Şu zamanda gerçekten dert dinleyen insanlar oldukça az. Şahsen bende karakterimin bir özelliği olarak dertlerimi ister istemez içime atıyorum, tek başıma çözmeye çalışıyorum. Ama seni gerçekten iyi dinleyip seni seven birine anlatıyorsan dertlerin verdiği sıkıntı hafifler.
Kendi arkadaş grubumun psikoloğu olarak, arkadaşlarımın bir derdi olduğunda onlara hep çözüm bulan kişiyim. Hatta moralleri yerine gelsin diye, şaklabanlıklar da yaparım. Kendi sorunlarımı anlattığım 4-5 kişi var. Aileme bile anlatamadığım şeyleri onlara anlatıyorum. Ama tabii ki büyük travmalarım da var. Bunları anlatmıyorum kimseye. Çünkü tekrar hatırlayıp, insan fobimi daha da arttırmaya, streslenmeye, korku içinde yaşamaya gerek yok. Dertler anlatıldıkça bitmez. Sadece, insanı rahatlatır. Bazen sorunlara çözüm bulunur ama insanın ruhunun içerisinde bir yerlerde kalır o sorunlar. Yani hayır.
Dertler anlatılıp her buluşulduğunda başa sarıyorsa, hayır. Düzelmez. Bir derdin varsa ve bunu birine açıyorsan, amacın o sorunu çözmek olmalı. Niyetin o sorunu çözmek değilde sadece lak lak yapmak ise, boşa konuşup durur insan. Bende sevmem. Dinlemeyi kast etmiyorum, o konuda yardım severimdir. Ama ben birine zaman ayırıp akıl verdikten sonra o “yok ya sen bize göre fazla hayalperestsin, fazla modernsin, fazla radikalsin” diyince insan “ne halin varsa gör” diyesim geliyor.
Mevcut soruna eğer ki bir hafiflik ve çözüm ssağlanıyorss tabiki anlatmak ve bunu paylaşmakta fayda var diye düşünüyorum. Yalnız bu kuru kuruya bir anlatım ve öylesine bir paylaşmaksa acıları tazelemekten başka bir işe yaradığını düşünmüyorum. Elbette ki acı, dert ve sorunlar paylaşılmalı ve anlatmaktan çok dinlemeyi severim bu bambaşka bir şey ama eğer merhem olamıyorsa o derde bu bende iyi izler bırakmıyor ve karşımdakine de iyi gelmiyor bunu da bilirim.
Dertler anlattıkça artar da biter de. Bunu kimle paylaştığına bağlı. Birisiyle konuşursun ona anlatırsın fakat daha hiç bişey yaşamamıştır derdi yoktur. Az çok iyi hissedersin. Başka birisiyle konuşursun çok büyük şeyler olmasada yaşamıştır bişeyler seni teselli etmeye çalışır çözüm yolu arar. Başka birisiyle konuşursun. O kişide öyle şeyler yaşamıştır ki sen anlattıktan sonra onu dinlersin sonrasında kendi derdinin onunkinin yanında ne kadar küçük oldugunu görüp derdini içine atar eskisi kadar umursamazsın. Belkide karşı tarafın derdini dert edinebilirsin.
Değerli KScan, bu güzel sorunuz için sizi tebrik ediyorum. Dertler yani iç sıkıntılarımız, evet işte bunlar anlatılmalı ki dışa vurum olsun. Diğer insanlar ile ortak bir uzlaşı sayesinde olacak olan toplumsallaşma ve kolektif akıl, her sorunun üstesinden gelebilir diye düşünmekteyim. Saygılarımla...
Derdi seni tanıyan birine anlatırsın sana dertsizken napardın ne yapmazdın diye yardımcı olur dertden kurtulmanı sağlar. Bu devirde insanlar birbirilerini tanımadıkları için derdini kimseye anlatmazsan daha hayırlı olur. Seni tanımayan biri üzülmekten başka bir işe yaramaz.
Bitmez. Tabi eğer derdinin bir çaresi varsa anlat yardımcı olurlar. Çünkü sen anlatırken dinleyen de seni sakinleştirmek için “tamam da ama bak şöyle, o da seni kırmak istemedi, onu ben de yaşadım herkes yaşıyor” gibi şeyler söyler ve sen de seni anlamadığını düşünür daha da sinirlenirsin. Ama bir yandan da derdini bilen birisinin olması sana kendini iyi hissettirir. Belki de en iyisi anlatmaktır ama karşıdakinin cevap vermemesi şartıyla. Sadece birisi bilsin yeter.
