8 Mayıs 2021- Cumartesi- 01.09
Ben. Bedenim, zihnim, ruhum; acılarım, sevinçlerim, korkularım, ümitlerim. Kayboldum.
Lise yıllarındaydım, o zamana kadar hayatımda neler olup bittiğinin pek de farkında değildim. Müslümandım, inanıyordum. Hem de hiç sorgulamadan. Kulağa öyle muhteşem geliyor ki. İnanmak, saf duygularla teslim olmak. Başka bir güç tanımamak. Dünyadaki tüm insanları bir kenara koyup ona layık olmaya çalışmak. Ne yazık ki işler böyle devam etmedi. Nedenini şimdilik kendime saklayacağım bir durumda beni yaratana isyan etmeye başladım. Evet, hala ona inanıyordum. Doğru olduğundan zerre kadar şüphem yoktu. Fakat o, haksızlık yapmıştı. İnsanları eşit yaratmamıştı. Ve ben de dezavantajlı taraftaydım. Öyleyse isyanımda haklıydım. Devam ettim. İsyanımın küfre dönüşmesi pek de uzun sürmedi. Ufak pişmanlıklardan sonra yine aynı küfürleri ediyordum. Zamanla şiddetini artırdım. Artık tam anlamıyla bir günahkar olmuştum ama yine de ona inanıyordum.
Sonra insanlardan kendimi soyutlamaya başladım. Özellikle de şanslı insanlardan. İmtihanı daha kolay olanlardan. Üniversite sınavına çalışmak için bolca zaman ayırmamda çok faydası olmuştu. Bu fırsatı iyi değerlendirdim. Güzel bir bölüm kazandım. Artık kendimi hayatın akışına kaptırmış gibi hissediyordum. Daha sosyal olacak, hayata atılacak ve yaşayacaktım. Ama bir dakika, ne oldu bana? Neden hiçbir şeyden keyif almıyorum artık? Neden arkadaş olacağım insanları seçemiyorum. Neden ona küfredemiyorum artık? Neden ateist, deist ya da agnostik olmadım ki? Neden bir fikir oluşturamadım ki kafamda?
Bu soruları liseden sonraki 3 yıl boyunca her gün sordum kendime. Yanıtını ise yeni yeni verebiliyorum. Ben kayboldum ! Önümde iyi öğrenilmesi gereken bir meslek, başarılı olmamı bekleye bir aile, ufak arkadaşlıklar, birçok kitap ve kaybolmuş bir adam kaldı. Ne kadar arasam da yolumu bulamadım. Arayamadım da doğrusu. Lanetlendiğimi düşündüm ara sıra. Üzüldüm ama yine devam ettim. Tatlı canıma kıymaya da hiç yaklaşmadım. Yalnızca düşüncesiyle keyif aldım. İnadına yaşayan insanları üzdüğümü düşündüm ve keyif aldım. Sonra gerçekler çarptı yüzüme ve kulaklığı çıkarıp o şarkıyı kapattım. Yüzümü yıkadım ve biraz güldüm.
Sonra kayboldum. Yine ve yeniden. Peki ya sen bunu okuyan varlık? Bu sosyal medya platformu olmasaydı belki de hiç yanımda hissedemeyeceğim şaheser? Güzel bir kız, yakışıklı bir delikanlı ya da tüm bunların dışındaki ölümlüler. Siz de benim kadar kayıp mısınız acaba? Yoksa kendini bulan ve hak ettiğim vuslatıma engel olanlardan mısınız?
Ben. Bedenim, zihnim, ruhum; acılarım, sevinçlerim, korkularım, ümitlerim. Kayboldum.
Lise yıllarındaydım, o zamana kadar hayatımda neler olup bittiğinin pek de farkında değildim. Müslümandım, inanıyordum. Hem de hiç sorgulamadan. Kulağa öyle muhteşem geliyor ki. İnanmak, saf duygularla teslim olmak. Başka bir güç tanımamak. Dünyadaki tüm insanları bir kenara koyup ona layık olmaya çalışmak. Ne yazık ki işler böyle devam etmedi. Nedenini şimdilik kendime saklayacağım bir durumda beni yaratana isyan etmeye başladım. Evet, hala ona inanıyordum. Doğru olduğundan zerre kadar şüphem yoktu. Fakat o, haksızlık yapmıştı. İnsanları eşit yaratmamıştı. Ve ben de dezavantajlı taraftaydım. Öyleyse isyanımda haklıydım. Devam ettim. İsyanımın küfre dönüşmesi pek de uzun sürmedi. Ufak pişmanlıklardan sonra yine aynı küfürleri ediyordum. Zamanla şiddetini artırdım. Artık tam anlamıyla bir günahkar olmuştum ama yine de ona inanıyordum.
Sonra insanlardan kendimi soyutlamaya başladım. Özellikle de şanslı insanlardan. İmtihanı daha kolay olanlardan. Üniversite sınavına çalışmak için bolca zaman ayırmamda çok faydası olmuştu. Bu fırsatı iyi değerlendirdim. Güzel bir bölüm kazandım. Artık kendimi hayatın akışına kaptırmış gibi hissediyordum. Daha sosyal olacak, hayata atılacak ve yaşayacaktım. Ama bir dakika, ne oldu bana? Neden hiçbir şeyden keyif almıyorum artık? Neden arkadaş olacağım insanları seçemiyorum. Neden ona küfredemiyorum artık? Neden ateist, deist ya da agnostik olmadım ki? Neden bir fikir oluşturamadım ki kafamda?
Bu soruları liseden sonraki 3 yıl boyunca her gün sordum kendime. Yanıtını ise yeni yeni verebiliyorum. Ben kayboldum ! Önümde iyi öğrenilmesi gereken bir meslek, başarılı olmamı bekleye bir aile, ufak arkadaşlıklar, birçok kitap ve kaybolmuş bir adam kaldı. Ne kadar arasam da yolumu bulamadım. Arayamadım da doğrusu. Lanetlendiğimi düşündüm ara sıra. Üzüldüm ama yine devam ettim. Tatlı canıma kıymaya da hiç yaklaşmadım. Yalnızca düşüncesiyle keyif aldım. İnadına yaşayan insanları üzdüğümü düşündüm ve keyif aldım. Sonra gerçekler çarptı yüzüme ve kulaklığı çıkarıp o şarkıyı kapattım. Yüzümü yıkadım ve biraz güldüm.
Sonra kayboldum. Yine ve yeniden. Peki ya sen bunu okuyan varlık? Bu sosyal medya platformu olmasaydı belki de hiç yanımda hissedemeyeceğim şaheser? Güzel bir kız, yakışıklı bir delikanlı ya da tüm bunların dışındaki ölümlüler. Siz de benim kadar kayıp mısınız acaba? Yoksa kendini bulan ve hak ettiğim vuslatıma engel olanlardan mısınız?
Aşk İlişkileri
Kadın Emeği
Gündem
Cinsel Yaşam
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Dünya Kupası
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
YKS2026
Diğer