ve anlatacaklar diye ümit ederken iyice ümitsiz oldum. Bu maddesel dünyayı sevmiyorum bu sorunu atlatsaydım gider düşüncesine takardım bu sefer kime baktı felan çoğu insanın bu şeyler aklına önceden gelir ve çoktan kabullenmiş ya da aklına bile gelmeden kabul ettiği sorgulamadıgı şeylerdir. Ama benim birden üzerime çöktü her şey itici bulduğum şeyler benm basıma geldi karakterim oluştu galiba artık sonunda.
Dürüstlük ve samimiyet ile yaşadığım ilişkniin sadece erkeğin istediği dürüstlük ve samimiyet derecesinde olacagını düşünüyorum çünkü benm fikirlerimi saçma bulan insan benden samimiyet bekleyemez. Maalesef bu basıma geldi benm o yüzden benliğimi kaybetmekten korkuyorum
Bir de benm sorunum çözülmeden sence samimi dürüst ilişki içindeyim diye mutlu olarak kendimi kandırmaz mıyım? Belki tek ihtiyacım olan bu fikirlerimi bilip benimseyip saygı duyan samimi dürüst biridir. Çünkü böyle bir dünyada en fazla yapabileceği şey bu erkeklerin. Ama benm kesinlikle özene ihtiyacım var o kesin. Saçma , normal diyip geçen erkeklerden nefret ediyorum 😡 . Ben bilmeden erkeklere neler neler sunmuşum. Sevgili olsak yapmayacagım şeyleri verdim. şu an fikirlerim karakterlerim oluştu anlayan da çıkmayacak biliyorum bu yüzden karakterim oluşmadan önce yaşayabileceğim dünya zevkini yasadım diye olumlu ve mantıklı bakıyorum bu olaya ben. Travma sonrası olan bir fikir diye bakmak yerine, karakterimi tanımadan hemen önce elimden gelen çabayla dünya ve erkeklerin tadını çıkarmak olarak bakıyorum. Çünkü zaten bir daha sevemem gibi. Biri her şeyi yapar diyerek sevemem ya. Saflıgım gitti çünkü. Artık normal insanlar gibiyim bu çok acı veriyor. Normal insanlar gibi ilişki kuramıyorum. Okadar çok sorgulamamış ve itici gözüyle bakmışım ki her şeye arkadaşlarıma bana aşk meşk anlatmayın diyodum. sevginin içine girince sorgulamalarım basladı. Dünyanın tercih sebebi neden sonuç ilişkili bir yer olması beni düzeltemiyor ama zaten hasta değilim bence ilaç da kullanmam. dünyayi tanıyıp farklı yollar bulmalıyım belki de. Bunu egoya çevirmeden yapmam lazım ama. Ortam yok benm zaten o yüzden ego içinde yok olup gitmek de istemiyorum bu seferki kadınları yüceltmek de saçma olurdu. Benm tek derdim takılı kaldıgım bir düşünce yav bu da akıllı bir düşünen bir varlık olduğumuz için normal. Feminist felan değilim yani feminist olacak kadar sevmiyorum bu dünyayi. Açıklaayacak erkek arıyorum hala. Veya yardım arıyorum
Diğer bir gerçeklik oluşturma isteğim de şu önceden herkesi sorgulayan inanmak isteyen sapık olsa bile sorgulayan biriydim. Ama bu iyiliğm beni küçük görmelerini sağladıgını gördüm. bu sefer aşırı inanarak önyargıyla bu kesin bu diye ilk hatada gidiyorum sapıksa sapıktır diyorum. Bu inançtan dolayı onların neyi neden yaptıgının önemi kalmadı şizofren dediler. şu an dürüst samimiyet olsa ona bile inanmak belki bu da başka bir koldan olan durumum. Gerçeklik oluşturmak istiyorum çünkü erkekler var bişi yapamam, gerçeklik oluşturmak istiyorum çünkü ben naparsam yapayım insanlar beni küçük görüyor. Beni Sorgularken de küçük görmeyecek inandıgım şeylerle de şizofren ilan etmeyecek birisi lazım bu yüzden. İnatla inanıp sevmek isterken gerçeklikten uzaklaştırdılar sapıksa sapık diye gerçekliğe yaklaştıgımda ise şizofren deyip yine gerçeklikten uzaklaştırdılar. Ben her şekilde uzakta hissediyorum insanlardan kendimi. Bu benim suçum değil çünkü ben gerçekliğin her zaman içindeydim. bu ince ayrıntıyı bilen bir insan var mı ki. Ne eskiden insanları iyi yönde sorgulama çabamdaki küçük görülmelerim gibi küçük görmeyecek biri ne de şuanda inanmak istediğime inanarak gerçekliğimi oluşur maya çalıştıgımda hala küçük görmeye devam edip fikirlerme saçma dememeleri gerekiyor. Çünkü ben iyi yönde insanları sorguladığım, veya kendim için onları kafamda net bir karakterde belirleyip uzak durup onlardan şizofren damgası yediğim gibi, şuanda da kendim için sorguluyorum kendim için kesin kararlar vermeye çalışıyorum. Hala ötekileştiriyorlar.