Evet biter. Ben de anlatırım derdimi ve dert dinlemeyi de severim ve asla başkasına da söylemem başkasının derdini. Mutluluğumu da paylaşırım o da çoğalıyor paylaştıkça. Ama bunlar doğru insanlarla paylaşılmalı. Fesat insanlara anlatırsanız başınız belaya girebilir Allah korusun.🙂
Dertler anlatıldıkça bitmiyor malesef. Kendimden yola çıkarak söylersem derdimi yüz kişiye de anlatsam eğer anlaşılmamışsam veya söyledikleri ruhuma işlememişse ya da kafam da halledememişsem o derdim hala kalır benimle. Dertler o yüzden herkese değil anlayıp ruhuna iyi gelecek insanlara anlatılmalı. Ya da bazen anlatılmamalı ve bir köşede insan kendini sorgulamalı kendi içinde halletmeli. Son çare olarak yardım istemeli.
Ne artar, ne azalır. Aslında bu konu da kime anlattığımız da önemlidir. Eğer anlattığımız kişi senin için üzüldüm demekten fazlasını yapamayacaksa ve bir çıkar yol gösteremeyecekse sadece boş yere konuşmuş oluruz. Başkasına anlatmaktan ziyade sorunları kendi içimizde çözebilmek önemlidir. Ben kişinin kendisi için en doğru kararı yine kendisinin verebileceği görüşündeyim.
Dert sakız gibidir. Çektire uzar çiğnedikçe büyür bence. Bende sevmiyorum her sohbette araya derdini sıkıştıran arkadaşları. Ben pskologmuyum kardeşim yatıp kalkıp yanıma geliyorsun. Ben derdimi paylaşmayı sevmem. Varsa derdim kendi kendime çekerim. Bazı insanlar yüreyen negatiflik makinesi kendisi çektiği yetmiyor çevresindeki herkes çeksin ölsün bitsin istiyor. Salın bizi dertli insanlar terk edin artık bünyemizi lütfen
şahsi fikrimce artıyor. sebebi basit, bir konu üzerinde ne kadar kafa yorarsanız o kadar o sorunu düşünmüş ve düşündükçe dertlenmiş oluyorsunuz.
benim yöntemim basit , olay sağlık değilse akışına bırakıp, bütün detaylarıyla bir kez düşünüp, a'dan z'ye eylem planlarımı yapıp bekliyorum. bu durumda hiç eğlenceli değil belki ama düşündükçe kafayı yemekten daha iyi.
Dertler anlatıldıkça bitmiyor ne yazık ki sadece içimizi dökmüş ve o an rahatlamış oluyoruz. Pozitiftik her zaman iyidir keşke herkes pozitif olabilse.
Atalar doğru söylemiş" DERTLER PAYLAŞTIKÇA AZALIR, SEVİNÇLER PAYLAŞTIKÇA ÇOĞALIR" Bunları kötü günlerinde yalnız kalanlar , paylaşamayanlar daha iyi bilir, damdan düşenin halinden damdan düşen anlar, başından geçenler bilir.
çok sık dinlersen negatif bir duygu ruh haline bürünüyorsun. fikir sormak için değer verdiğin güvendiğin birine açılabilirsin ama sürekli sorun dinlemek de istemem pozitif insanlar bana daha çok şey katıyor.
Dert anlatmayı sevmem ya. Çözümü olsa anlatmak yerine çözüm arayışlarına girerim zaten. Kimsenin başını ağrıtmaya ve züğürt tesellisi dinlemeye hiç gerek yok. Günlük geçiçi sıkıntılarım hariç pek anlatmam.
Dertler anlatıldıkça psikolojikmen rahatlarsın belkide senin çözüm bulamadığım derde o dışardan birinin gözüyle baktığı için çözüm bulabilir. Fakat bazı dertler vardır ki ruhuna yapışır anlatılmaz öylece kemirir içini
Derdimi bazen birilerine anlatıyorum. Derdime derman bulamayınca, dertlerim her geçen gün %15 artıyor. Tam desteğe ihtiyacım var. (Sevgili bulamama derdim var ve kime anlatsam hepsi geçiştiriyor. Bana önem vermiyorlar. Tam destek istiyorum.)
Bu dünyada herkes kendi derdini yüceltir kimse kimseye yardım etmez anlatırsın derdini hemen lafını keser benim de şu derdim var der kısaca dertler anlatarak bitmez
Dert anlatılmaz kimseye bu devirde bugün birine anlat yarın başkasının dilinde olursun gerek yok ben kendime yetiyorum ve hayat bu dert üstüne dert geliyor yenisi ekleniyor
Bence dertler anlattıkça daha çok tazeliğini korur. Ben anlatma gereği duymuyorum mesela bu nedenle en kısa sürede unutuyorum acısını. Eğer çok yük veren bi sertse ağlamak en iyi terapi
Dertler insanda giderek daha ağır bir yük oluşturuyorlar. Ondan dolayı güvendiğin kişilere karşı kendini açman daha yararlı olur. Onun haricinde bu konuda psikolojik danışmanlara da gidilebilir.