Gün batımının büyüleyici bir etkisi var üzerimde. O an biraz daha uzun sürsün isterim. Özellikle bir deniz kıyısında izliyorsam gün batımını o etki daha yoğun oluyor. Doğa olaylarının hepsine hayranım. Yaz akşamlarında dolunayın denize vurmuş görüntüsü, yağmurdan sonra oluşan Gökkuşağı, yağmurun o dinlendiren sesi, sonbaharda dökülen sararmış yapraklar. Hepsi muhteşem. Ağaçları da çok seviyorum gidip o görkemli ağaçların gövdesine sarılasım geliyor bazen. Tabi ağaçlar da biz insanoğluna sarılmak ister mi tartışılır.. Kıymetlerini bilmiyoruz pek malum. 🌸🌸
Gün doğumunu da severim, gün batımını da ama güneşin doğuşu bana daha çok huzur veriyor, doğan ismi de güzel bu arada, ne alakaysa Doğan ismini de kattım sözlerime :D Ama tıpkı Doğan ismi gibi güneşin doğuşu da insanın umutlarını yeniden yeşertiyor, canlandırıyor, filizlendiriyor. Her Doğan güneşle insanın umutları yeniden doğuyor, güneşin doğuşu benim için umut demek. Reşat Nuri Güntekin ne güzel de söylemiş "en uzun, en çaresiz geçeni düşün. Sabah olmadı mı?" diye
Yaz mevsiminde Gün batımını izlemek daha keyifli.. Sahilde gün batımına yakın, yani akşam üstü saat 19:00 gibi yürüyüş yapmak çok keyifli oluyor Güneş batarken kıpkırmıza renge bürünüyor ve muazzam görünüyor
Sabah erken kalktığımdan güneşin doğusuna çok az kişi tanımlık ediyor bunu biliyorum sanki bana ozelmis gibi geliyor o sessizliğini ve geçişi seviyorum
Bu konu bende biraz farklı işliyor. Kış aylarında doğuşu huzur verirken, yaz aylarında batışı. Sanirim huzur sadece dogması değil bunun tenimi rahatlatması ile de ilintili..