Ben küçük görülmemek için seveceğime inanmamalı mıyım birini ilk yaptıgım sapıgın iyiliğini sorgulamak gibi? Ya da şuanda sen kesin sapıksın diye birine kesin karar verdiğimi belli etmemeli mıyım insanlara? Her şekilde küçük görüyorlar. Kararımı belli ediyorum elbet sapıksa sapıktır. İnsanlar ömrü boyunca önyargılı yasamıs. Ben ilk defa akıllı davranıyorum bunun tadını çıkarmak istedikçe ilk başta ki sapıga bile güvenmek isterkenki küçük görmelerini hala yapıyorlar hala küçük görüyorlar. Ben bıkmadım yılmadım yöntem değiştirdim sevmeye çalışmadım, kesin karar vererek sevmeye çalıştım. Kesin kararlarımı küçük gördüler. Kararlarımı belli etmeden de yaşayamam ki. Biriyle konuşmama kararı alıyorum hala küçük görülüyorum. Daha ne kadar güçlenmem gerekiyor ve kendimi deney altında tutmam gerekiyor çok yoruldum. İşte kendim hakkında kesin kararlar vermeye çalışıyorum şuanda veya bazı şeyleri sorguluyorum işte eskiden insnalars yaptıgımı kendime yapıyorm ben daha önemliyim çünkü yöntem degiştirdim çünkü insanları önemseyip önemsememek bile saçma, hala üzerimden ben kendimi tanımaya çalışırken küçük görüp beni ötekileştiriyorlar. Ben kendimle ilgili fikir oluşturmak aşamamda ilk konum erkeklerin fizyolojisi gibi ayrıntı saçma gelen bir konuysa bu travma yaşadığım anlamına mı geliyor? Kendimle ilgili ilk defa düşünmeye basladım çünkü. Travma yasamış olduğum için ilk kendimle ilgili konum bu ise ben önceden (1 -sapıgı bile sevmeye çalıştıgım için küçük görüldüğüm, 2 de insanlar hakkınfs kesin karar verip şizofren ilan edildiğim için mı böyleyim yani?) travma yaşayacak olsam ta ilk 1. Aşamada yasamaz mıydım?
Çünkü düşünsene 1- sapıgı önemsemeye çalışıyorsun, 2-sonra sen kesin busun böylesin diyerek insanlara karşı kendini savunma mekanizmaası geliştiriyıorsun ( bu olay 2. Olay 1. Nin travması mı olmuş oluyor o zaman? Bence değil ya o zaman şuanda erkekleri sevmeme sebebim de kesin kararlarımı söylediğim ilk erkeğin sevdiğim kişi olmasından mı kaynaklı?) travmaya göre bakarsak çok karışık oluyor hatta buralara kadar bile gelmezdim belki travma yaşayacak olsam. Ama belki de savunma mekanizmaası travmaya dönmüştür artık tam da sevdiğim kişinin beni saçma bulduğu noktada. sen kesin busun diye inanıyorken ve kendimi ona anlatırken beni saçma buldu. Sapıgı önemsedikten sonra travma yemedim çünkü birini sevdim ondan sonra ( sapıgı onemsemenin tek travması beni sorgulanacak kişilerin hak etmesi gerektiğine inandırmaktı bu da beni komplekse soktu sapıklar beni anlamadı diye sorgulamadan insanları yargılamya basladım ben bunu travma olarak saymıyorum çok bu mekanizma ama şuanki durumumu bu sağlamış olabilir çünkü kesin kararlar verdikçe şizofren gibi hissetmeye basladım) aklımda erkek fizyolojisi olayı yoktu sapıkların iyi insan olduğunu sorgularken bilmiyodum çünkü fizyolojisi felan. . Bu fizyoloji takıntım da zaten sevdiğimden sonra oluştu keşke düzgünce anlatsaydı. Belki travma yeni oluştu. Belki de sapıklarla konuşmak kesin karar almaya itti beni insanlar hakkında bu akıllıca bir seçim ama yine de tabiki elbette o sapıkları önemsemek de travma olabilir. O travma veya değil neyse karıştırmıyım o ilk olayın travma olup olmaması önemli değil belki de çünkü sonuç olarak benim mekanizmamı tetikledi net kararlar alıp gerçeklik kurmaya çalıştım ve bugüne geldim şuanki şizofren gibi hisseden halime. Suç , sevdiğimin ve ilk sen busun şusun dediğimin beni saçma bulmasında Mı yoksa sapıkları bile iyi sanan akılsız benle mi alakallı bilmiyorum. Şuanki sorunum erkek fizyolojisi ve her şeyi aldatma saymak. Zaten o m*al bana denk değildi.
