
Çocukluğunda "iyi ki yaşadım" dedirten, o güzel anı neydi?

Çocukluğunda "iyi ki yaşadım" dedirten, o güzel anı neydi?
Babama sarılıp kucaginda onunla gezmek. Annemin beni ders çalıştırıp üzerime titremesi. Bu aralar anılar çok aklıma geliyor. Belki de bu hayatta zamanımı tamamlıyorum ölüm beni mi bekliyor diye düşünüyorum.
Çok şanslı bir çocukluk dönemim oldu üç kızı için herşeyi yapan sevgi dolu annem babam vardı bizim pembe battaniyemiz vardı onun gemi olduğunu düşünür üstüne çıkardık kardeşlerimle arada sanki dalgalar geliyormuş gibi yapar sağa sola sallanırdık o geminin kaptanı babam işten gelene kadar ben olurdum babam gelince o olurdu, Galatasaray’ın maçlarının olduğu pazar günleri babam çok kızardı çünkü maçı dinleyemezdi beni hemen başka bir odaya oturturur radyoyu açardı sen dinle ben sana arada gelip sorucam derdi gelir kapıyı aralar noldu diye sorardı bende heyecanla anlatırdım baba prekazi şöyle yaptı diye, Babamın bize aldığı zümrüt bebekle oyunlarımız annemin ev işi yaparken şarkı söylemesi onu dinlemek okadar çokki anılarım hep mutlu çok mutluydum şimdi dönüp benim ve oğlumun çocukluğunu kıyaslandığımda üzülüyorum onun benim gibi güzel anıları olmadı
Ya mutlu anımı çok hatırlamıyorum...
Çok hüzünlü bir çocukluk yaşadım.
Gülemezdik kahkaha ile.. Susun derlerdi... Gezemezdik ailecek gönlümüzce...
Yazın akşamüstü güneş gidip gölgeler inince, sokağa çıkmaya iznimiz olurdu. Bisiklete binip gezerdim arkadaşlarımla. Akşam ezanına kadar o sokak senin bu sokak benim tozunu attırırdık mahallenin. No frost diye laf atarlardı bana... Yüz vermezdim kimseye. Bisikletim ve bisiklet tepesinde geçirdiğim yaz akşamları, çocukluğumun en güzel zamanlarıydı. Öyle eşsiz bir mutluluk gibi değil de belki hüzünden kaçış için en iyi fırsattı...
Kardeşim vardı hasta idi... Rahmetli oldu 4.5 yaşında.. Ailemiz onun hüznü ile sarmalanmıştı. Çok derin konu... Çok acı... Akşam akşam... Rahmetli kuzum benim. Güzel gözlüm.. Canım... Neyse işte.. Herkesin bir yarası var derinlerde.
Sağolasın
Gidenler.. Kalanlar... Hayat böyle bir şey
bunu bilemem. ruhun bir tekamülü olduğuna inanıyorum. bu hayata tek bir kere geldiğimiz düşüncesi beni tatmin etmiyor. tekrar tekrar dünyaya gelip, çeşitli sınavlardan geçip en son Allah'a döneceğimizi düşünmek, ruhumu teskin ediyor. Allah bilir elbette doğrusunu ama bu fikir bana uzak değil... kardeşim ve onun gibi engelli olanlar / doğanların durumu hakkında, ruhun tekamülü sırasında geçirdiği evrelerden ve sınavlardan biri olduğunu düşünüyorum. bu şekilde insanlar çeşitli koşullarda çeşitli şekillerde sınavlardan geçe geçe olgunlaşıyorlar. ben böyle huzur buluyorum.
Bu konuları çok araştırdım. Onların böyle bir şeye ihtiyacı yok! O kısacık zamanda çektikleri sıkıntı onları gerçek hayata murlu bir şekşlde uyandırıyor. 70 80, 100 yıl gibi bir sürede zaten ruhumuz yeterince tekamüle uğruyor. Bizi yanılgıya düşüren şey fragmanı izlediğimizi fark etmemiş olmamız. Gerçek hayata uyanacağız. Burada sadece oraya adapte olacak evreyi geçiriyoruz. Asıl tekamülün öte tarafta olduğuna inanıyorum. Düşünsene sonsuz yaşayacaksın. Sonsuz yaşayan bir ruh kaç kere dönüşür?
eyvallah
Çocukluğum biraz diğer çocuklara nazaran zorluydu ama yinede güzeldi. Arkadaşlık olsun mahalle maçları olsun baya iyiydi. Şimdiki çocukluk yaşayanlara göre daha kaliteli çocukluk geçirdiğimi düşünüyorum
Cevap
4Cevap
Mutlu eden bir şey olmadı
Yıl 1978 yazı. Yeni taşındığımız evimize ilk televizyonumuz gelmiş ve kurulumu yapılıyordu.
O zamana kadar televizyonu arada, sırada komsularda izliyor, ve bizim de bir TV mız olduğu anları rüyamda görüyordum.
Bugün orta halli işçi, memur bir ailenin üniversiteye başlayan çocuğuna sıfır km bir araç alındığında o gencin duyacağı mutluluk ayarında birşeydi bu.
Çocukken bütün kuzenlerimiz bir araya gelir bir gece yatıya kalırdık birinin evinde.
Şarkılar türküler skeçler muhabbetler gırla giderdi sabaha kadar.
En çok bunu özlüyorum..
Herkes evli. Çoluk çocuk sahibi.
Biraraya gelinmesi kolay olmuyor
Çocukluğumun en güzel anıları köyde olduğumuz zamanlardı. 5 yaşında merkeze taşındık ama köydeki güzel günlerim hâlâ aklımdadır.
Balkon demirliklerinden bacaklarımı sallarken aşağıda olanları insanları geçen arabaları hiçbirşeyin farkında olmadan izlemek.
Aslında boş şeylere mutlu olmuşum ama en çok mutlu eden sobalı evde uyumaktı yerde döşekte anne babamın arasında uyurdum huzur verici zamanlardı
Eve misafir geldiğinde çok mutlu olurdum.
Kendi cevabını paylaşmak ister misin?