Zihnim hep bulanıkken Orfield Laboratuvarında bile kafamı dindiremem. Zihin bulanıklığı öyle kötü bir şey ki, bacaklarına iğne geçirmiş örümceklerin kafanın içinde dans etmesi gibi. Onlardan kurtulduktan sonra en gürültülü yer bile benim için kafa dindirecek yerdir.
Bir tane portatif sandalye bir kaç bira güzel bir gün batımı deniz kenarı kulağımda mırıldayan bir kaç güzel şarkı ve uzaklara bakıp hiç gerçekleşmeyecek üzere kurulmuş hayallere dalıp yelkenlileri kuşları zaman zamanda insanları izleyerek sonunda şuraya varmak ulan bunların hepsi bir şeyin peşinde koşturup duruyor ben yeri mi buldum bundan iyisi manitanın koynunda uyumak diyerek ikinci biranın kapağını açmak...