Yaşamımda daha önce bir ömür pişmalığını duyacağım bir şey yaptım. Allah ile benim aramda artık. Onun haricinde yaptığım her fiilden memnunum ve yine de yaptım. şu an yapsam neden pişman olurdum diye kendime soracak olursam, aklıma bir şey gelmiyor. Zaten kişilik karakter etiketini bıraktım. Şu an pişmanım tabiki. Bir siniri buraya kadar taşımamalıydım. Ayrıyeten birini de kırdım iki gün önce. Gerçi ben hala karşılıklı birbirimizi kırdığımıza inanıyorum. Anlık tavır ile evet onu kırdım, ama bende dayanamadım. Yoğun bir duygu birikmesi oldu. Aşık olarak kalmak zor. Bazen isyan ediyor insan. Gittikçe alıngan oluyor. En ufak lafına alınıyor. Bu pskolojiyi kimse anlamayaz kolay kolay. Keşke bu kadar kırmasaydım diyorum, ama bir yandan ayrılmamız iyi oldu gibi, şimdi kendime geliyorum. Onsuz olmak kendime getiriyor. Ama bu ondan vazgeçtim anlamına gelmiyor.
Hiç bir pişmanlığım yok... Düşündümde gerekenden fazla değer vermemem gereken birine ederinden fazla değer verip egosunu şişirdiğim için ve narsist piskopatliklarina katlandığım için pişmanım.
Yapmayıp içimde kalan her şey için pişman olurum ben. O yüzden buna çok izin verdiğimi söyleyemem. Yapıpta pişman olmayı tercih ederim çünkü en azından denedim diyebilmek dahi her şeye bedel.
Bir kaç şey var aslında ama düşündüğümde ilk aklıma gelen; ''Kadınlar çiçektir..'' mantığı ile evlendiğim ilk eşimin ''Gergedan çıkıp tüm çimleri ve çiçekleri ezmesi..'' diyebilirim.. Ağız yakan süt misali :D
Tek bir şeye indirgeyemem, zira pek çok pişmanlıklarım var. Yine de , 1992 senesine gidip , okul konusunda verdiğim karar , bu yaşıma kadar hissettiğim önemli bir pişmanlıktır benim için.