sersem bir haldeyim. ellerimdeki bu kanların bile kimin olduğunu hatırlamıyorum. kollarım bacaklarım yara içinde. sersemligin etkisi geçmeye başlıyor. ah ! yaralarımın acısını hissetmeye başlıyorum. kendim mi yapmıştım bunları? ama olamaz bu kanları açıklamaz bu yaralar. doğrulmaya çalışıyorum ama ayaklarımın üzerine basacak kadar bile gücüm yok.
hayal meyal görüntüler hatırlıyorum. birbiriyle uyuşmayan puzzle parçalarından başka bir şey değiller sanki. nerde olduğumu çok iyi biliyorum. kendi evimdeyim ama ışıklar neden kapalı kim kapadı bu ışıkları?
yerimden doğrulamadıkça küfürler savuruyorum. sokak lambasındam eve giren ışıktan tek gördüğüm bu oturduğum yere kadar kanların geldiği. damla damla kaplamış sanki. pes ediyorum yerimden kalkamıyorum. ellerimdeki kana bakıyorum daha taze bir halde. yaptıklarımdan korkuyorum. hafızam tazelenmek istercesine yeni görüntüler sunuyordu gözümün önüne.
gücüm tükenme noktasının sınırlarında. hatta sınırı bile geçti. evin içinden bir ses duyarken bir gölgenin geçtiğini görürken vücudum iflas ediyor. evin içinde sanki biri vardi.
ah ! o görüntüler puzzle parçalarını andıran o görüntüler yine gözümün önünde. ne olmuştu burada? Devamı güncellemede.
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Kadın Emeği
Özel Günler & Hijyen
Cinsel Yaşam
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
Kızlar Ne Diyor
Entersan ağır bir içerik. Teşekkürler👌🏻 Yalnız, ben farklı yapacak olsaydım ikinci pasajı komple silerdim. Yoğun bir giriş yapmışsın ama devamında içerik biraz günlük ağız gibi olmuş, o yoğunluk birden bire kayb olmuş.
Birde "puzzle" kelimesi hikayenin atmosferine pek uyuşmuyor bence. Türkçesini "yap boz" alırsan hikayede bulunduğun ortamı daha devasal bir havaya dönüştüreceksin gibi geldi. :)
zaman algım şaşmış bir halde kendime geliyorum. yaralarımın sarıldığını fark ediyorum ve yerde değil çekyatın üstünde olduğumu görüyorum. kim çıkardı buraya beni diye düşünüyorum kendi kendime. beynim zonkluyor resmen. yine evin içinde onun varlığını hissediyorum. bilincimi kaybetmeden önce gördüğüm o karartının varlığı.
görüntüler geliyor gözümün önüne yine. bu sefer daha netler. bir kafede oturduğumuz ana dair bunlar. herkesin yaşayacağı türden bir sohbet ediyorduk. keyifli denebilir. ama bir an eski zamanlardan kalma aç bir içgüdü bedenimi sarmaya başlamıştı. bunu ondan saklıyordum. geçtiğini sanıyordum ama yine hortluyordu.
halimden tedirgin olmuş bir halde ne olduğunu soruyor ben ise kendimi kontrol altında tutmaya zorluyordum. burdan götür beni diyordum yalvaririm burdan götür! korkmuştu. oysa ben ondan daha çok korkuyordum. orada kalsaydık nelere şahit olabileceğinin farkında bile değildi.
beni oradan çıkardıktan sonra eve gitmesini söyleyip taksi çevirdim. ve karanlık kuytu bir apartman köşesine girip kendimi kontrol etmeye çalışıyordum.
yine ne tetikledi bu açlığı diye haykırıyordum kendi içimde. kimsenin bilmediği bir geçmişim vardı ve bundan kaçarken kaçtığımı sanarken yine bulmuştu beni. en son hatırladığım şey o köşede kendi bedenimi bu hale getirdiğim oluyor.
peki beni evime kim getirdi? evin içindeki kim? yaralarımı saran bu şey ne diye soruyordum evin içindeki o varlığa doğru sanki.
ilk defa sesini duydum bana yaklaşırken. ama kendini göstermedi. sadece kolundaki izlerden ona da zarar verdiğimi ellerimdeki kanın kime ait olduğunu anlamıştım.
kim olduğumu hiçbir zaman söylemeyeceğim sadece en zor anlarında yine göreceksin beni. belki kim olduğumu çözersin diyordu. ve cevap vermeye fırsat vermeden çıkıp gitmişti.
peşinden kalkmaya çalışsam da yaralarım buna izin vermiyordu. benim sırrımı geçmişimi kim bilebilir diye düşünürken telefonum çaldı ve arayan ses onun iyi misin diyen sesiydi. aklımdaki düşüncelerle birlikte, biraz daha iyi bir ses tonuyla iyiyim diyebildim ve yaşantıma döndüm düşüncelerle.
Bu da devamı:)
Bu arada teşekkür etmeyi unutmuşum, öneriler de yararlı, puzzle ve yap boz arasında kalmıştım aslında yazarken bunu tercih etmiştim:)
Ne demek^^, zannedersem senin KS de ürettiğin bu hikaye burada ki olan içeriğin %99 daha tercih edilir.
Herneyse, hikayenin devamına gelecek olursak, yorumlarımi şöyle yapıyorum:
-pasaj 1: başlangıç yine iyi sarıyor, ama bu sefer "çekyat" beni rahatsız etti. Buraya uymuyor. Artı, hikayenin içinde sual edersen gaibe doğru yaparsın, ortada olan bir duruma değil veya soruyu normal bir cümle haline getirirsin. Anlaman için düşündüğüm gibisini yazayım :.. "yaralarımın sarıldığını fark ediyorum ve yerde değil"... Kendimi bir yere uzanmış olarak uyanıyorum, beni kimin oraya bıraktığını bilmeksizin..
Ikinci yorumunda ki birden sonra ki pasajlarda şöyle bişey fark ettim. Mal yani ham madden aslında iyi ama yanlış kullanmışsin. Hikaye ve günlük birine bişey yazarmışsin modunda gidip geliyor stilin. Üçüncü yorumunda o günlük anlatmadan uzaklaşmışsin yine. Ama yine çok sorular var üçüncü yorumun başında.
Bu arada bunlar tamam benim kendi görüşüm, literatür, şiir ve hikaye okumayı severim artı bayağı önceleri bende yazmasını çok severdim ama sonra bıraktım. Yorumlarım bunlara dayalı sadece
Siz neden bıraktınız