Ben bazen içimde durduk yere bir hüzün hissediyorum. Sanki hayatı boşa yaşıyormuşum gibi geliyor. Ne bu dünyama ne de ahiretime bir birikimim olmuyor diye düşünüp derde düşüyorum. Herşeyden uzaklaşıp maneviyata sığınmak istiyorum o an. Ancak yine dünyanın telâşı içinde kaybolup gidiyorum. Size de oluyor mu bu?
Bazen herşeyden uzaklaşıp, dünyevilikten elini eteğini çekip maneviyata sığınmak istediğiniz oluyor mu sizin de?
Olmaz olurmu hiç, her yeni günah işlediğimde bir pişmanlık duygusuyla birlikte geliyor bu düşünce, kafam iyiyken oluyor bazende saatlerce sürüyor ayılana kadar düşünüyorum bazen. Bir adım atıyorum ne geçmiş günahlar nede günahlarımın ortakları müsade etmiyor yolu yürümeme. Çevremi değiştireyim dedim 11000 km uzağa kaçtım kimsenin beni tanımadığı bir yere gittim ama yinede başaramadım. Ve anladım ki ne kadar uzağa gidersem gideyim nefsim de benimle beraber geliyor. Demek ki beni bu yoldan alıkoyan şey çevremdekiler değil nefsim miş. Bu sefer nefsimi köreltme yoluna gittim ama başıma bin tane musibet geldi. Evet ahiret yurduna gün be gün biraz daha yaklaşıp dünyadan uzaklaşıyoruz ve hala gittiğimiz yere hazırlığımız yok. Günah işlemeye devam ediyoruz. Lakin ne şeytan ne nefis nede işlediğimiz haramlar içimizde ki o umut ışığını söndüremedi ve kalbimizi karartmaya yetemedi. Elbet bir gün Allah 'ın rızasını kazanacağım ölmeden evvel...
0
2 Yorumla
Soran
+1 yıl
Ne güzel söylemişsin. Biz en büyük düşmanımızı içimizde taşıyoruz. Nereye kaçsak o da bizimle geliyor halbuki. Rabbim razı olduğu kullarının arasına girmeyi nasip eder bize de birgün inşallah...
Bu içinizde yaşadığınız bir boşluk aslında. İnsan bu duyguyu daha çok yalnız kaldığında, kimsecikler aramadığın da artık kendini önemsiz hissettiğinde bu duyguyu yaşıyor. O an kendinle baş başasın sesini duyacak bir kişi kalıyor o da Allah (c. c.)
O hep senin yanı başında, seni duyan ama sen dünya telaşesinden, koşuşturmasından, işten güçten aklımıza getiremediğimiz yegane yaratıcı.
Sadece kendimizle baş başa kaldığımızda, hasta olduğumuzda, başımıza bir musibet geldiğinde hatırına getirdiğimiz Allah (c. c.). Hani bir arkadaşına gidersin ya. Uzun süre aramamışsın ve sana " işin düşünce mi aklıma geldin" der ya. İşte biz Rabb'imizin kıymetini bilememişiz. Bize öyle demiyor işte. Günah işlesekte tövbe et kabul edeyim diyor. İsteyin benden vereyim diyor. Kapısı her daim açık.
Açıkçası bu dünyadan bir beklentim yok. Mevlam her daim benimle. Sıkıntı eksik olmuyor. Beni bazı şeylerden alı koymak için bazı sebepler verip kulum biraz burada oyalan diyor. Belli ki seviyor Rabb'imiz. Kıymet verdiğini Hz. Yusuf gibi kuyudan çıkarmıyor.
Ne gelir ise O' ndan gelir. Bu zamana kadar beni ayakta tutan imanım, inancım oldu. Her daim secdeye varmaya nasip ediyor. Çok şükür beni dinliyor ve işitiyor. Bu zamana kadar da öyle oldu. Ben mektubumu O' na yazar veririm. Biz arzuhalciyiz. Verir ise rahmetinden vermez ise hikmetindir. Darılacak değiliz ya. Vakti gelmemiştir deriz.
Biz neyiz, neciyiz bilmeyiz. Bilmediğimizi de bilmeyiz. Bilmediğimizi öğreten de O' dur. Hiç' likten geldik, varlığa gideriz. Bu can bizim ki böbürlenelim. Daha önceden yok idik, sonra var etti. Benim olmayana benim diyebilir miyiz. Biz sadece emanetçiyiz. Ancak bunu biliriz. Lütfedip bizi yaratmış. Fazlasını ne edelim. Dünya malı onların, ahiret bizim olsun. Biz bunu isteriz.
Ateistiz, hiç öyle düşüncelere girmedim. Ha insanlardan ve insan eli değmiş şeylerden uzaklaşmak istediğim oluyor. Onu da kamp yaparak, doğa yürüyüşü yaparak gideriyorum. 😃
dünyasız yaşanmaz, dünya elzemdir, yaradanın da beklediği dünyalığı brakıp ahirete tümü ile yönelmek değildir, istediği şey şudur, dünyalığın içine ahiretliğini sokman. yani dünyandan kopmadan dünyanın içine allahı ve emirlerini sokmak
Ana Sayfa > Kişilik & Karakter > Sorular > Bazen herşeyden uzaklaşıp, dünyevilikten elini eteğini çekip maneviyata sığınmak istediğiniz oluyor mu sizin de?