Merhaba, Zaten her güne o şekilde utanmıyor muyuz? Aslında ne kadar basit bir yaşamı gözümüzde devasa anlamlar arayarak büyütüyoruz. Ama bu içimizde var işte anlam veremiyor olunduğu zaman çıkmazda kalıyor insanoğlu kendini şu evrende önemli hissetmek istiyor. Beş dakika uyusak altıncı dakikasına bir kez dahi göz kırpamayabileceğimiz bir hayat içinde her gün, her an, her saniye, salise ya son anımız ya da sona yaklaştığımız bir süreç parçası oluyor.
O yüzden dolu dolu yaşamak gerekiyor ne kadar yapamıyor olsak da
Hayat değişmez ise siz de değişmezsiniz
Hayatınızda bir şeyler değiştirir iseniz kendiniz de değişim içinde olmuş olacak ve bastığınız adımlar güçlü, kendinden emin olacak. Bir resim çizin, bir şiir yazın, bir hikaye karalayın... dünden farklı bir şeyi yarın için yapmak sona daha mutlu gidebilecek olmaktır. Kim bilir beş dakika içinde yaşamsal fonksiyon gösteremeyebilirim ya da hepimiz işte ya da önümüzde elli sene bile olabilir. Önemli olan değerli kılmak için yaptığın bütünleyici yaşam serüveni adımlarından geçer.
Kişilik & Karakter konusunda 19,5b cevap paylaştı.
Benimkini baya değiştirdi. Her günü öyle yaşamaya başladım. Son günüm ve gereksiz olan hiç bir şeye zaman ayırmaya, üzülmeye, kırmaya ve kırılmaya gerek yok diyorum.
Bilmiyorum ki, aslında düşünürsek bi saniye sonrasının garantisi yok ama hayatın akışında, şu anki durumunda hiç birimiz bir şey değiştirmiyoruz. Değiştiremiyoruz. Bunu kesin olarak bilirsek, yani son 24 saat olduğunu bilsek, belki bir çok şeyi daha farklı yapardık ama neleri sığdırırdık acaba ((: en azından çalışmayı bıraktırdık, sevdiklerimizin yanına koşardık, doya doya öper koklardık, helalleşirdik. Ne bileyim son anlarımızın tadını çıkarırdık. Küs olduklarımızla barış imzalardık 😌 bazılarıyla hepsiyle değil elbette
Belki de insanoğlu o gün içerisinde kendini sorgulayıp ne kadar kötü bir mahluk olduğunun farkına vararak pişmanlık duygusunu yaşardı …..çok iyi niyetli bir yaklaşım oldu bu sanırım , böyle olmazdı maalesef
Dünyanın son yirmi dört saati olsaydı her şey birbirine girerdi, değişeceği kesin. Benim son yirmi dört saatim olsaydı yine sevdiğim şeyleri yapardım, çok bir şey değişmezdi.
Ben yarın varsa telaş yaparım. Olmadığım gün için endişe duymamin gereği yok bence. Sürekli her şey için endişe duymayı öğretiyor bu hayat bize. Niye bitecek diye endişe duyayım ki. Bittiğinde yarım kalmış hiç birşeyin benim için bir önemi olmayacak nasılsa
Son günü yaşarken iyiliğe yönelmem ki ben. Hem bu dediğin benim kafamda 80nine kadar Aksaray a ,80 ninden sonra hacca giden dayıları canlandırdı... Sanırım yine senin anlattığın ve benim anladığım şeyler birbirinden farklı