Hayatta her zaman, her ihtimali düşünerek yaşarım. Keşke akışına bıraksam ancak o olay çalışmıyor bende. Ben her ihtimali, herkesin her daim şaşırtabileceğini sürekli aklımda gezdirerek yaşarım. Kendimi, kendime öfkelenmekten ve yaşadığım hayal kırıklığından dolayı suçluluk duymaktan koruma biçimim bu. Çünkü hiç hesap edemediğim bir yerden vurulursam, bunu düşünememiş olmak; yaşanan hayal kırıklığından yalnızca kendimi sorumlu ve suçlu tutmama sebep olur.
Ben her ihtimali düşünürüm. Olumsuz bir sonuç gerçekleşirse, “Ben bunun olabileceğini zaten biliyordum ve zaten hazırlıklıydım.” diyebilmek için... Bu sayede, “Ben istedim, güzel günler uğruna, bugünümü ben feda ettim, benim tercihimdi ve bile bile yaptım. Sonuçlarını göze almıştım.” der, bugünkü acımı ancak bu şekilde kucaklayıp, yaralarımı sarabilirim. Cesaretimden dolayı kendimi kutlar, “Elime sağlık. İyi ki yapmışım.” der iyileşmeye başlarım. Hiç hesap edemediğim bir yerden vurulur, lades olursam, kendime karşı çok merhametsiz olabilirim zira.
Hataları görmezden gelmek, yeni hataları peşinden sürükler. O yüzden bir hatam var ise enine boyuna düşünür ve öyle bir adım atarım. Bile bile lades olmak bana ve çevremdekilere zarar vereceği için düşünmeden karar almak, sakıncalıdır.
Evet oldum. Bazen yapıyorum. Kendime kızgınımdır, kendimle hesaplaşmam vardır. Kendi canımı yakmak için hataya elverişli olurum. Bile bile bırakırım kendimi.
Bir yerden sonra geleceği görür gibi oldu hayatım herkes o kadar tahmin edilebilir haraket ediyorlar ki ama yine de her şeyi olduğu gibi bırakıp akıntıda boğulana sürükleniyorum böylesi daha rahat