uzun süre bir şeyi zorladığımı farketmem bir zaman alıyor hep. Farkettiğimde ise duruyorum. ‘Zorlamak' kötü çünkü, zorlamak seni de, zorladığını da yoruyor çünkü. bu, kendini de zorlasan böyle, başkasını da zorlasan böyle, bir olayı, bir durumu, bir gidişatı vs. zorlasan da böyle.
Kanımca, bir çiçeğin kendiliğinden açması ile senin aynı çiçeğin en üstteki kapalı yapraklarını kopararak onu açtırman arasında nasıl bir fark varsa her türlü 'zorlama'nın içinde de hep bu fark var. Kendiliğinden gelişen her şey nasıl özgür, nasıl doğal, nasıl gerçek, nasıl güzel ise, bilerek ya da bilmeyerek zorladığın her şey o kadar suni, o kadar sahte, o kadar yalan, o kadar tutsak.
Ben enerjimi doğru zamanda , doğru yerde kullanan bir insanımdır. Ne körü körüne taktiksiz savaşırım , ne de kaybetmeyi kabullenip pes edip köşeye çekilen insanımdır. Ben çekip gidiyorsam , pes etmemişimdir. Enerjimi nereye kullanacağımın planlarını yaparım ve hiç bir zaman bu şaşmadı. Ben beynimi kullanmayı severim.
Kolay kolay pes eden biri hiç olmadım, olmam da. Bir amacım, istediğim birşey varsa mutlaka deneyebileceğim her yolu denerim. Buna rağmen olmuyorsa ancak o zaman geri adım atarım.
Yaşım 33 hayatımda elde ettiğim her şeyi savaşarak kazandım. Hiçbir şey damdan düşer gibi olmadı. Haramla helalı hep ayırdım. Hep kendimi motive ettim. Çünkü bu savaşta hep yalnızdım. Neyse ki şimdi ki zamana kadar olan savaşlarımın bir çoğunu kazandım. Umarım ölene kadar geçen zamanda ki savaşlarımı da kazanırım.
Burcumdan kaynaklanan bir durum mu bilmiyorum , mücadeleciyim , ve savascıyım olmasa bile bisey bulup bir yol düşünüp ne yapıp edip aykata dik durmaya olumsuzluklar üst üste gelse bile savasmayı mücadeleyi seviyorum , direniş yürek ister😉
Durmasını da bilirim devam etmesini de. Ama boşa kürek çekmesini sevmem sonunda kazanamayacaksam ve başaramayacaksam zorlamanın anlamım yok kabullenmesini bileceksin