İnsanların kendi popüler ideolojileri ve davranış alışkanlıkları, yaşam biçimleri, sizi dışlayıcı dünya görüşleri sizi siz olmaktan çıkarır mı yoksa kendiniz olmak için çaba gösterir, onlara uyum gösterir, onlar gibi görünmeye çalışıp kendinizle çatışır mısınız?
Güncellemeler
+1 yıl
...
İnsanların hakkınızda ne düşüneceği davranışlarınızın şekillenmesinde etkili midir?
Kişiliği oturmuş bir bireyin tutum ve davranışları değişmez. Eğer esneklik veya değişim oluyorsa bence kişilik bozukluğu vardır. İnsanın davranışlarını yetiştiriliş tarzı ve yaşadığı çevre belirler. Benim çevrem ve bulunduğum ortamlar benim gibi insanlardan oluşur. Yetiştiriliş tarzıma aykırı ortamlarda bulunmam çünkü ne onlar bana ayak uydurabilir ne de ben onlara ayak uydurabilirim. Zorunlulukla tarzımdan farklı bir ortamda bulunmam gerekirse, tutum ve davranışlarımda hiçbir değişiklik olmaz. Kendim gibi davranırım her zaman. İsterlerse dışlasınlar kişiliğimden ödün vermem.
İnsanlar her zaman görmek istedikleri şekilde görür ve kendilerine göre anlamlar çıkarırlar. Herkese göre şekillenecek olursak hayatımızda bulunan bütün insanlar için farklı bir ben gerekirdi. Ki bu bile yeterli hazzı sağlamayacaktır, çünkü kişi kendisini tanıyamaz hale gelecektir. Önemli olan diğer insanların ne düşündüğü değil, insanın kendi hakkında neyi düşündüğüdür. Kendini ne kadar tanıdığı, neyi sevip neyi sevmediğini bilmesi, hatır için kılıfını kullanarak kendinden taviz vermeyi bırakmasıdır.
İnsan kendisini tanırsa dışlanma gibi bir korkusu kalmaz, sonuçta herkes dışlasa bile kendine sahiptir ki benzer duruşu sergileyen insanlarla mutlaka karşılaşacaktır. Bulunduğu ortamda dışlandığını düşünen kimse o ortama ait değildir belki de, çok da zorlamamak lazım. Uyumsuz olunan ortamda insanın kendinden taviz vermesindense o ortamı değiştirmesi daha mantıklı bir alternatiftir.
Hayır, kendim dışında kimsenin düşünceleri davranışlarımı şekillendiremez.
Her nekadar başkalarının düşüncelerine göre şekil almak istemesek bile. Toplumun etik normları çerçevesinde bireylerin toplumu oluşturan kısımlarında bunu dikkate almamız gerekir. Bireyin ideolojik yapısı toplumun kıstaslarına etik düzeyde yaklaşmıyorsa bu bariz birey, toplum ilişkisini konu alacaktır. İnsanlar değişimini ilk düşüncelerde şekillendirir. Olmak istediği ya da olunmasını istendiği bireye dönüşme safhasında. Başkalarının düşüncelerine şekil almak aslında özel alanı daraltan bir olgudur. Başkalarının ne düşündüğüne önem verme zorundalığı bireyin kendi karakteristik özelliğinden farklı kişi olma yoluna sokuyor ister istemez. Kişi yüksek sesle konuşmayı seviyorsa, karşıdaki yanlış anlar, rahatsız ederim düşüncesiyle sesini kısabiliyor ya da olduğundan farlı davranma eylemine girebiliyor.
“İnsanlar seni çözemedikleri zaman, ön yargılarını kullanırlar.” Evet ne kadar inkarda etsek insanların düşüncelerini takıyoruz kafamıza ama neden böyle düşünülüyor diye daha çok, davranışlarımı onların ne düşüneceğine göre değil.. Kimse için yaşamıyorum bu hayatı.. O ne düşünür bu ne der diye yaşarsamda bu benim hayatım olmaz, insanların düşüncelerine göre kendime biçtiğim rol olur..
Davranışlarımı yerine göre ayarlarım her ortamda aynı şekilde rahat hareket etmeyi kendi adıma doğru bulmuyorum. Bu karakterimi insanlara göre değiştirip şekillendiriyorum demek değil sadece olması gerektiği yerde olması gerektiği şekilde davranmaya çalışmak.
Aynı düşüncede olmasa da, saygılı olunduktan sonra, ihtiyaca ve duruma göre farklı ortamlarda bulunabilirim... Bu sürekli değil belki belli bir zaman dilimi için olabilir... Benim de olmazsa olmazım buna kırmızı çizgim diyebileceğim hususlarım var. Bunlara saygı gösterilmesini isterim. Kendim de aynı şekilde karşının hassasiyetlerine saygı gösetiririm... Bazı mekanlar var ki benim yaşam tarzıma uygun olmadığı için hiç gitmiyorum... Başkalarına şirinlik olsun diye değerlerimi çiğnetemem... Ya o mekana gitmem ya da o insanlarla görüşmem...
Yanlış anlaşılmak istemem ama insanların hakkımda ne düşündüğü veya ne düşüneceğini beni ilgilendirmez. Vicdanım rahat olduğu ve ben kendimi bildiğim sürece sorun yok.
Pratikte, insanlar arasındaki tavırlarımda ister istemez etkiliyor. Her yerde tamamen içinden geldiği gibi davranamıyosun ama bu, insanlar tarafından beğenilmek için saçını süpürge etmek, kendini hoş sohbet biriymiş gibi olmaya zorlamak, yerli yersiz samimiyet gösterileri yapmak demek değil. Pasif bir kendine çekidüzen verme durumu oluyor. Teoride ise, yani daha geniş bir perspektife göre kimse pek umrumda değil.
Kimseye uyum sağlama gibi bir düşüncem hiç olmamıştı insanlar hep bir şeyler düşünür, hep bir davranışım onlara göre yanlış gelebilir değişmemi isteyebilirler. Ancak onların fikirleri yalnızca düşüncede kalır ben kendim olmaktan mutluyum beni ben yapan davranışlarım, fikirlerim vs. Aksi halde her denilene uyarak değişirsem klonlanmış insan gibi birbirimizin aynısı olur çıkarız. Düşüncelerini belirttikleri için dinlerim ama bu da bir birey için saygı duyduğum içindir. :)
Kendimden ödün vermem asla. Çünkü zaten dik başlı bir yapım yoktur uyumluyumdur. Onların kırmızı çizgisini aşmam mesela, saygı duyarım. Lakin "ne derler" telaşına da düşmem, dışlanmaktan korkmam.🌺
Galiba evet. Büyük bir etkide değişim söz konusu olmaz ancak insanların gözünde yanlış bir imaj çizmemek için attığım adımı geri çektiğim oldu. İster istemez insanların düşüncelerini önemsiyorum...
Hayır. Ben başkalarının bakış açısına göre hayatını şekillendiren biri hiç olmadım, olamam. Ben attığım adımdan emin olduktan sonra kimin ne düşündüğünü önemsemem.
Asla öyle bir ortama girmem ya beni olduğum gibi kabul ederler ya da kendi halimde devam ederim Sizcede başkalarının ideolojileri için yaşayan insanlar karaktersiz değil midir sayın fenomenim?