Geçmişte yaptığın ya da sana yapılan hatalar olmasa diye kapasitenden harcadığın mesai seni nereye hapseder. Affedip özgürleşmeye mi yoksa affedemeyip vazgeçtirir mi?
Affetmek ile vazgeçmek arasındaki ince çizgi nedir?
Vazgeçiş, hevesim kalmadı demektir içime gömdüm ama senden gidiyorum demektir ardında hüzün ve burukluk bırakır hani bazen sevgini aşkını içine kazırsın ama vazgeçmek zorunda kalırsın ne kadar gidersen git geride iz bırakırsın ya işte vazgeçmek böyledir. Affetmek ise erdemdir yüksek karakter biçimidir bir kişilik özelliğidir bana göre çünkü her insan af konusunda farklı tepkiler gösterir
Affetmek benim için tehlikeli kelimedir. Çünkü hayatımda çektiğim üzüntüler hep iyi niyetle , şefkatle yaklaşıp sonra zararını görüp tekrar affettiğim sonra akıllandığım durumlara sebep olmuştur. Affedilecek şeyler oluyor iyi düşünmek lazım karar verirken. Değeceğini bilmek gerekir ama herşeyin affı olacak anlamına gelmez. Bazen affetmemek net duruş sergilemek insanları kendine getirir. Yıllarca affederek" nasıl olsa yine affeder enayi "" iç seslendirmelerini duydum. Küs kalmamak, hayatın ölümü olduğundan hep mazur gördüm. Birşeyler düzelir bekledim ama baktım ki düzelen yok; kötüye giden, zarar gören ben oldum. O nedenle bu durumu çok iyi idrak etmeli insan. Genel olarak çok affedebilmelerde bir şeyler düzelir diye beklersin. Düzelir gibi oluyor olan sana oluyor. İnsan gençken bu hataları yapabiliyor. Bu durumları görerek dersini alarak akılcı hareket ediyor. Hayatında doğru hamleleri öyle yapabiliyor. Vazgeçmek gerektiğini zamanla anlıyor insan. "Hayır " bu duyguları yaşamak bana zarar veriyor deyip vazgeçmek sana yeni başlangıçları, doğruyu , iyiyi, güzeli, sana zarar vermeyecek güvenilir limana yanaşmasına neden olabilir. İnsan vazgeçti mi ilk başta çok üzülür ama zamanla yaşadıklarını düşündükçe ne kadar doğru karar verdiğini görür. İyi şeyleri görerek yaşar. Bu da psikolojisine, hayata bakış açısından yenilikleri görmesine, hayatının daha keyifli, huzurlu, neşeli, güvende hissetmesine neden olur. Affetmek ile vazgeçemez insan. Bazen affetmemek vazgeçmek en doğrusu olur. Vazgeçebilmek bir erdemdir. Elif Şafak"ın bir yazısı vardı okumuştum " Evet, bir deli güzel meziyettir ki insan kolay kolay kavrayamaz önemini.
Gençken daha zordur buna vasıl olmak. Ama öyle gençler vardır ki ihtiyarlardan bilgedir, o başka… Geri kalan çoğumuz seneler geçtikçe anlarız vazgeçebilmenin kıymetini. Hayat öğretir bize. Hayat ve bir de kronikleşmiş hatalarımız. Kimilerimiz ise hiçbir zaman öğrenemeyiz ya.
Dersimizi almayız, dün nasıl isek yarın da aynen öyle. Genelde zannediyoruz ki vazgeçmek bir zayıflık belirtisidir. Hatta bir nevi korkaklık, adeta acizlik. Halbuki tam tersidir bence. Ancak kendine güvenen, karakteri sağlam ve komplekslerden arınmış olan insanlar vazgeçmenin erdemine vakıf olabilir.
Şu hayata yaşadığımız sorunların çoğunu vazgeçemediğimiz için yaşıyoruz aslında. Israr ve inat ettiğimiz için. Takıntılarımızdan dolayı. Takıntı ile tutkuyu birbirine karıştırıyoruz sürekli, oysa ne kadar farklılar. Nasıl da zıt?"
Bu sözler ile başlıyordu Elif Şafak 'Vazgeçebilmeye Methiye' adlı uzun yazısına. Fırsat bulursanız lütfen okuyun bu yazıyı. Yaşadıkça, hayatında deneyim kazandıkça, çıkarsamalar yaptıkça insan akılcı hareket etmeyi, aklını kullanmayı öğrenir.
Vazgeçmek öyle farklı bir durum ki... Vazgeçmek artık ümit etmemektir, kalbini kıranlara karşı hiçbir şey hissetmemektir. Artık o kişilerden ne nefret etmek ne de o kişileri affetmek gelir insanın içinden. Her şey yerle bir olmuştur...
Affetmek ise insana yakışan güzel bir erdemdir. İnsanın vicdanı ile verdiği bir karardır. Nefret etmenin ezici ağırlığı altında affedip hafiflemeyi ve temizlenmeyi istemektir. Aslında hala o insana ya da insanlara karşı gösterebildiğin en insanca tavırdır affetmek.
Aslında affetmek bir tercihtir ama vazgeçmek bir kabulleniştir...
Affedince içinde tamamen bitirmiş oluyorsun genelde, vazgeçince yani elinden başka bir şey gelmiyordur mecburen vazgeçmek zorunda kalmışsındır bana göre arasındaki fark bu