Sevgili Günlük?

Haftalardır aylardır evin içerisindeyim. Hiç bir sosyalliğim kalmadı. Ne arkadaşlarımla buluşuyorum artık ne de hava almak için yürüyüşe bile gitmiyorum. Bilmem kaç ay oldu. Her gün gece yatarken diyorum sabah erken kalkacağım yarın yeni hayatımın ilk günü kendimi değiştireceğim ormana yürüyüşe gideceğim insanlarla daha çok iletişim halinde olacağım. Ertesi gün olmuş bir bakmışım hayallerimin, düşüncelerimin hepsi kaçmış avuçlarımın içinden. Ailem. Ailem daha fazla hareket etmemi istiyorlar. Haklılar da akşama kadar yatarak geçiriyorum günlerimi. Hiç bir işe yaramadan. Doğrusu evin temizliği, yemekleri benden sorulur. Evle ben ilgileniyorum. Ama yine de ise yaramazım. Daha yaşım genç ama sanki yaşlanmışım da zamanım kalmamış gün bekliyor gibiyim. Geleceğe dair çok hayalim var. Ama gerçekleştirmek için kılımı bile kıpırdatmadım daha. Sadece hayal kuruyorum. Çok kilo aldım son zamanlarda farkındayım. Çok yiyorum sanki arkam yokmuşçasına. Böyle devam ederse hareket bile edemeyecek hale geleceğim. Ağır hastalıklara yakalanıp sürekli ilaç içmek zorunda kalacağım. Kendime işkence ediyorum. Daha kötü olmak için çabalıyorum. Çok kötü hale gelmek için hızla koşuyorum. Koşuyorum dediğime bakmayın çok yorgunum. Dedim ya kılımı bile kıpırdatacak halim yok benim. Beynim yorgun, fiziksel olarak çok yorgunum. Bazen nedensizce mutluluk saçıyorum her tarafa kısa sürüyor tabii. Uzun süre mutlu kalamadım hiç. Bazen de sinir kaplıyor her tarafımı herkese her şeye öfke duyuyorum, herkesten nefret ediyorum bir anda saldırıyorum herkese canlarını yakmak istiyorum. Sonrasında onları kaybetme düşüncesi geliyor aklıma onları kaybetmek istemiyorum. Çok korkuyorum. Bir üzüntü kaplıyor beni. Çoğu zaman ölmek geçiyor aklımdan. Ölmek istiyorum. Ama geri de üzülecek bir babam var beni ölü görmesini istemiyorum babamın buna dayanabileceğini hiç sanmıyorum. Galiba bu yüzden yaşamaya devam ediyorum. Babam olmasa dayanmazdım daha fazla bu dünyaya. Gerekte yoktu dayanmaya. Kurtulmak istiyorum.
Sevgili Günlük?
Cevapla