İlk olayda akılsız olup sapıklarla konuşmak benm akılsızlıgımdı belki, ama 2. Olayda akıllanan bir ben vardı belki de travma tam olarak nerede bilmiyorum 2. De sevgiyi öğrendim güvenmemeyi anlatmanın bir işe yaramadıgını hala beni küçük görmeye devam ettiklerini öğrendim sorgulamayı kendim için kendi kendime yapmam gerektiğini öğrendim ilişki için düşünmemem önce kendimi bilmem lazım ben kendimi bilmeden baskasına sen şusun busun dedim çünkü ilk defa bu da aynı erkek fizyolojisini tanımadan onları sevmem gibi bir olaydı anlatabildim mi? Şuanda da dünyayı mı tanısam önce yoksa kendimi mi diye düşünüyorum dünyayı tanımadan kendimi sevmek aynı erkekleri sevmek gibi olurdu ya da kendimi tanımadan baskasına sen busun şusun demek gibi olurdu. kendimi tanıyıp dünyayı tanımamak da öyle. özelden genele gittim kısacası. Ve aslında her şey netleştiğinde, hiçbir şeyin önemi olmadıgını anlayacak başka bir yaşama yolu bulurum belki? Çünkü zaten ne fizyolojiniz değişiyor, ne dünya değişiyor ne insanlar değişiyor değişmiyor hiçbir şey o tüzravmalar ve savunma mekanizmaları insan yönlendirmesi ile bile böyle olması kafamı çok karıştırıyor çünkü tek bir yanls bile yapmak istemiyorum artık. Baskasına kendimi anlatınca ya da onu sorgulayınca küçük görüyorlar çünkü.
Hiçbir şey değişmediği için travmaların da önemi olmuyor sıralamanın önemi olmuyor tek sorun bir yaşama yolu bulmak olarak kalıyor anlatabildim umarım travmalar ve savunma mekanizmalarının geçmişimde kalmasını ümit ediyorum ve ortada büyük gerçekler varsa bunları daha fazla benliğimi kaybetmeden bulmak istiyorum. Dünyayı kendimden önce tanımak kendimi tanımamı sağlayacak buna inanıyorum ama şu an yaptıgım gibi kendimi ararken insanları öğreniyorum aslında. Doğru yolda gibiyim. şuanda öncesi sonrası kalmadı gibi işin. Doğru yola girdim gibi yani önce kendim mi dünya mı diyemem belki de. kabul etmekte zorlanıyorum şuanda sadece. kabul etmeden de çıkış yolu bulamam tabiki tek kalan sıralama bu şuanda. Kabul edebilirsem kim beni hangi travma beni nerde etkiledi bulmama gerek kalmaz belki de. Çünkü dünyayi insanları ve erkekleri kabul edince ( tanımak lazım önce tabi bir gerçeklik ve benim gerçek dünyads bir yerimin olması lazım küçük görenler oldukça geriden gelmişim çünkü gördüğüm kadarıyla.) şuanda da hala küçük görüldüğüm için gerçeklik içinde hissetmiyorum ne insnaları ne kendimi. Her şey yalan gibi geliyor. Bu aşama kötü biraz. Kabul zaten edemiyorum işim çok zor sanırım. Daha yol bulması var bunun kabul edince.
