Karar vermem gereken duruma bağlı değişir. Eğer birinin hakkı söz konusu ise ve bu benim kararım doğrultusunda gelişecekse mantığım. Vicdan o noktada mantığımı etkilememeli ki adaletli bir karar olsun. Haricinde vereceğim kararlarda vicdanım ön planda olur, gün bitiminde doğru ve yararlı olanı yaptığımı bilmek isterim. Ayrıca bunlar genel anlamda paralel diyebilirim.
Karar verirken iki unsuru da eşit ele alabilmek önemlidir diye düşünüyorum. Konusuna göre değişkenlik gösterir bazı konularda mantığın ön planda olması gerekir bazı konularda da vicdan ile karar vermek daha doğru olur. İş gibi alanlarda mantığın devreye girmesi taraftarıyım işini iyi yapan ve kötü yapan kişileri ayırabilmek için mantıklı kararlar vermek gerekir. Hassas konularda mesela aile ile ilgili konularda biraz daha vicdanımızı dinleyebiliriz. Dediğim gibi konuya göre değişir net olarak vicdan ya da mantık diyemeyiz.
İş hayatında ve toplumsal olaylarda mantıklı kararlar veririm Özel hayatımda ise vermiş olduğum kararların gece başımı yastığa koyduğumda sızı olarak dönmesine izin vermeyecek ve uykumu kaçırmayacak kadar vicdanlı ve hoşgörülü olmasına dikkat ederim
Doğru bir kararın çıkışı vicdan'dan sıyrılmış akıldır. Vicdan, duygusallık demektir, mantığın önünü kesmek doğru bakış açılarını sürklase eder gerçekleri yok sayar. Vicdani karar iki yoldur. Bu yolların ilki pişmanlık, diğeri ise gururdur. Mantığın seçtiği yol ise tecrübedir. Bir karar verirken çoğu zaman vicdanımla karar veriyorum. Bazen öyle oluyor ki gözümün önünde ki yanlışları farkedemiyorum. Vicdani bakış açısı, vicdani kararlar bana göre çok iyi şeyler değil. Mantıksal kararlar her daim revaçta olacaktır..
insanların karar mekanizmalari oldukça genis.. Duygusal, mantiga dayanan, vicdan ya da merhametle yaklasip karar vermek gibi.. Bu aslinda icinde bulunulan konuma gkre degisiyor..
Duygusal tarafi zayif insan, daha cok mantigiyla hareket ederken, bir hakimden mantikli karar vermesi dusunulemez.. Ya da bir patronun duygusal olmasinin sonucunun iyi olmayacağı gibi..
Vicdanlari yaralayan bir konuda bazen mantikli secimler yapmak durumunda kalabiliriz.. İlk bakista sonuclari üzse de öyle olmak zorunda..
Tabi sonuclarini da hesap edip, ona hazirlikli olmak gerekiyor. İyi ya da kötü her duruma hazırlıklı olarak..
Vicdan yalnızca bir duygu değildir, taşıyıcısı olan her insanın ortak adalet anlayışıdır.. Bu yüzden saf "merhamet" duygusundan ayırt edip buna göre yorumlamak lâzım.. Bence insanın vicdanıyla mantığı çelişiyorsa ya vicdanından, yani içindeki gerçek adalet duygusundan kurtulmak veya bastırmak istiyordur ya da merhamet duygusuyla karıştırıyordur.. Bazen merhamet adaletsizlik olabilir fakat vicdanını dinleyen insanın adaletinin şüphe götürmez olduğunu düşünüyorum...
İkisini de. Bakarım mantıklı olan ne “ evet mantıklı bir karar verdim” peki vicdanen elimden geleni yaptım mı? “Evet” mantığımda vicdanımda onaylıyor. O zaman karar kesinleşir
vicdan seni insan yapar, ahlaklılar alkışlar. mantık ise seni insanın da ötesine koyar, bu defa zalim olursun. eh zaten tüm kutsal kitaplara göre insan nankör bir canlıyken, neden vicdan azabı çekelim ki?