Neredeyse bütün insanların ahlâk adı altında bir takım değerleri ve savundukları erdemleri mevcut.. Peki ya sizce bu değerlerin esas temeli neye dayanmalıdır? Bu değerlerin kaynağı esasında hangisi olmalıdır?
-Dinin belirlediği kurallara dayanmalıdır ! -Vicdani olgulara dayanmalıdır! -Ahlâk algısı kişiye ve topluma göre değişiklik gösterir ve bunda bir sakınca yoktur! -Ahlâk kavramını doğru bulmuyorum, insan istediği gibi davranabilir, yaşayabilir ! ! Sizce hangi seçenek ahlak felsefesinin temelidir?
ahlak, zayıfların erdemsel bütünlüğü. zayıfların haklarını toplumda koruyan şey, ahlak. ahlak der ki, şöyle böyle olmalısın. kaynağı nedir? tarihi insanlık kadar eski. bu insanı özgürlükten alıkoyan bir şey. kimse ahlaklı olmak zorunda değil. ahlak diye bir kavram yaratırsan bunu kıyafette de aranabilir kılarsın. kıyafette ahlakı aramak ise, olağanca çirkinliğiyle yobazlıktır. ahlak, evet. zayıfların erdemi.
Herkesin ahlak anlayışı başkadır bu yüzden ahlak için sabit bir fikir yoktur diyorum, bana ahlak dısı gelen bir olgu, bir başkasının ahlak değerleri içinde yer alabilir, yani ahlak toplumdan topluma kişiden kişiye değişebilir diyorum
"Herkesin ahlak anlayışı başkadır bu yüzden ahlak için sabit bir fikir yoktur diyorum, bana ahlak dısı gelen bir olgu, bir başkasının ahlak değerleri içinde yer alabilir.."
O halde şöyle bir soru yöneltmek istiyorum; sizin ahlak dışı olarak nitelendirdiğiniz ama karşınızdaki insanın ahlak sınırları içerisinde kabül ettiği bir durumla karşılaştığınızda, empati kurarak tepkisiz kalır, karşınızdaki insana ahlak dışı bulduğunuz durumdan/olaydan ötürü yine de saygı duyar, hoşgörüyle karşılar mısınız?
Peki bu durumda ahlakın kişiden kişiye göre değişen bir olgu olduğuna inanan bi insanın, karşısındaki insanın ahlaki değerlerine saygı duyması gerekmiyor mu? Neden ahlakın hem kişiden kişiye göre değişebilir olduğuna inanırken, aynı zamanda başka birinin ahlak anlayışına hoşgörü ve saygıyla bakamıyoruz? Burda bi çelişki yok mu?
Bu durumda ahlak dediğimiz olgunun kişiden kişiye, toplumdan topluma göre değişkenlik göstermesi sakıncalı bir durum diyebilir miyiz?
Ahlak temellerinin, tüm insanların ortak noktada birleştiği bir dayanağa bağlı olması gerekir ! böylece ayrışmalara düşmez, ortak değerde buluşmanın faydalarını birlikte yaşarız! bu görüş daha mantıklı ve olması gerekendir diyebilir miyiz?
Bu bağlamda yaklaştığımız zaman; insan olabilmek için herhangi bir gerekliliğe ihtiyaç duymayan insanlara da hoşgörüyle yaklaşmak gerekir.. Bu da insan olabilmenin gerekliliklerinden birisidir !
O halde benim size karşı gerçekleştirdiğim herhangi bir eyleme ( size göre anormal - bana göre normal bir eylem olabilir ) hoşgörüyle bakmalı, saygı göstermelisiniz.. ! Sonuçta bu da insan olabilmenin, dolayısıyla her insana göre değişen insani gerekliliklerin içinde yer alan bir durum ! ?
Size göre anormal olan bu eylemim karşısında, bu saygı ve hoşgörüyü bana karşı yine de gösterebilecek misiniz?
Bana karşı anormal olan olaylara saygı göstermem beklenemez. Eğer zaten saygı gösterecegim bir olay olsaydı, anormal olmazdı. Hoşgörüyle karşılamam için ortak payda da buluşmamiz lazım. Sana göre doğru olan sana göre doğrudur. Bu bağlamda istediğini yapabilirsin. Kimin gücü kime yeterse tarzı da düşünebilirsin. Doğanın ve insan olmanın kanunu budur. Güçlü zayıfı ezer. Şartlara en iyi uyum sağlayan hayatta kalır.
-Ama insan olabilmenin gereklilikleri her insana göre değişiyor ! ? (ben)
-Işte insan olabilmenin gerekliliklerinden biri de budur ! (siz) -Hoşgörüyle karşılamam için ortak payda da buluşmamiz lazım !(siz)
Burda bi çelişki yok mu? İnsan olmanın gerekliliklerin her insana göre değiştiğini ve buna saygı göstermenin de yine insan olmanın gerekliliklerinden birisi olduğunu söylerken, bu saygıyı duyabilmem için aramızda bi ortak payda olması gerekir diyorsunuz ?
Şimdi şöyle, benim doğrularim bana göre değişir bu insan olabilmenin gerekliligidir. Senin doğrularında sana göre değişir. Senin yaptığın ve sana göre normal bir davranış bana anormal gelebilir bu sebeple benim buna saygı duymam veya hoşgörüyle karşılamam beklenemez çünkü insan olabilmenin başka bir gerekliligine göre bana uyan şeylere hoşgörüyle yaklaşmam lazım, çelişkinin nerede olduğunu tam anlamış değilim 🙄
"İnsan olabilmenin başka bir gerekliliğine göre bana uyan şeylere hoşgörüyle yaklaşmam lazım.." (siz)
İşte burada ki ; "bana uyan şeylere" cümlesi olaya bir kriter koymaktır.. ve bu kriter az önce bahsetmiş olduğum çelişkinizi ortadan kaldırdı.. : )
İnsan olabilmenin gerekliliklerinin her insana göre değiştiğini kabül etmekte insan olabilmenin gerekliliklerinden birisidir lakin, bu farklılıkların benim gereklilik olarak algıladığım sınırların dışına çıkmaması şartıyla.. diyerekten sizin yerinize izninizle bi cümle kuruyor, yorumlarınızı ve düşüncelerinizi paylaştığınız için teşekkürlerimi sunuyorum.. : )
Herhangi bir dine inanmayan insanların ahlaki değerleri geçersiz ya da anlamsız mıdır o halde? Onların da ahlaki değerlerinin içinde kişilerin mutluluğu önemsenemez mi?
Peki inandığınız dinin ahlak anlayışı, herhangi bir dine inanmayan insanların ahlak anlayışından üstün müdür? Eğer evet diyorsanız, bu üstünlüğünü kanıtlayabilir misiniz?
Üstün olduğuna iman etmesem inanmam sağlam olmazdı. Yaradan benim içmeme, özel ihtiyaçlarıma kadar düşünüp kurallarını sermiş. İnsanlık hakkındaki kaideleri akla mantığa çok duyarlı, Diğer dinlere kıyaslanırsa en uyumlusu benim dinimdir.
peki vicdani ve dini olarak birbirine uygun olan ahlak anlayışınız, ahlakın çok daha farklı değerlere, temellere dayandığını savunan insanlara da saygı ve hoşgörü gösteriyor mu?