Özellikle burda kişileri elde edene kadar sonsuz bir çaba gösteren kişiler elde ettikten sonra bir uzaklasma başlıyor. Saatlerce şakır şakır yazan insanlar bir anda kayıplara karışıyor. Başka insanların sorularına cevap yazmaya fırsatı varken o elde etmeye çalıştığı kişiyi görmezden gelmeye başlıyor. Bu söz gerçekten de doğru değil mi? Sizn başınıza geldi mi? İnsan gerçekten karşıdaki insani cepte görünce neden nankordur?
İnsanlar gerçekten sahip olamadıklarının delisi, sahip olduklarının nankörü müdür?
Öyle işte cepte olmayacaksın hiç bir zaman aslında çok kötü bir karşılaştırma ama gerçekler acıdır bazen 👍🏼 Ne cepte olmayı nede cepte tutmak isterim, ben insanların değerlerini bu şekilde ölçmüyorum çünkü Ya benim sevdiğim bir insansındır ya değilsindir ortası yok
Ulaşınca heyecanı kalmıyor artık. Büyük hedefleri olan insanlar iş ya da her hangi bir konu da olabilir, boşluğa düşüyor. Ertesi gün yeni bir amaç aramaya başlıyor yeni bir hedef yeni heyecanlar. İnsan böyle bi varlık çünkü. İleri hep ileri.
Bunun iç güdülerimizle ilgisi var. Hala biraz hayvanız.
Yanımdayken değer bilmeyeni hayatımda tutmam kimseyi nankörleştirecek kadar cepte muamelesi yapmam. Kolay insan değilim her istediğini elde edebilenler bile arkasına dönüp vazgeçti. Zeki kadının yanında durmak güç ister...
Hayat böyle kısır bir döngüdür,önce deli sonra nankör eder insanı haklılık payı var. Sorduğum bir soruya benzettim sorunuzu bu da bir nevi adaptasyon sürecidir, kısaca alışma.
Derler ya hani “Komşunun tavuğu , komşuya kaz görünür” diye aynı bu mantık gibi gözü dışarda olan bir nankör gibi davranırız. Aslında olması gereken “Eldeki kuş , daldaki kuştan iyidir” mantığıyla hareket etmek ve elindekinin değerini bilmektir.
Burada kimseyi elde etmek gibi bir çabam olmadı şahsen çok iyi dostluklarım beraber olduklarimda oldu bende herkes yerini kendi belirler arkamdan iş çeviren insanlarla işim olmaz çok sevdiğim birinin bir lafı vardı aklıma geldi şimdi. demistiki bir insan herkese iyi olamaz tarafını seçmeli demişti beni sevenede sevmeyenede aynı samimiyetle yaklaşan insan benden uzak dursun ben birinden uzaklasmissam insanlar önce hatayı kendinde arayacaklar nerde yanlış yaptıklarına bakacaklar arkadan konuşup iftira atmayacaklar burda bu yazıyı okuyan beni tanıyan birçok kişi aslında bu yazıdan kendilerine pay çıkarması gerekirken üç maymunu oynayan çok olup üstüne alınan olmayacak benim sahip olduğum değerler bana yeter gerisi kendi kapısının önünü supursun
Elde edemeyeceğin şey her zaman daha değerlidir. Çakıl taşları heryerde var, bu yüzden inciler değer görür 'elde edilmesi zor' oldukları için. Hatta kızlar arasında 'ulaşılmazı oynamak' diye birşey var biliyor musunuz bilmiyorum. Mesela ev yemeklerini her zaman yiyoruz, bu yüzden dışarda yediğimiz günleri özel sayarız. İnsanlarda bu alışkanlık doğuştan gelen birşey bence, buna 'nankörlük' demek ne kadar doğru bilmiyorum..
Bence bu tek ilişkiler için değil. Galiba doğamız gereği hep bir doyumsuzluk oluyor. Hedefini gerçekleştirdiğin zaman bile hemen daha yüksek başka bir hedef koyuyorsun. Sonra tekrar başka.. bu böyle sürüp gidiyor..
Kesinlikle doğru. İnsanlar elde ettikleri şeyin bir zaman sonra kıymet vermemeye umursamamaya başlıyor. Bazen kendileri bile neyi isteyip neyi istemediklerini bilmiyorlar bu yüzdende insanlar herzaman herşeyin daha bi üstünü istiyorlar..
Bence bu soru sınırlarla ilgili bir soru. Sınırlarınız çok net çizilmişse ve karşıya bu netliği hissettirmişseniz. Hissettirdiğiniz ölçüde cepte olunamayacağınız aşikardır. Bu sefer karşıdaki düşünmeli , kaybetme ya da cepte durumunu.
İnsanların bencillikleri, kişilerin kendi alanlarına ve değerlerine sahip çıktığı noktada bitiverir. Bu noktada kişilerin bencillikleri bizim değil kendi problemleri olur. Ki şahsım adına ben bana ait olmayan probleme kafa yoramayacak kadar zamanımı çok seviyor ve değerli buluyorum. Hayat çok kısa.
Doğrudur. Haklısınız. Ama bu soru da detay duygusal olsa da aynı nankörlük ve kölelik aslında maddi şeyler için de geçerli. Mesela araba, telefon vs. Yıllarca amaç edinip aldığı araba bir süre sonra sıradanlaşir, başka bir tane ister gibi.
İyi de buda hayatın ilerlemesi için olması gereken değil mi? Evrim bile daha iyisi olma çabasında iken bunda nankörlük yok bence. Nankörlük aşırılıkta sıkıntı yaratır ki evet bu yanlış. Ama kişilerin daha iyiyi kendisi için istemelerinde bir sıkıntı yok bence.
Yine sınırlarla ilgili işte :-). Kişinin aşırı isteklere kaçması hadsizlik , ki bu da kişinin kendisiyle ilgili sınır problemi var demektir. E kendisiyle ilgili sınır sorunu olan zaten başkalarının sınırlarını ihlal eder. Gibi düşündüm ben :-)
Evet bu doğru bi söz her ne alırsan al elde ettikten bi süre sonra alışıyorsun o şeye ve alıştığın her şey senin için sıradanlaşmaya başlıyor bu insanlar için de geçerli.
İNSANLIĞIN BÜYÜK BİR BÖLÜMÜ YA ÖLDÜRÜLMELİ ya da KISIRLAŞTIRILMALIDIR. BİZ BU DÜNYA İÇİN GEREKSİZ VARLIKLARIZ. KÜLTÜR, DİN, SİYASİ DÜŞÜNCE AYRIMLARI İÇİN BİRBİRİNİ KATLEDEN GEREK KENDİ VARLIĞINI SÜRDÜREBİLMEK İÇİN ATOM BOMBASINI İCAT EDEN VARLIKLARIZ. AYNEN ÖYLEDİR. (teşekkürler :d)
Açıkçası ne böyle bişey hissetim ne de yaşadım bu sevgi değildir yaşadığı hırs, eziklik , kendini küçük görme kendin için soruyorsan o kişiden uzaklaş hisseden sensende kendini sorgula
Evlilikler zorunluluktan mi yürüyor yani? Bence bu insanların karakterleriyle ilgili bir sey. İnsanın doğası bu olsayfı hiçbir şeyin devamlılığına tanık olamazdık