Cinsiyet ayırt etmeden, bu iki karakter üzerinden kendini değerlendirmeni istiyorum.
Uzun, sarı saçları ile kuleye hapsedilen masal prensesi Rapunzel'i bilirsin. Mademoiselle Noir ise bir nevi karanlık halidir Rapunzel'in, uzun siyah saçları ve soluk teni ile kendi kalesinde yaşar.
Onu anlamak için biraz olsun uğraşmayan insanların gözünde cehennemden gelen bir iblistir.
Rapunzel'i bağrına basan insanlar, masalın ete kemiğe bürünmüş halini kabullenemezler. Bir cadı gibi ateşe verilir Mademoiselle Noir, alevler kaplarken güzel saçlarını o hala prensini beklemektedir içten içe...
Peki, senin ruhun hangisine daha yakın? Benimseyebiliyor musun Mademoiselle Noir karakterini? Sana anımsattığı bir şeyler yok mu? Düşün bakalım.Matmazel Siyah'dır benim adım...
Alın, Peppina'nın masalsı sesinden Mademoiselle Noir yani Matmazel Siyah...
"Matmazel Siyah'tır benim adım Ve gördüğünüz gibi, Ne gülüyorum, ne kahkaha atıyorum, ne de yaşıyorum." Tek söylediği buydu kadının...
Anlaşılmamak için kimseciklere duyurmadığım şarkı duyulmuş, çok üzüldüm valla. :/
Toplumun kendine göre dayatmış olduğu sözde standartlara kurban verilmiş aslında hem Matmazel hem de Rapunzel, anlaşılmak şöyle dursun meze olmuş kirli kalplere... Bizlere de, masallarını çocuklarımıza anlatmak kalmış, kıssadan hisse niyetine.
Ciao🍀🦇 Betimlemelerdeki tip olarak Mademoiselle Noir e benzettim kendimi. Prenses masallarını pek sevmem ben. İzole büyüyen bir kadın (bekaret temsili) veya pamuk prensesin camda durması onu prensin ölünce uyanışı , onu kurtaran erkek. Sembolik anlamlar çok fazla var. Ve cadılarda genelde adamların 2. Eşleri olur. Cadılarda aynı şekilde hep kadındır. Ama masal bu ya o kadar güzel lanse ederler kimse sorgulamaz. 7 cüce dostu onu kurtarmak isterken yakışıklı prens kurtarır. Ve hep kötüler çok çirkin iyiler çok güzel / yakışıklıdır. Masallar, bence bazıları hiç masum değil.
Noir'e çok yakın hissettim. Nedense çok parlayanlar iyi yıldızlar, az parlayanlar ise kötü olanlar. Masalların aydınlık yüzlerinden ziyade derinlerde gizlenen tarafları olduğunu da gösteren bir yazı olmuş, emeğinize sağlık.
Aslında ballandıra ballandıra anlatılan Rapunzel'i herkes sever, rengarenk, uyumlu. Mademoiselle Noir ise bildiğimiz gerçek insan değil midir? İnsanların anlamak için hiç çaba harcamadığı, farklarını kabullenmediği, sırf kendisine benzemiyor diye hakkında hüküm verdiği...
Mademoiselle kimdir necidir ne zöan doğmuş ne zaman yaşamış nasıl bir hayat sürmüş bilmiyorum.
Hepimizin toz pembe masalları var, hayat o kadar zor ve acımasız ki masallara hikayelere sığınmak kolay geliyor. Hayal bile kuramıyoruz bazen, o yüzden hazır kurulmuş bir hayale ortak oluyoruz.
Mademoisselle neden göz ardı edindi, bence zaten insanların hayatları acı ve elem dolu. Daha kötüsünü görüp ibret almak yerine, daha iyisine bakıp (rapunzel) imrenmeyi seçtiler.
Mademoiselle aslında insanların gerçeği, ve kaçmaya çalıştıkları benliği. Rapunzel ise asla sahip olamayacakları ve hep imrendikleri.
O yüzden daha bilindik, ve tatlı geliyor olabilir.