Tekrar sabırla okudum anlayarak okudum. Ancak bazı tespitlerim var. Dikkatimi çeken hususlar var. Travma, gerçeklikLERİN ve senin düşüncelerini gerçekten dinlemeyip anlamayan insanlar ile ilgili. Buradan uzun uzun yazamıyorum buna zamanım olmadığı için. düşüncelerini paylaştığın yazında çıkış yolu, cevaplar ve tereddütte kaldığın noktalarda sana hazırlanmış tabelalar görüyorum. Köprüden önce son çıkış gibi. Sen de bunun farkında mısın bilmiyorum. Ancak ilk cevabımda söylediğim gibi derinlemesine konuşmak ve tartışılması gereken hususlar bunlar. Böyle düşünmene veya ismini travma koyduğun olaylara bile sebebiyet veren detaylar var. Bir insanın cinsel anlamda uyarılması erekte olması onu iğrenç kılmamalı. Kadın erkek fark etmez. Erkeğin şeyi kalkar kadının hisleri duyguları arzuları ayaklanır isyana geçer alarm verir. Bu çok başka bir şey. Konular içinde kavramları bir birine karıştırmadan sağlıklı bir tartışma ile sonuçlanabilir. Sana ciddi ve uzun zaman ayırmam gerek. Bunu her ne kadar şu anda istesem de zamanım olmadığı için samimiyetle üzüldüğümü söyleyebilirim. Cevapları basit anlam ve derinlikleri oldukça büyük bir konuşma olmalı bu. Çünkü bazı yaşanmışlıkların kendi istek ve tercihlerimizden ibaret olabileceği gibi tamimiyle yanılmış olma ihtimalinizi de göz önünde bulundurmanız gerekiyor. Yazmam gereken 23465876 cimle içinden bunları zaman ayırıp yazabildiğim için özür dilerim.
Başarılar.
İnsanları sorgulamak seni küçük görmelerini sağlıyor dediler sorgulamayı bıraktım şizofren oldum bu sefer.
Yav milleti ben sorguluyordum ama en azından onlara bağlı olduğnu biliyodum hareket ve sözlerinin, şu an sorgulamadan engelliyor önyargı gösteriyorum öğrendim çünkü artık. Biri sapıksa sapıktır kötüyse kötüdür eskisi gibi sorgulamıyorum yani beni küçük görecek birileri kalmıyor artık ortada. Fakat şuanda da şöyle bi sorunum oluştu, kimseyi sorgulamadkça sadece o kişinin kötü olduğuna inanarak ilk belirti de gitmek beni şizofren yaptı. Şöyle şuanlamda şizofren, birilerinin bişi yapması bana bağlı da olabilir diye sanmaya başladım ( ortam olmadıgı için bu bilgiyi ilk baştan bilmem gerekirdi zaten mantıken ya bir insan hatalıdır ya da diğeri ama işte durumum o derece vahim birilerinin bişi yapması bana da bağlı olabilir diye kendimi şizofren sanmama sebep olacak kadar ortam yoktu. O derece kötüleri onemsmeye çalıştım birileri bişi yaptıkça anlamaya çalıştım en sonunda bu fikir benle ilgili olabileceği aklıma geldi ortam yok çünkü. halbuki 1. Ve 2. olaylarda bana bağlı hiçbir şey yoktu 1. Hata (sapıkları önemsemek)2. De (onlara direk sen bsun diye karar verme mekanizmamın sevdiğim kişiye denk gelmesi ve onun önemsememesi)[bu ikisi arasında bile bir orta yok fark ettiysen] o yüzden kurtulmak istiyorum tüm bunlardan aklım kaldırmıyor artık. Birinij bişi yapmasıyani evrenin neden sonuç ilişkisini bilmemek iki travma arasında bile ortamın olmamasını sağlamış görüyor musunuz? Birinde sapıkları sorgula birinde kesin karar vererek bişiler hal olcak san.
