Eğer güvendiğim biriyse asırlarca beklerim. Varsın gelmesin.
Bu yönden iki tane kıssa var:
Biri Peygamber Efendimizin sahabelerden birinin derdi olduğunu öğrenince namaz sonrası gösterdiği noktada buluşmayı teklif edip iki gün sahabe gelmediği halde Peygamber Efendimizin beklemesi gibi...
Bir de Hz. Ömer zamanında yanlışlıkla birini öldüren ve kısasa kısas olarak öldürülecek Şamlı birine Ebu Zer Gifari hazretlerinin kefil olması ve beklenmesi gibi. Şamlı olan kişi ailem ve ben hac için geldim, ama o kişiyi tepenin arkasında olduğunu bilmeden yılana attığım taşla öldürdüm ama cezamı kabul ediyorum ancak eşim, kundaktaki bebeğim ve çocuklarım zor durumda kalır. İzniniz olursa Şam'a bırakıp geleyim deyince kimse kefil olmamış, oracıkta Ebu Zer Gifari hazretleri çıkmış ben kefilim demiş. Hz. Ömer üzülmüş ve ağlamış. Ama o kişi söz verilen günde ve vakitte gelmiş. Abdest almak istemiş ölmeden önce, kısas isteyen gençler hem Ebu Zer Gifari hazretlerine mahcup olmuş hem o değerli zatın sözünü tutmasına karşı... Hz Ömer işte beklemek Allah yolu için bu kadar değerli demiş.
Bir ömür ne beklerim ne de beklenilmek isterim.. Bir ömür yanımda olmak varken, beklemek niye? Bazen sıkıcı olabiliyor olmaması için de biraz sabırlı olmak gerekiyor.