Kızlar Bir Adım Öne Gün geçmiyor ki, telefonda türlü senaryolarla dolandırılanların haberini duyuyoruz. Zekaya duyduğum saygı ve abtalliga olan antipatim, beni bu olayların mağdurlarına karşı acıma hissi duymama mani oluyor. Siz bu haberleri duyduğunuzda ne düşünüyorsunuz?
Dolandırıcılık mağdurlarına üzülüyorum
Dolandırıcılık mağdurlarına üzülmüyorum
Yaşını ve cinsiyetini belirt, oyunu kullan:
Lütfen yaşını seç
Telefon dolandırıcılarının kurbanlarına hiç acımıyorum, bu beni kötü birisi mi yapar?
Ben üzülürüm çünkü benze bir konu başıma geliyordu. Evde tek başına kalan 9 yaşında ki oğlum evin telefonunu açar malum kişi annen baban karakolda şu an ve evdeki paraya altına ihtiyaçları var evde bildiğin bir yerde saklı tuttukları bir şeyler var mı diye bak derler gerçekten bakıp polis amca bulamadım der o an eve teyzem gelir teyzem geldi ben ona veriyim der işten şüphelenen teyzem hangi karakol isim ver hangi memursun soruları karşısın da kapatırlar bir sürü saf insanın boşluğundan yararlanıyorlar konu zaten yalnız saf savunmasız tipleri bulmaya çalışmaları. Senaryoları bitmek bilmiyor beni de altın bulduk köyde güvenilir biri ile değerini bilmek istiyoruz ayağına aradılar kargoya ile gönder ben bakarım merak etme dedim yok abi sen uçak parası gönder biz getirelim dediler, altını var amme uçağa binecek parasu yoktirrr. :)
Evdeki herkesin sırayla arandığı, pek çok resmi bilgiye sahip olan dolandırıcılar işlerinin üstadı. Başımıza gelse nasıl hareket ederiz hiç bilmiyorum. Gerçi telefon dolandırıcılığı değilde, bizzat şahıs aracılığıyla bir dolandırma işlemi başıma geldi. İşe koyacağım diye bana koyacaktı. Resmi belgelerin hazırlanması için 3bin lira isteyince ayıktım.
Şahsın bilgilerini tanıdığım birine verdim, TEM de görev alan tanıdık, şahsın istihbari takipte olduğunu bağlantılarının tespiti için beklediklerini söylemişti. 1 sene sonra organize şekilde yakayı ele verdiler
Hakim, prof, başbakan.. vs hepsi dolandiriliyor. Meşhur dolandırıcı Selçuk Parsadan'ın zamanın başbakanı Tansu Çilleri emekli bir kuvvet komutanı paşa olarak arayıp, ( sanırım kendisini zamanın mehmetcik vakfı başkanı olarak tanitmisti) nasıl dolandırdığını tv de keyifli şekilde anlattigini hiç unutmuyorum. Sonra nedense o videoya internette ulaşamadım. Ve nasıl bir tesadufse Selçuk Parsadan cezaevinde doğal yollardan yaşamını katbetti. Ama ben bu ölümü hep şüpheli buldum. Cami duvarına işemiş olmanin bedelini ödetmiş olabilirler.
O üst düzey zannettigimiz insanların çoğu aslında düşünülen gibi zeki, uyanık insanlar değil. Asıl cevherler hayatın içinde, zorluklarla hayata tutunmaya calisanlardir.
Her tür dolandırıcılık yapılıyor bu ülkede. Başka ülkelerde ne derece var bilmiyorum fakat biz bu konuda çok ilerdeyiz.. Unutmadığım film repliği : - ee abi çıktın mapustan, nasıl geçineceksin? + 5 milyon İstanbullu çalışıyor, arada beni de geçindirirler nasıl olsa 😆
Kişilik & Karakter konusunda 19,5b cevap paylaştı.
Onlara üzülüyorum çünkü konuşma sırasında beyinlerinin hipnoz yöntemiyle kontrollerinden çıkarıldığını düşünüyorum. Çünkü o insanların ellerindeki telefonu bile alamıyorsunuz, telefondakine inandığı kadar kendisine kimlik gösteren polise inanmıyor. Bu normal bir durum olamaz.