Çocukluğumuz, o masum küsmeyi bilmeyen koca yüreklerimiz. Düş pembesi hayaller ve içlerinde bayramdan bayrama gidilen çarpışan otolar, rengarenk balonlar, dönme dolaplar.. Arnavut kaldırımı üzerinde sokak satıcısından alınan pamuk şekeri.. Neleri severdiniz ve ceplerinde sevdiğin ne kaldı anlat bana, yoksa bilyelerin hala duruyor mu? "Nesine" diye sorup, gazoz kapağına diyerek en kıymetlimizi bahse koyduğumuz.. Ey gidi çocukluğum.. Ya sen güzel kız veya o güçlü kadın, bir anne..! hala saklar mısın babanın aldığı o bebeği, sever misin sende dönme dolapları? Hadi anlatın bana neleri severdiniz ve neler kaldı ceplerinizde? O masum çocukluktan kalma, o günden bu güne..
Ihlamur ve leylak ağaçlarını bir ayrı seviyorum. Küçükken evimizin yanında vardı, hep açmasını bekler ve kapıdan çıkar çıkmaz o kokuyu hissederdim. Bu güzellik uzun sürmüyor diye de üzülürdüm bir yandan. Sonra leylak ağacımıza kıydılar. O zaman bir burukluk oluşmuştu içimde. Şu an bile nerede leylak çiçeği görsem aklıma gelir. Ama o iki ağacın çiçeklerinin kokusunu içime çekmeyi hala çok severim. 🙃
Babamın aldığı, yahut Avrupa'dan nadiren gelen bir farklı şekerlemeyi, evin en ücra köşesinde kiler içinde saklayıp da, en sevdiğim amca oğluna ikram etmeyi 7-8 ay bekleyecek kadar masum ve duygusal bir çocukluktu benimkisi. Ne yazık ki o zat o kıymetleri hiç bilemedi.
Biraz da Allah vergisi ile kıvrak bileklerimle top çevirirken mahalle maçında, ittirip düşürdüklerinde bilerek, dizlerim paraçparça olur, yine de maça devam eder, maç sonu anneme söyleyecek kadar o aktiviteyi ciddiye alan enteresan bir çocukluktu benimkisi.
Daha vardır illa ki, ben sadece '' yutulamayan '' leblebi tozunun satıldığı, şekerinin dimağlarda harelendiği gazozların satıldığı zamanlardaki saf, masum ve karşılıksız zamanları özledim. İmkanlar kısıtlıymış, besin çeşidi azmış, ulaşım zormuş, pek umurumun kenarında da değiller hani, ben çocukla çocuk olan '' insanların '' olduğu zamanları özledim.
Çarpışan arabaya hala ilk günkü heyecanla biniyorum. Tom ve Jerry izlemek hala çok büyük keyif veriyor. Bir de videosunu eklediğim bay meraklı çizgi adamı izler güler, o günlerin keyfini çıkarırım.
Çocukluğuma dair şeyleri en çok yeğenim ile oynarken hatırlıyorum. Onunla inatlaşmalarımız, evcilik oynamalarımız bir de çikolatayı hala bölüşemememiz beni direkt çocukluğuma götürüyor :)
Yaşımdan dolayı olsa gerek ortam ve durum musait olduğu müddetçe birçoğunu hâlâ yapıyorum. Süt içiyorum, parkta ve lunaparkta oynuyorum, nazimi çeken aileme küsüyorum bazen, oyunlar oynuyorum özellikle küçük çocuklarla güzel oluyor, bazen küçük bir kız çocuğu gibi oturup ağladigim oluyor, benden büyük kişilerden hikaye ani dinlemeyi seviyorum ve daha birçok şey vardır bunları heran yapmak mümkün olmuyor tabi ama mümkün oldukça yapıyorum.
3
0 Yorumla
Gizli Üye
(30-35)
+1 yıl
Aaahhh ah derinden bir nefes aldım. Babamın aldığı danino kapları bile duruyor her gece 12 tane getirirdi hepsini kızım yesinde büyüsün diye. Hala onlar duruyor oyuncak arabalarım duruyor. Kıyafetlerim duruyor evet babamın aldığı tüm bebekler suruyor hala bazen çocukluğumun geçtiği eve gider o bebeklerimle oynarım hepsi bir anı hepsi bir hatıra en çok ta içinizdeki saflığı masumiyeti özledim. Kötü düşünmeyen tarafımızı. İnsanları tanımamak çocuk olmak gerçekten çok güzeldi.
Taştayım topraktayım oyununu severdim Atkıyı vb bir şeyi damdan sarkıtırdım atkım düştü der insanların yardım etme seviyesini ölçerdim 😳Allah affetsin.