Şuanda da birinin bişi yapmasının bana bağlı olma fikri beni kendimi şizofren sanmama sebep oluyor kesin karar verdiğim kişiye kendimi anlatırken önemsememesi yüzünden 1. Olayı telafi etmesi gereken adamın beni saçma bulması yüzünden de ( bu adamın beni saçma bulması fikri hatanın bende olabileceği fikrini dğurdu belki de bende) şuanda kendimi tüm bunlara rağmen doğruyu anca oğrenmiş ortası olamayan bir slk yapıyor beni bunlar. Suç hem bende hem o adamda çünkü birinin bana bişi yapma ihtimalinin benden de kaynaklanabileceğini ben o adam beni zaten 1. Sapıkları önemseme travmamdan çıkmış anlaşılmaya muhtaçken beni saçma bulmadan da öğrenme ihtimalim vardı bu yüzden o adamın suçu benim suçum da akılsızlık birinden iyileşme beklemek ( biri yardımıyla iyileşmeyi beklemek çok normal bence aslında suç bende değil biraz da ama insanız işte birine kendimi açmıştm kendimden habersiz, bir de mekanizması gelişmiş sapıkları onemsemenin beni travmatize edebilceğinin farkında değildim) diğer bir suçum da evrenin sebep sonuç ilişkisini taaa sapıkları önemsemeden bilseydim belki de şuanda delileri bile onemsememiş, delileri onemsediği için savunma mekanizması olusmamıs mekanizması olusmadıgı için sevdiği birine kendini anlatıp saçma bulunup erkekleri sevmeyen biri olmazdı blki hatta sebep sonuç ilişksinde kendimi aşırı korumaya bağlı olan, suçun gerçekten insanlarda olduğu birdönemden geçtiğim için birinin bana bişi yapmasını benden kaynaklı olabileceği fikri beni şizofren etmezdi belki şuanda sebep sonuç ilişkisini en baştan bilseydim. Çünkü bunları yaşamak binevi şu an birilerine bişi anlatmak istemememe anlatsam da inanmayacaklarına küçük göreceklerine, veya ben hhep haklıyım iyiyim diye tanrı kompleksi geliştirip egolu olmama sebep olabiliyor. Akılsızlık ve sürekli başa çıkma mekanizmalarmekanizmaları kimine göre travma olan bu durumlar, şu an beni bir erkek kendini anlatsa dünyayı tanısam bile inanmayacak duruma getirdi.
Bu fizyoloji olayını inanma gücüm varken 1. Ve 2 . Aşamada çok bile dayandıgım zamanlar öğrenseydim belki de şu an kabul etme aşamasını geçip yol arıyor olurdum. Ama ne kabul edebiliyor, ne inanabiliyorum vs yukarda saymıştım bunları işte. hızlı yaşamak binevi hayata karşı geciktirdi ama bir şeyi değiştirmiyor olabilir travmalar en sonunda kazanan ben olabilirim çünkü. Belki bunları yaşamadan olmadan kabul etme gücüm daha az olacaktı kim bilir? Bu da faydası olmuş oluyor. İllaki erkek fizyolojisini öğrenecektim çünkü. Ben daha çok zaten anlaşılmayı anlaşılmamayı bırak kendi fikrine takıntılı yaşayan biriyim travmalar bana ben felsefik bir fikre takıntılı kalırsam vız geliyor anlamışsındır. O yüzden bu travmaların önemini veya önemsizliğini düşün artık kendimi tanımıyorum çünkü daha ihtimallleri sayıyorum. Bence ben zaten bir fikre takılı kalan biriyim. Yoksa tüm bunlara rağmen nekadar akılsız olursam olayım tek ilgilendiğim konu erkek fizyolojisi her şeyi aldatılmak saydıgım için maddesel dünyayı reddetmek olmazdı sadece daha çok sorun olurdu belki de mesele erkek düşmanı olmak gibi? Bilemiyorum söylüyorm sadece. Ya da inanma gücünü kaybetmeyi bile daha ağır yaşayabilirdim? Ne şizofrenler var dimi dünyada? İşte bu yüzden daha fazla kaybolup yok olmak istemiyorum ne önerirsin bana? Şizofren olursam onlar kazanır çünkü :) toplum içindeki insanların bile kendini gerçek hissetmeme sorunu varken bunca görülmemekle geçen hayattan sonra benim ortayı bulup insan gibi yaşamak gerek belki de. Çünkü şizofren olursam mekanizma travma derken onlardan etkilendiğimi görmüş olduk değil mi?
