Ben konuyu kendi içimde halledenlerdenim. Neredeyse kimse duymaz. Hapşırma tarzına göre bile karakter tahlili yapmışlar. Yüksek sesle hapşıranlar sosyal, açık insanlar, sessiz hapşıranlar ise daha içine kapanık, utangaç insanlar oluyorlarmış.
Genelde alerjik bir durum olmazsa hapşırmıyorum. Bira, tuzlu fıstık ve bazı unlu mamuller peş peşe 8 kez kadar hapşırmama neden oluyor :D çevrem alıştı buna, dışarıda bazı insanlar virüslü sanıp biraz ürkek bakabiliyor tabi :p Burada da kendimi tutmuyorum, bu tehlikeli çünkü. Onun yerine elimle kapatıp rahatça hapşırıyorum :)
Sharapova misali ortalığı inletmesem de yine de hatrı sayılır derecede hapşırırım. Şirkette bir kız var. Hiçbir tepki vermeden sadece pışı diyor. Kedi gibi :D
bir kedi yavrusu mu yoksa senden benden bir yavru mu? yoksa hala her şey okunduğu gibi mi duyulduğu gibi mi göründüğü gibi mi HissedildiĞi gibi mi? kim kimin ortalığını yıkmış kim kimin dünyasını yakmış kim kimin hayatini güzelleştirmiş ya sen kalbinde ki gözün doğruluğuna ikna olmuyorsun ya da kendi elinle tuttuğun tedaviye cevap vermiyorsun... düşün şimdi doğru dürüst cesaret ortamı mı saçma sapan esaret ortamı mı? seni seviyorum dediğim hangi günse bugün yine aynı gündür o günden bu güne tedavi süreci de iyi gidiyordur...