Bazen düşünmüyor değilim, bu insanlık, bu varoluş telaşı nereye gidiyor? Medeniyet diye inşa ettiğimiz bu kurallar bütünü aslında bize mi ait? Esas taraf olduğumuz yön neresi ve özgür irademiz kimlerin tahakkumü altında? Sormadan edemiyorum, felsefe yapmak mı bunlar yoksa çözüm arayışının sancısı mı..
Gündelik koşuşturmacaların içerisinde ki insan davranışlarının umursamaz, tutarsız ve benmerkezci oluşu bir "öğütücüye" yakalanmış gibi hissettiriyor insana. Tam bu esnada içine çekildiğini hissettiğim çıkılamaz karanlığı "varoluşsal sancı" yok ediyor. Tüm bunların bir yanılsamadan ibaret oluşunu kavramak, kötü bir kabustan sonra uyanmış ve gerçek olmadığını anlamış olduğumda ki rahatlamayı veriyor bana.
Beni suçlayanlara cezalandiranlara kızmıyorum. onlar bana iyilik etmeyi bilerek istememislerse de pek kötülük de etmemişlerdir. onlari sadece bilerek kötülük yapmak istedikleri için kinayabilirim. daha çok ozumsenecek acılarım var beklenilecek mutluluklar...