( ben artık hassas oldum baya bu da sonuçlarından biri , beni etkilerse o kazanmış gibi geliyor evet belki insanlık komple şizofren olabilir herkes gevşek olabilir ama benim bir sebebim amacım var, o da şizofren olursam şizofren olmak çünkü en başta bana ait olmayan bir özellik :) bu da onlardan bana geçtiğini gösteriyor şizofren olursam onlar kazanır. Onlar kazanacagına normal hayata geçiş yapıp normal insanlar gibi yaşarım insanlık istemsiz şekilde rahat olsa bile gözle aldaatmayı umursamayan kadınlar var bu dünyada herkesin her şeyi yapma ihtimalini bile yeni öğrendim maalesef, işte buldum, bu beni normal yapacak olay :)
Sorguladıgım için sevemiyorum bir şeye inanıp geçiyorum. sorgulamadıgım napsa umrumda olmadıgı görüntüsü verdiği için ben de buna uyum sağladım ve kafama göre şeylere inanmaya ve kararlar vermeye basladım. İyi mi olmuş kötü mü sizce. sonuç olarak Sorgulama yeteneğimi kaybettim insnaları bu beni umursamaz gösterdi umursamaz da oldum ama kafama göre şeylere inanmaya başladım bu sefer de kendi çalıp kendi oynayan birisin demeye şizofren demeye başladılar. Napıcam ben ya? Birinin kötü oldugunu sorgulasak suç çünkü sorgulamam saçma zaten o kötü kişi tepeme çıkma fırsatı buluyor ezik grüyor beni , e anında bu kişi kötü diyip ona göre muamele yapmak da bir süre sonra bu huyumu belli edince de kendi istediğine inanan birisi imajını veriyorum şizofren yerine koyuyolar yine küçük görüyor lar. Beni her şekilde küçük görüyor arkadaşlar napıcam ben benim ezikliğğmle mi alakalı bu? Her yolu denedim çünkü kötüleri sorguladığımı belli ettim umursamaz da oldum daha napıcam ben de insanım yoksa ezik ve akılsız değil de sadece şanssız mıyım sizce. Çünkü her şeyi denedim akılsız olma ihtimalim yok. Ezik de diyemem ki kendime ne alaka dimi her şeyi deneme meyilli akıllı biri nası ezik olsun önce sorgulamış sonra umursamaz olmuş biri nası ezik olsun. O zaman insan doğası kesinlikle kötü beni ezik görüyor herkes. Napsam suç allahım sonra sorunu kendimde arıyorum. travma döngüsünü ve mekanizma döngüsü ile devam etmek istemiyorum. Kendimi değerli buluyorum ve hikayemi yazmak istiyorum. Her akıllı ve iyi niyetli aşamasında değersizleştirilip küçük görülen birinin zaferini görmek istiyorum ( bunlar travma ya da kendini savunma mekanizması olsun fark etmez hepsinden kurtulmak istiyorum savunma mekanizması da travmaya götürebiliyor çünkü yukarda anlattığım gibi)
Son cümle ve son cümleye kadar yazıklarının tamamen anlaşılamamanın verdiği hissiyattan doğan sorgulama ve takıntı haline getirme durumu. İnsanlar yaşadıkları olayların sonunda kendilerini önemsiz, değersiz, saçma, haksız ve üzüntülü hissedersen bu yukarıda yazdıklarının çoğunu yaşıyor içinde. Sonrasında senin yazıya dökebildiğin kadarının %1'ni bile dile getiremiyor. İhtiyacın olan DÜRÜST ve seni anlayacağına ihtimal verebileceğin biri ile konuşmak. Gerçekte soluksuz sohbet etmek. Sonrasında duyacaklarını olgunlukla ve takıntısız değerlendirmen gerek. Bu seans diyebileceğimiz süreç tekrar ettikçe ismini travma, takıntı ve şizofren olarak koyduğun konuların ortadan kalkabileceğini göreceksin. Ama senin de olabildiğince dürüst ve açık olman gerek.
"Sorguladıgım için sevemiyorum bir şeye inanıp geçiyorum."
Yapacağın çok ciddi çok aman aman şeyler yok. birtakım şeyleri sözmüş, içinden geçmiş ama doğru insanlar ile karşılaşmamışsın. Üzgünüm okuduklarımdan bunu anlıyorum. Sorgulama bırakılmaz, bırakılmamalı. Sadece bir dozu, oranı olur. Sorgulamanın dozu kaşarsa takıntı olur. Seni hasarlı gösterir, dozu kaçarsa sorunlu insan profiline geçiş yaparsın. Ama sorgulama mekanizmasını durduran insan bitki gibidir. Aklı bilgisi olmayan ama çok fikri olan biri gibi :)
O yüzden yazdıklarını dikkatle okudum. İhtiyacın olan şey "kaliteli" fikren ve ruhen insanlar. Seni anlayabileceğini düşündüğün, paylaştığında pişman olmadığın ve seni pişman etmeyecek insanlar. Bu insanlar sana kendini hem değerli hissettirir hem de ezik değil içi dolu ve kendi gibi bu dünyada yer kapladığını net bir şekilde ortaya koymanı sağlar.
Mutlu olarak