Anlamak da çeşit çeşittir. Görerek anlamak başka, duyarak anlamak başka, idrak ederek başka. Görülen inkar edilemez. Fakat ruhun varlığı idrak ile mümkündür. Soyut konularda, kesin sınırlar yoktur ve kimsenin de ahkâm kesmesini manası yoktur. Shakespeare, şiirine baksın. Bize felsefe öğretmeye kalkmasın 😀 Nazara inanmayın fazla. Psikolojik olarak etkilenebilirsiniz. Çok nazar değiyor ise, profil resminizi kaldırabilirsiniz 😊😀
Tabiki anlamak çeşit çeşit ama burda kastedilen hissetmek, daha önce hiç üzülmeseydiniz ve üzülmeyi size anlatsalar anlayabilir miydiniz? Ve sanırım nazar kısmı yanlış soruya oldu
Anlamak ve hissetmek farklı, tabii ki. Fakat hepsi beyinde harmanlanıyor. Misal, kişi yeni bir meyve görümce ; kokusunu eline alınca hissediyor. İşin içine anlamak, öğrenmek de giriyor.. Beyne kodlanıyor. Hatta, bu konudaki ilk bilgi ise, bilinçaltına kodlanıyor.. Nazar konusundaki sözlerim de size idi. 'Profilime fazla bakmayın, nazar değiyor ' demişsiniz ya 😊.. Özür dilerim, MaşaAllah demeyi unuttum.. Rabbim, nazarlardan, kem gözlerden, her türlü kazadan, beladan korusun 🤲🤲🤲
Hissetmek de, kabaca 2 ye ayrılabilir. 5 duyu organı ile ve idrak ile. Somut şeyler, görerek, dokunarak hissedilebilir.. Bunu tartışıyoruz zaten.. Shakespeare nin kastettiği ; acı, hüzün, keder, sevinç, ızdırap gibi soyut şeyler için.. Tabii ki, o hissi anlamak için, yaşamak şart. Empati yapılabilir, fakat ne kadar? Aslında Nasreddin Hoca, Shakespeare den daha önce "damdan düşen halden anlar" diyerek, konuyu özetlemiş 😊
EstağfirUllah, rica ederim. İşin içine felsefe girince, haliyle net olarak anlatamadım, ilk etapta. Ben de teşekkür ederim. 😊 Unutmayın, hayat iyi bir öğretmendir ve herşeyi öğretir..