Biliyorsunuz ki, kendimizi bildik bileli öğretilen şeydir dürüstlük. ''Yalan söyleme''...
Doğru konuşalım, hiçbirimiz yüzde yüz dürüst değiliz. Yalan söyledik, söylüyoruz ve yeri gelince de söyleyeceğiz. Dürüstlüğü savunur ama yalan söyleriz. Ha, gerekçesi de hazır tabii ki. Pardon, bahanesi.
Bu kadar dürüstlükten bahsediyoruz ama yalan söylüyoruz. Gerekçesi de şu; üzülmesin diye. O zaman dürüstlük insanları üzen bir şey. Peki, insanı üzen bir şeyi neden savunuyoruz, daha küçücük çocuklara bunu öğretiyoruz?
Dürüstlük insanları üzer mi yoksa onları mutlu mu eder?
Bir konu hakkında bana danisilan benim fikrimi soran bana yöneltilen doğrudan soruya eğer söyleyeceğim kelimeler sonrasında kavga tatsızlık ölüm... vs sonu kötü bitecek bir olay olmayacaksa Yalan söyleyip sonradan güvenilmez olacağıma doğruyu söylerim. Ama sonu kötü bitecek bir konu hakkında ben bu konu hakkında yorum yapamam kusura bakma bunu ne olursa olsun sana söyleyemem veya bunu benim sana anlatmam doğru olmaz diyip kenara çekilirim. Karşıdaki kişi veya kişiler zarar gorecekse bu şekilde hitap ederim bence. 🤗
Gereken yerde yalan söylerim. Öyle çıkar amaçlı değil tabiki iyi şeylere vesile olacaksa söylerim. Genelde karşımda ki insana hep dürüstüm sonradan açıklamak zorunda kalmıyorum.
Kişilik & Karakter konusunda 14,6b cevap paylaştı.
Beni avutacak pembe yalanlardansa her daim doğruyu isterim. Kendim de böyle yaparım. Beni bunlarla seven kalır. Sevmeyen de kendisine rol yapan bir kadın bulur yoluna öyle devam eder😌
Yalanı sadece kendimi kurtarmak ya da bir sevdiğimi kurtarmak için kullanırım. Onun haricinde o üzülmesin bu alınmasın diye kullanmam. Alınan ötede oynasın.