Bazen istenilen şey değilde o çaba, istek insanı motive ediyor ve elde edildikten sonra anlamını yitiriyor bazılarında, peki sizin içinde böyle mi bu durum yoksa elde ettikten sonra daha mı sıkı sarılırsınız?
Bir şeyleri elde ettikten sonra anlamını yitiriyor mu sizin gözünüzde?
Bir çok insanın yaşadığı durumdur. Bilinmez kendinde olmayış. Bu bir şahıs olabilir ya da bir nesne olabilir. Ona ulaştığınız an anlamını yitirir. Zaten önemli olan bir hedefa varmak o yürüdüğün hedefte mutlu olmak değildir. O hedefte kalıcı olarak mutluluğu perçinlemektir. Bilimsel olarak bakarsak beyninizde salgılanan dopamin hormonu ihtiyacınız olan şey çok çaba gerektirse de ona ulaşmaya teşvik eder. Dopamin yeni ödüllerle tetiklenir. Bu yüzden dondurma külahından aldığınız ilk tat cennet gibidir. On lokma sonra dikkatiniz azalır. Bir sonraki planınızı düşünmeye başlarsınız ve bu böyle sürer. Dondurmayı hala seviyorsunuzdur ama beyniniz onu yeni bir bilgi gibi hissetmediği için aynı şekilde hissetmez. Beyniniz eski ihtiyaçlarını karşılayacak yeni bir yol aramaya şimdiden başlamıştır. Eski ödüller, kremalılar ve çok lezzetli olanlar bile beyninizin dikkatini çekmez...
İnsanoğlunun anatomisinde var bu maalesef.. Çocukluktan gelen bir klasik insan geleneği..
İstediğimiz oyuncağı elde edene kadar ağlayıp sızlanırdık , bizim olunca da bir süre sonra balkondan aşağı atardık ya da başka çocuklarda gördüğümüz daha önemsiz bir parça bizim için daha cazip gelirdi..
Büyüdük, olaylar değişti, talepler farklı oldu ama tutumumuz değişmedi.. Uzaktan bakıp iç geçirdiğimiz hemen her şey, sahip olduğumuzda anlamını yitiriyor..
Aslında belki de içimizde, gözümüzde büyüttüğümüz gibi değillermiş ki kaybediyor o gizemi, o tutkuyu ve cazibesini.. Sadece elde etmekle açıklamak doğru olmaz bence..
Ben elde etmek tadında yaklaşmıyorum bu yapmış olduğum olayı basitleştirir bana öyle geliyor ben daha çok kazanmak olarak görürüm ve tabi başarmak. Ama söylediğiniz gibi bir yerde insan daima imkansız görüleni uzak duranı elde edilemez olana hırslanır belki farkında olarak yapar belki yapmaz bu tamamen olayı nasıl irdelediğin ile alakalı olan bir durum.. Kadın erkek ilişkilerinde sıkça görülen beni elde edene kadar peşimde koştu istediğini aldı ve bıraktı gibi cümleler sıkça bu yüzden duyulur.
Hayır, aksine daha da değerli hale geliyor. Onca çaba, emek verildikten sonra tam hepsi geçip daha güzel kısmı geldiğinde anlamını yitirmesi mümkün değil benim için.
Kadın-erkek ilişkisiyse konu, elde etmekten ne anladığınız önemli. Sevgili olmakla bir kadını elde edemezsiniz bir erkek olarak benim açımdan. Onu keşfetmek, daha önce bir erkeğin ulaşamadığı kadar derine inmek ve yaşamak gerek. Bu da zaman alır ve emek ister. Eğer ilişkiyi böyle yaşarsanız zaten flört etmekle bir kadını elde edemediğinizi anlarsınız. O yüzden bakış açısı önemli. Meta gibi görürseniz değer kaybeder yoksa her zaman değerli kalır.
İşte bu huyumu çok seviyorum, belki çoğunluk o eski motivasyonu kaybediyor ama ben tam gaz ilerleyen tarafım.. Haves yok tutku var bende. Tutku da bir ateş gibi.. Harlandıkça yanmaya devam ediyor. En basit örnek ; bisiklet hayalim vardı 22 yaşında öğrendim ilk defa , çok büyük bir hayalimdi , en iyi bisikleti aldım hevestir geçer dediler , ben bisiklete aşık oldum , ilk günkü gibi bende..
Evet öyle oluyor yokken çok arıyorsun ama oluncada siradanlaşiyor. Bunun farkında olmamız lazım ama. Mesela basit bir bardak su içerken o suyun mahiyetini değerini anlamıyoruz ya da gözardı ediyoruz ama olmasa ne içecektik ve içemesek nolacaktı. Bunun cevabı niteliğinde işte ramazan. Ramazan 30 gün ama bu bilinci tüm yıla yaymakta fayda var.
Benim için bir şeyler elde etmeye çalışırken de, tam elde etmişken de veya elde etmeye henüz karar vermişken bile anlamını yitirebilir. Duygularım, hislerim çabuk değişir, çabuk soğurum
İnsanlar zaten hep böyledir elindekinin kıymetini ancak kaybettikten sonra ya da eline geçtikten sonra bilir, Evet çoğu zaman hepimiz bunları yapabiliyoruz.
İstediğin şeye ulaşınca cidden hiçbir anlamı kalmıyor gibi geliyor. Heves gibi. Ama o şeyi tekrar kaybedersen anca o zaman anlarsın değerini. Yine yeniden çabalarsın. Bu bir döngü ve çok kötü.