Sanırım büyüdükçe her şey birer birer eriyor yüreğimde:
Önceleri dağlardan sürüklediğim duygularım,
Uğrunda alevden denizlerin üzerinde yürüdüğüm hislerim,
Şimdilerde güneşin altında bronz bir tunçtan kaya olmuşlar.

Sanırım büyüdükçe her şey birer birer eriyor yüreğimde:
Önceleri dağlardan sürüklediğim duygularım,
Uğrunda alevden denizlerin üzerinde yürüdüğüm hislerim,
Şimdilerde güneşin altında bronz bir tunçtan kaya olmuşlar.

Kısaca insanlar diyebilirim.
Kimsenin yerine kimseye koyamayız çünkü herkesi farklı ve özel yapan detaylar vardır ve bunlardan oluşur.
Bazı duygular vardır asla yeniden hissedilmeyecek hissedilse bile aynı saflık ve masumlukta olmayacak... İşte bundan dolayıdır ki bazı özel ve insanın başına çok nadiren gelebilecek duyguların da yedeği yoktur.
insanların sorumu bu kadar içselleştirip materyalizmden uzak yorumlamalarını görseydim eğer, daha spesifik bir soru sorabilirdim kuşkusuz.
sizin içinizde ölen insanlar ne durumda eğer şahsi bir soru olmayacaksa?
Bazıları sert ama öğretici dersler oluşturdu.
Kalp kırıklığı ve hayal kırıklığı yok sadece yorgunluk var.
Bu konuda hafıza korkunç bir silahtır. İçimin derinliklerinde sadece onlara ayrılmış dünya, zamanla bir yıldız gibi içe çöküyor ve büyük ihtimalle kendi derinliğinde boğulup zamanla yok olacaktır.
Siz de peki?
Hayatımda tek bir hayalim vardı. Bu hayalin bende yüklediği misyon, yaşama sıkı sıkı tutulmama ve ölüme olan korkumu arttırmaktan öteye gitmedi. Takıntılar oluşturdu, dürtüler yarattı.
Sonra hayalim canlı kanlı sessizce katledildi. Bunu ailemden biri yaptı. Herkesin kendince sebepleri var. Benim ruhumdan hayallerim çıktığında, 3 gündür ölüden farksızım. Başkası teşebbüs etseydi bunu, gerçekten toplanırdım, ama ailemden gelince, onlar için yaptığım fedakarlıklar gözümde birer birer büyüdü ve nefesimi kesti. Öğreten şey yaralayıcıdır da, ama bu öldürdü beni.
Yaşadığınız acılar bizzat başıma gelmediği için tam olarak neler hissettiğinizi bilemeyebilirim. Ancak yaşadığımız bazı olumsuzluklardan dolayı bulunduğumuz kuyu öyle dipsiz gelir ki kafamızı kaldırdığımızda güneş binlerce kilometre ötedeki bir mum ışığı gibi görünür. Ama ilerledikçe o ışık büyür ve ilerlemeye devam ettikçe ışığın giderek büyüyeceği düşüncesi umut aşılar. Daha sonrasında insan alışır, unutur ve mutlu olur
Benzeri yok insanoğlunun, taşı sıkar mutsuzluğu çıkarır en derinden, dün sular seller olan gözleri, kuruyacak yakın gelecekte bittabi, ve donuk bakışları gökyüzüne ışık olur, ruhsuzluğun acısını çıkarırken canından ne eşi kalır ne benzeri. its- okkkkey
donuk bakışlar gökyüzüne ışık olabilir ama yeryüzünde bir işkenceye dönüşür diğerleri için.
oturt masaya bir bilgeyi gör ortama nasıl çöküyor ölüm sessizliği.
Cevap
0Cevap
Yok knk herkesin yerine gelir
Benn
Kimse
Kendi cevabını paylaşmak ister misin?