Ben de mesai saatlerine bağlı bir ofis çalışanıyım. Bu söze inanmakla kalmıyor, her fırsatta dile getiriyorum. Bütün yaşama sevincinizi yok eder bu işler.
Biraz evvel, hem çok sevdiğim, hatta geçenlerde yazdığım bencemde önerdiğim filmlerden olan "Walter Mitty'nin Gizli Yaşamı" filminin görselini thumbnail olarak görmem üzerine merak edip izlediğim bir video ile geldi aklıma bu soru.
Lanet olsun, şu an yine istifa etme isteği ile doldu içim.
Size de sormak istedim bu yüzden, dört duvar bir odada 8-17 ya da 9-18 çalışmak, insanın insani yanlarını öldürür mü? Ne düşünüyorsunuz bu pek bir sevimli (*) iş şekli hakkında?İstifa etmem halinde, ailemin potansiyel düşman olarak görmeye başlayacağı Barış Özcan'ın, ilgili videosunu da alta bırakıyorum. Hain insan, öyle güzel anlatmış ki, bir a4 bir de kalem olsa yakınlarımda herşey çok farklı olabilirdi.
Insanların işleri ile uğraşmayıp başkalarının hayatlarını inceleyip mesaisini dedikodu için harcayan aynı zamanda çalışıyor-muş gibi görünebilen soytarı insanlarla çalıştım. Bende ar-ge ofis çalışanıydım. 7 yılımı verdim. Kendi işim harici başka kimse ile özel olarak muhatap olmasam da benim gibi insana bile bulaşmayı kendilerine hak bildiler. En son o kadar bunaldım ve sorguladım ki kendi işimi kurmaya karar verdim. Bu süreç kolay olmayacak savaşmaktan vazgecmeyecegim. Ofisleri hapishaneye döndüren oraya ait olmayan insanlardır bence. Herseyi suistimal eden insanlar olmasa herkes gerçekten isine odaklansa özel hayat, kim ne giymis ne takmış isten onu almaya kim gelmis, ne kadar maaş alıyor, yeni ev mi almış nerden bulmus parayı vs sorulara cevap aramasalar ülkece gelisiriz.
Ofis ortamı dediğin şey samimiyetsiz ahlaksız insanların olduğu yer çaycısına kadar herkes menfaatçi ve içten pazarlıklı. Dürüst adamın delikanlı adamın ofis ortamında durma şansı çok zor.