Her ikisini de paylaşırım aslında. Ancak her şey herkese anlatılmıyor. Dostlarıma üzüntümü de mutluluğumu da anlatırım. Bazı insanlara sadece mutluluğumu bazısına ise hiç birini. Bu karşı taraf ile olan samimiyetim ve ona duyduğum güven ile doğru orantılı.
Ben genel olarak hem üzüntümü hem de sevincimi çok fazla paylaşmayı seven bir insan değilim. Benim duygularım bana özel bir başkasının bilmesine gerek yok. Tabii bunu farkında olup öğrenmeye çalışanlar olursa eğer ben de seve seve paylaşırım çok fazla ketum olmanın da bir anlamı yok.
Mutluluğu paylaşmayı daha çok seviyorum. Çünkü ben normal şartlarda oldukça melankolik bir insanım. Yani hüzün bir nevi kendime hediyem gibi geliyor, bir başkasına dökmeye çekinirim. Fakat mutluluk öyle değil.
Anlaşamadığı zaman, anlatamadığı zaman insan üzülür, bunalıma girerİz. Ne yazık ki paylaşınca anlaşılmak pek mümkün olmasa da daha çok mutluluğumu paylaşma ihtiyacı hissederim.
Mutluluğumu genel de üzüleceğim bir olay yaşadığım da birisine anlatmak istemem çok yakınım olmadığı sürece ama mutlu olacağım bir olay yaşadığım da çevremde ki insanlara anlatmadan duramam
İkisini de paylaşıyorum valla😂 ama mutluluk paylaşmam apayrı p heyecanım mesajlara yansıyor on tane arka arkaya çok mutluyum diye arkadaşına yazan o kız benim😆
Öyle büyük büyük mutluluklar yaşamadım, yaşarsam paylaşırım heralde. Üzüntü durumlarımda konuyu anlatmayı da çok sevmem ama bazen ihtiyaç duyarım, iyi hissettiren, güldüren kişiler var.
Paylaşmak güzel. İnsan olmanın gereği bence. Üzüntüler paylaştıkça azalır, mutluluklar paylaştıkça çoğalır. Ben herşeyimi paylaşabilirim ama herkesle değil.
Yalnızlık paylaşılmaz, Paylaşılsa yalnızlık olmaz. (Özdemir Asaf)