Sömürme ve başkalarının sırtından geçinme. Çünkü bunun içinde merhametsizlik de var vicdansızlık da. Sömürü üzerine kurulu sistem de bu insanlar sayesinde oluşmuş zaten. Liyakatsizlikten tut da sırf daha az maliyet için özellikle deprem bölgelerindeki evlerden bile demir çalmaya kadar. Bencillik hat safhada. Bu insanların maddi çıkarları başkalarını ekmeğinden edebildiği gibi canından da edebiliyor. Az parayla canını alacak şekilde çalıştırma, üçkâğıtçılık, hilekârlık hepsi ve daha fazlası işte bu tip insanlarda ve maalesef Türkiye'de bu tip insanlardan çok fazla var.
Egoistlik ve markalaşma ve bu kız beni beğensin, bu erkek bana baksın gibi gereksiz gereksiz bir nesildeyiz.1980-1990 yıllarını özlüyorum bu yenı nesile baktıkça.Çünkü terbiyesizlik desen var insanların haklarına gasp edilme var, büyüklere saygısızlık var.5-10 tl için insan öldürenler var. Bu nasıl bir dünya haline geldik.
İyi insanların boy göstermediğine eminim ama kötü insanların çıkarcı menfaatçi insanların olduğuna eminim iyi kalpli temiz insanların ağır başli insanların sevilmediğine de eminim iyi insanin hiç bir yerde sevilmedi tutnamadiği lanet bir duzende yaşıyoruz bunların hepsini yaşadım inanin çok zor
Mutlu olmayı unutmuş insanlarla dolu artık her yerimiz. Çünkü artık insanlar çok aç gözlü.. her konuda Para, mal, aşk... Asla doymuyoruz hep daha fazlasını daha daha fazlasını istiyoruz. Mesela, Selma sevgilisi neden Aslı sevgilisi değil! o da sevgilisi olsun.. onu da istiyor şunu da istiyor, istiyor oğlu istiyor. tatminsizlik zirve! Evet elimizdeki ile yetinmeyi ve bununla mutlu olabilmeyi çoktan unuttuk. Bu yüzden çevremiz mutsuz insanlarla dolu.
Vefasız, kalpsiz, sabırsız, tüketen, çıkarcı insanların türediği zamandayız. Bakıyorum etrafta kimse kimse kimseyi, sadece o olduğu için sevmiyor. Herkes bir çıkar peşinde. Herkesin dilinde "seni seviyorum" kelimesi peki kaç kişi gerçekten seviyor? Sevda kelimesini kirlendiği bir çağdayiz. Evlilikler bitiyor. Çünkü kimse kimseye tahammül etmiyor, sabır göstermiyor. Vefa kavramı desen, ne arkadaşlıkta ne de aşkta kalmamış.
Dün bir söz öğrendim, bence bu soruya çok uyumlu bir söz. “Dünyanın en eski mesleği kendini satmaktır. Bunu fahişelik ile karıştırmak da bir o kadar eski bir yanılgıdır” demiş Albert Camus.
Bence insanlar her devirde aynıydı. Eski yılları övmek saçma geliyo bana. İnsan her zaman aynı insandı. Nasıl bugün kötülük varsa geçmişte de vardı belki daha fazlası bile
oda olur bir gün be biz bu hayatta hrp sevinemeyiz bazen üzülcez bazen sevincez üzülmelte sevinmek kadar doğal hiç dertsiz olmadığımızı düşün bu seferde derstsizlikten dertlenirdik her şey bize monoton gelirdi dünyada tüm bahçelerin güzel olduğunu düşün bu sefer o güzel bahçelerin güzel olduğunu algılıyabilirmisin ama bir yer de iyi bir bahçe olsa yannda da kötü bir bahçe olsa güzrel bahçenin güzel olduğunu anlar kıymetini bilirsin bu da gelir bu da geçer sen hiç sevinmedin mi yine sevinirsin arkadaş