Ağız dolusu kahkahalarım olmadı belki ama içten tebessümlerim eksilmedi dudaklarımdan. Işıl ışıl parlamadım hiç, mum ışığının sempatik bir öpücüğü vadeden tınısında yalınayak yürümeyi de ihmal etmedim. Kalabalığa karışıp topluma ayak uydurma gayesi taşımadım belki ama yalnızlığın doruklarında insanın masumiyetini korumuş tüm hissiyatlarını ben savundum grinin tonlarını mesken tutmuş harabe mahkemelerde. Belki sevdiremedi hiçbir kadın kendisini dolu dolu, ama içimdeki tek kullanımlık aşkı da heba etmedim olur olmaz heveslerime. İstediğim hayatı hiçbir zaman yaşayamayacağımı en başından anlamıştım, benim isteklerim çok farklı. Ama istemediğim hayatı da asla yaşamayacağıma olan sözlerim hala dünkü duruluğunda. Ben hep kötüydüm bu düzen için, ama olmadım asla kötülük. Ve bütünde değildi güzel olanlar, en sığ detayların en ince nüanslarına saklanmıştı. Gözlerim parıldamadı hiçbir zaman, ama güzelliği gördükten sonra da olmadı bu dünyanın körü. Kısacası hanımefendi; Ben hep aynı yerimde, aynı adımların tutkularıyla kaldım.
Anlatasım varmış yalnız benimde, sanki hayatım boyunca bu soruyu beklemişim tekrar bi okudum da bende bi soluklandım :)) pek huyum da değildir ama alışkanlık oldu bu kapı
Anlatası gelir insanın bazen. Bi ağacın gölgesini bulup kendiyle bile konuşmanın keyfine varır hatta :) ben de iki kere okudum itiraf edeyim :) hep beklerim
Öyle, olurda bir gün o ağacın gövdesine kazıdıklarım ulaşırsa bir faniye, hiç tanımadan anlasın istiyorum beni. Denk geldikçe rahatsız ederim o halde, iyi akşamlar hanımefendi