Yengem öldüğünden beri materyalist düşünmeye başladım. Ölüm sizce beni neden bu kadar çok düşündürdü?

2014'te dayımın eşi 26 yaşında beyin tümöründen vefat etmişti. İki çocuğu öksüz kaldı. O hasta haliyle tedavi için bizde kaldığı dönemlerde inançlı bir insandım. Sabah namazlarına bile camiye giderdim. Ruh ve metafizik gibi şeylerden hiç şüphe etmezdim. Hatta inanmamayı saçma bulurdum. Daha sonra ise yengemin cenazesine memlekete gittik, onu mezara defnettik. Hastanede ölüsünü görmüştüm. Cenazeden geldikten sonra birden ölümle ilgili değişik düşüncelere sahip olmaya başladım. Daha dün yanımızda olan insan birden yok oldu gibisinden düşündüm. Bir de bunu materyalist bir şekilde düşününce artık o yok oldu diye düşündüm hep. Sonra yengemin cenazesinden İstanbul'a dönerken otobüste yanıma bir çocuk oturdu, elinde Kur'an vardı. Açıkçası tam da dinden soğumuştum, çocuk ise dinimiz şöyle güzel böyle güzel diye anlatmaya başladı. Daha sonra yurtdışına eğitim için gittim. Baktım insanların bazı şeylere körü körüne inanması falan derken artık metafizikten ve dinden iyice koptum. Yani tam yengemin ölümünden sonra psikolojik bozulmalar başladı bende. Aynı psikolojik rahatsızlık kuzenimde de başladı yengemin ölümü etkisiyle. Kuzenim de benim gibi hassas. Şimdi ise ölüm sonrasıyla ilgili hiçbir düşünce ve fantezi beni tatmin etmiyor. Artık agnostiğim. Bilmiyorum bazen de bir cenazenin sonrası iki insanı neden bu kadar etkiledi. Ben ve kuzenim o zamandan beri hep psikiyatriye gitmek zorunda kaldık.
Yengem öldüğünden beri materyalist düşünmeye başladım. Ölüm sizce beni neden bu kadar çok düşündürdü?
Cevapla