İnsanlar sınırsız mutluluğa kendilerini kaptırdıkları için bu kadar zor geliyor veya farkında olmuyor. Yani aslında yüklediğin anlamlara göre değişkenlik gösterebilir bana göre. Beklenti ne kadar fazla olursa bir insanda tatminkar olması da o kadar artar.
Eğer tırmanmanın zorluklarını göze alamazsan zirveden manzaranın tadını çıkarmaya hakkın yok demektir.
Kolay elde edilen şeylerin kıymeti de, tadı da o ölçüde olur. Mesele çaba gerektiren şeyler için var gücüyle çalışıp sonunda elde edilecek güzelliğe talip olmaktır. Bu uğurda zorlukları göze alamayanlar sondaki o güzelliği hak etmiyorlar demektir. Ve hem o güzel sonuca ulaşmak için çalışırken yaşadığımız küçük küçük güzellikler direk sonucu değil sonuçtan alacağımız keyfe talip olduğumuzu gösterir. Burda da devreye azim ve hırs faktörü girer. Hırs; herşeye rağmen ne olursa olsun direk sonucu elde etmeye odaklanmaktır. Azim ise direk sonuçtan ziyade aradaki sebepleri işlemek ve onlara da kıymet verip önemsemektir. Bu durumda hırs yerine azmimiz olmalı, azimle mücadele etmeliyiz. Ki ulaşmaya çalıştığımız şeyi elde edelim ya da edemeyelim yolu mutlu bir şekilde devam etmiş ve yolda yaşadığımız mutlulukların tadını almış olalım. Vesselam...
Hayatta güzel şeyler asla kolay kazanılmaz tıpkı mutluluk gibi. Can sıkan şeyler için ise hiçbir şey yapmana gerek yoktur, bazen kendiliğinden gelirler. Diğer soruna gelecek olursam, her sorunun bir cevabı vardır ama bazen cevaplar iyi gizlenmiştir bu yüzden göremeyiz.
Abidin Dino’ya Mutluluğun resmini yaparmısın diye soran Nazım Hikmet Ran aldığı cevap gayet güzel bir şiirdi.”saman sarısı” Bunu ifade etmekte zorlanan üstadların yanında nacizhane açıklamaya çalışırsam:her iyi insanın arzuladığı bir tutam sevgi, çıkarsız karşılıksız sorumsuzca sevgi, ama nedense insanlar bırakın karşısındakine kendine bile esirger hale gelmiş, samimi olmak lazım dürüst olmak lazım gerçekçi olmak lazım, beyinin sever yürek sever ama ölüm anında her ikiside ölüyor, o halde ruhtan seveceksin beden ölsede ruh ölmüyordan yola çıkarsak!!!
Mutlu olmak kolaydır asıl olan Zor olan Mutsuz olmaktır. Seni Mutsuzluğa iteceğini bile bile Yine de Var olan Onca Güzelliğe Yüz çevirip Kendi girdabın da Sürekli bir nokta da Kalmandır. Gündoğumu, gün batımı, bahar da açan çiçekler, Gökyüzün de Uçan kuşlar. İki satıra sığmayacak Nice Olaylar mutlu olmak sadece bir tebessüm kadar yakın iken O dahi insana Zor gelir O mutluluğu başka yer de arar asıl mutlu olmanın Bazen öylece durup Sadece görmek olduğunu anlamaz
İnsan nankör ve tatminsiz bir canlı olduğu için her zaman mutsuz olmak için bir sebep bulabilir, mutlu olmayı öğrenebilmek ise her zaman olgun kişilerin işidir. Yoksa ikisinin de cevabı bir, iki neden için de sebepleri bizler yaratırız. Küçük şeylerle mutlu olmayı öğren derim 😊
"İnsanlar neden hak ettiği yerde değil?" Bu sorunun beni tatmin edecek hiçbir cevabı olamaz. Hak ettiği yerde olamayan o kadar çok insan var ki, mutluluğu bile hak etmeyen insanlar yaşıyor. Adaletsizliği mantığıma sığdıramıyorum.
Mutluluktan kastın ne? mutluluk anlayışına bağlı, en zengin en güzel en zirvede olmak mı mutluluk. Gözün hep yükseklerdeyse hiç mutlu olamazsın zaten. Onun için hep bir altına bakmalısın. Kendinden daha iyilere değil kendinden daha kötülere bakarsan eğer mutlu olduğunu görebilirsin. 💫
Mutlu olmak için çok çaba gerekmiyor insanların mutluluk kıstasları genelde yanlış olduğu için hedef doğru değilse istediği kadar kolay da olsa sonuç başarısızlık ve mutsuzluğa mahkūmdür.