Samimiyet ve laubaliliği ayıran ince bir çizgi vardır. Tabiri caizse güneşin etkisiyle bir taraf gece (samimiyet), diğer taraf gündüz (laubalilik) oluyor. burada ki güneş sizin ince zekanızdır. Davranış yahut o davranışı kabul etmeniz. Aslında samimiyet arttıkça laubalilik de fractional artar. Ama laubalilik artınca samimiyet azalır. Ancak samimiyet azalınca laubalilik fractional azalır. Bu döngüyle samimiyetin kalmadığı ama laubaliliğin tavan olduğu ilişkiler görülebilmektedir. Arkadaşlık olarak sıkça rastalanabilen durumdur bunlar. Bir ilişkide samimi olmayı karşısındakine abuk subuk laflar etmek ve saygısızca davranabilmek sanan insan zaten samimiyet/laubalilik ayrımını yapamıyordur. Samimiyetin özüne dokunamayan bu tarz insanlar, kişisel yahut sosyal çıkarları için bir çeşit rol yapma hali içerisindedirler ki bu da samimiyeti kökten silmektedir.. Güzel soru
Kişilik & Karakter konusunda 11,7b cevap paylaştı.
Samimi olduğumu düşünüyorum.
Aslında arasında epeyce kalın bir çizgi vardır. Samimiyet içtenliğe dayanır. Karşındakinin konuştuklarının altında başka bir mana aramadığın, kayıtsız güvenebildiğin zaman samimisindir. Ne demek istediğini anlayabildiğin zaman, senin için üzüldüğünü gördüğün, arkandan konuşmayacağını bildiğin zaman, söylediği sözlerden içtenlik çıkarabildiğin zaman samimiyet vardır. Laubalilik aslında apayrı bir konudur. Nasıl ki elmayla armut toplanmaz, samimiyetle laubaliliğin aslında alakası yoktur. Çok yakin iki kimsenin enseye şaplak pozisyonu da laubaliliktir samimiyet değil. Sadece söz konusu kişiler birbirlerine karşı bu laubaliliği kanıksamış olabilir. Karşındakinin rızası olmadan tek taraflı olarak samimiyet kisvesi altında laubalilik yapmak, o ince çizgi denilen kolum kadar kalın çizgiyi aşmaktır. Laubalilik terbiyesizliktir, samimiyetin ileri derecesi değildir.
Her önüme gelene samimi davranmam. Laubali de değilim. Yeri her zaman bilirim. Herkesle vıcık vıcık iyi olma çabalarına girmem. Girenler ise bende şüphe uyandırıyor artık. Çünkü bir insan herkesle iyi olamaz. Herkesle aynı mesafede aynı samimiyetle davranamaz. Davranıyorsa eğer işte o zaman samimi değildir.
Samimiyim.. Neden dersen kendim gibiyim yapmacık değilim, bir şey diyeceksem doğrudan diyorum insanların yüzüne.. Güleceğim zaman dibine kadar gülüyorum, güldürüyorum ve enerjimi insanlara yansıtıyorum.. Sert davranacağım zaman da dibine kadar yapabiliyorum bunu.. Keyifli geceler..
samimiyet işten, laubalilik yapmacıklıktan gelir Eğer ortamda, bulunduğun ambiyansta gerçekten olmak istiyorsan olmak sana keyif veriyorsa samimi davranırsın, ama ortamda mutlu değilsen ve aynı zamanda samimi takılman gereken durum varsa samimi olmak isterken laubali olarak anılırsın genelde bu şekilde yapılır, he ben ayrı davranıyorum, akraba ziyareti düğün vs çok sevmem o tarz ortamlar ama samimi davranış gerekir, ben içimden geldiği gibi davranırım, keyifsizsem öyle görünürüm, hissetmediğin duygu verilmemeli, tiyatro reelde değil perde açılınca sahnede yapılmalı...
Samimiyim, laubalilikten hiç hoşlanmam. Sevdiğim insanlara karşı bunun dozunu ayarlamaya çalışmam tabii, içimizden nasıl geliyorsa öyle davranız fakat bir tık daha mesafeli olduğum insanlara karşı bunun dozuna dikkat ederim...
Samimiyimdir, laubali olmuşluğum da olmuştur. O genelde samimiyet özürlüsüyse karşı taraf, o zaman olur. Mesela erkekler ile samimi bir ortam olur, çünkü o sevgi ve samimiyeti alırlar ancak karşı tarafta kızlar varsa, rakip görüp komplekse girdiğinden ben sanki laubali bir insanmışım gibi bir görüntü oluşur, çünkü hoşlarına gitse de bilerek karşılık vermezler. Tamamen kompleks.
Bu çerçevede samimiligi laubaliligi tanımlayamazsınız, insani doğal gerçeklerin dışına çıkarsınız, bu kavramlar hayatın akışına göre ve kişilere göre karmaşık haldedir ve bu yönüyle tanımlanamaz.
Evet laubali insanlardan nefret ediyorum ama çevremdekiler bu insanları çok samimi görüyorlar, arada bir fark var ve bazı insanlar maalesef ayırt edemiyor