Fiziksel bir işkence niteliğinde yaşanmış acılar, yalnızca bedende değil, ruh ve zihinde de ağır hasarlar bırakır. Beden iyileşince geçtiği varsayılarak normal yaşantıya devam edilir. Hiçbir şeyin geçtiği yoktur aslında. Yalnızca olayın tazeliği ile göz ardı edilmiştir.
Sonraki süreçte çevrenizin desteği, biraz da şansınız varsa kısa sürede tamamen normale dönme olasılığınız yüksektir. Ya yalnızsanız? Maalesef yalnız olunca durum çok daha farklı oluyor. Bir başınıza toparlanmaya çabalarken, aynı anda mevcut düzene ayak uydurmada zorlanıyorsunuz. Üst üste yüklenmiş sorumluluklar karşısında kendi inisiyatifinizi ele almış ilerlerken, tecrübesizliğinizin tedirginliği ile her an ürperiyorsunuz. Stres hali arttıkça bastırılmış bilinç altı yüzeye çıkmaya başlıyor. Geçtiğini sandığınız işkenceler, travmaya dönüşüyor. Unuttuğunuzu sandığınız acılar bir anda yıldırım gibi düşüyor beyninize. Tüm bedeniniz sızlamaya başlıyor, tıpkı o anlarda olduğu gibi. Basit gibi görünen bazı nesneler, mekânlar, kokular veya sesler, istemsiz krizlere yol açabiliyor. Engel olamıyorsunuz buna.
6 yıl olmuş bugün. 6 yıl evvel bu ay başlamıştı sonuncusu. Aklıma düştü yine aniden. Kilitlendim oturduğum yerde. Az buz değil, 3 yıllık bir süreçti. Atlatmış değilim. Kimse tam anlamı ile atlatamaz. Psikolojik destek ve ilaçlar yalnızca etkisini en aza indiriyor. Ben iyi kötü (bence gayet iyi denebilir) bir şekilde devam ettim yaşama. Tutunabileceğiniz bir dal olmayınca, rüzgârda savrulmamak adına kendiniz bir ağaca dönüşüyorsunuz. Hal böyle iken, başkalarının da aynı acıları yaşamaması için onları gölgenizden mahrum etmeyin. 🙏🏼
Travmalarınız ile mücadele mi etmeyi mi, yoksa teslim olmayı mı seçtiniz?
Bir kaç halüsinasyonun iç geçirişiyim. Sende değeri bulunan tüm kavramlar seni yaralama belki öldürme potansiyeli taşır her zaman. Hiçbir şeyin değeri kalmamışsa artık ve zerre önem taşımıyorsa hiçbir kavram güçlü oluyorsun. Hiçbir zaman kaybetmeyecek kadar güçlü. Hissizliğe uzanan kirli yolun birinci kuralıydı bu. Belki bir lanet, başına ne gelirse gelsin deliremiyorsun. Tüm insanlığın günahlarını sırtlayacak bir formun yanılgı dolu nefesinde seyrediyor ihtiraslar.
Allahtan seninle mektup arkadaşı filan değiliz he bu ne böyle bir sayfa yazı okuyamadım özür dilerim ancak başlığa göre cevabım şudur korkularının üstüne gitmediğin sürece korku da seninle mezara kadar gelir bu kadar net arkadaşım...
1
5 Yorumla
Soran
+1 yıl
😄 estağfrullah, pek beceremem ben mektup yazmayı. Lâkin yazıyı okumanın zaman kaybettirmeyeceğini belirtmek isterim.. 🙏🏼
Soruma cevabınız için ayriyeten teşekkür ederim. Kesin bir tespit..🍀🙏🏼
Emek var yazı kötü değil sadece ben uzun yazı sevmiyorum kafam kaldırmıyor bunu anlamaya çalışırsam bu saatte beni o deri koltuğa yatırırlar 10 seans da soyarlar ablacım
1 seans 100 $ olsa x 10 = Topluma dahil olan kafadan sakat bir yurttaş daha ne gerek var
Güçlü olmayı tercih eden insan teslım olmanın ne olduığunu bilmez. teslim olan insan acizdir ve mücadele ederek hayatı kazanmamışssa ekseriyetle yalnızlığa ve esarete hapsolur gider kimse yüzüne bıle bakmaz..
1
13 Yorumla
Soran
+1 yıl
En güçlü insanın dahi aciz kaldığı anlar maalesef ki oluyor. Yine de görüşün için teşekkürler.. 🍀🙏🏼
En güclü insanın aciz kalacagi tek şeyin ölüm olacağına inananlardanım. Ki o da belli bir yete kadar gitmeli. İnsan başı boka batmış olsa bile silkelenip lendine gelmeyi şiar edinmelidir.
Ölüm karşısında acziyet duyulmasını anlamsız buluyorum. Bu elbet vuku bulacak bir olay. Ama er, ama geç. Hepimizin vadesi belli, ne eksik, ne fazla yaşayacağız. Bana göre güç, acziyet duyduğun anlarda gösterdiğin cesaretten doğar..
Okudum günay neden okumayım. Bu kasar uzun yazan birinin istediği seyleri elde edemedigi kanısına vardım sadece ne bilim iş olur aile saadeti olur cünkü tek basina kalmıssın yanlışsam düzeöt. İnsan tek başına yaşamak dışonda pek bişey baraşamaz manevi acılardan
ben yanlış anlamadımki anlattığının üzerinmden bu kanıya ulastığımı belirttim zaten. Gerçekleri söylediğimi düşünüyorum fakat sen kabullenmiyosun sanrım
Anlattığım üzerinden bu kanıya varıyorsunuz, yani anlattığım kadarını biliyorsunuz. Size tavsiyem; hiçbir zaman arka yüzünü bilmediğiniz mevzular hakkında peşin hüküm ile yargıya varmamanız.
yo ben hislerime ve vardıgim kanılara güvenen biriyim mesela kapak fotoğrafındaki yazan şeyde bunu gösteriyo muhtemelen birini sevmissin ama olmamis yani bilmiyorum dediğim gibi fazla oluyorsam özür dilerim ama ben böyle düsündüm hep yerinde sayan biri gibisin
Eğer dediğiniz gibi yerinde sayan biri olmuş olsaydım, emin olun ki bu günüme gelemezdim ben. Kapak fotoğrafıma gelince; orada yazan genel bir anlam içeriyor. Bir kişiye bağlanan bir laf değil. Hislerinize gereğinden fazla güveniyorsunuz. Öyle ki, yanılacağınıza ihtimal dahi vermiyorsunuz. Bakın bu zayıflıktır..
Şimdi izniniz ile uyuyacağım. Tekrardan hayırlı sabahlar..
İkisini de seçmedim. Benim çözüm yöntemim biraz farklı. Ben aklıma getirmiyorum. Ne mücadele edilecek ne de boyun eğilecek bir düşman addetmiyorum. Benim için bir hükmü yok. Yaşandı ve bitti o kadar.