Evet dedikodudan bahsediyorum. Kimimiz sever kimimiz yanlış bulur. Ben hakkımı ikinci seçenekten yana kullanacağım. Kendimi bildim bileli sevemedim bir türlü, diğer insanların hayatlarının eleştirildiği ortamda sessiz kalırım çoğunlukla. Fikir belirtmem ve kısa süre içerisinde ortamı terk ederim. Bence dedikodu kıskanç insanların eserlerinin başında duruyor. Kendi hayatlarından her daim şikayet edip komşunun yaşantısını kıskanan kötü kalpliler, olumsuz eleştiri yapmaya odaklıyorlar kendilerini ve bu son derece üzücü fikrimce. Ne bileyim kendi kapımın önündeki pisliği temizlemeden yandaki evin pisliğinden şikayet edip olumsuz eleştiride bulunmak bana saçma ve ezikçe geliyor.Büyüleyici bir kare bırakıyorum buraya
Peki siz dedikodu sever tiplerden misiniz yoksa diğer insanların hayatları sizin zerre umrunuzda olmaz mı?
Herkese iyi geceler diliyor uyumaya gidiyorum 🌙 (Görüşlerinizi de bekliyorum)
Dedikodu sevmem, insanları çekiştirmeyi doğru bulmuyorum. Herkesin kendi hayatı ve kendi kararlarını alabileceği bir kafası var. Yaptığı yanlışlar, gittiği yerler hatta elde ettiği başarılar bile beni ilgilendirmez. İstemeyerek kulak misafiri olmam hiçbir sohbete, o tip şeyleri zaten duymam.
Ben biraz kaba bulunacak belki ama "herkesin önünden yemesi" taraftarıyım.
Birinin eksiği ya da fazlası.. Gizlisi ya da açık olanı ve kararları, şekli şemali yani yaşamı ile ilgilenen ama bunu farklı şekillerde insanlara taşınmasını ya da dinlenilmesine asla tahammül edemeyen biriyim. Kısacası dedikodudan hoşlanmayan ve başkalarının hayatını didikleyen insanlardan uzak dururum.
Hayır, hiç alakam olmaz. İnsanların ne yaptığı ne yapmadığı, doğruları yanlışları beni hiç alakadar etmez. Ben sadece kendi hayatıma ve kendi yaptıklarıma bakarım.
Ben o ortamlarda aslında kimin ne olduğunu daha iyi anlıyorum. Herkesin onaylamadığı durumlar bana hep çekici gelmiştir. Elbette bu kötü birşey ama insanların gerçek yüzünü ben bu ortamlarda görüyorum. Benim yanımda başkası hakkında konuşan, benim hakkımda da başkasının yanında konuşur. Benim derdim aslında başka malesef böyle ortamlarda bulunmakta bana birşeyler öğretir.
Kendi çöplüğünde mutlu olan, başkasının çöplüğünü karıştırmaz. Biraz kaba bir tabir oldu. Ama gerçek bu. Herkesin hayatı kendine, herkes kendi hayatıyla ilgilenmeli. Dedikodu gereksiz kişilerin yaptığı bir eylemdir.🌺
Aslında hiç umursamam. Sadece eğlence olsun diye dedikodu yaparım ama bunlar karşı tarafın canını yakmayacak düzeydedir. Duyduğum şeyler için de onları yargılamam sadece sohbet muhabbet olsun diye yani başka amaç yok.
Hayır, ilgilenmem ancak merak etmediğimden kaynaklı değil. Umursamazlığımdan kaynaklı. İlgimi çekmiyor. Herkes kendi hayatını yaşasın ve mutlu olsun bana karışmasın yeter.
En gıcık kaptığım konu bu konu.. Başkalarının hayatı beni hiçbirzaman ilgilendirmedi ve İlgilendirmez ama benim hayatım nedense bir çok kişiyi ilgilendiriyor...
yakın arkadaş ortamında dalgami geçer kara mizahimi yaparım ama ilgilenmem ve takip etmem kimsenin hayatını ben anlık bir noktayi yakalar bir kac dalga geçer birakir im çok ilismem yani
yemin ederim ki asla yapmıyorum ve nefret ediyorum yapıldığı ortamda da sessiz kalmam konuyu kapattırırım boşverin bize ne deyip baktım olmadı terk ederim ortamı
Ben pek yapmam kardeşim dedikodu herkes başkasının hayatına burnunu sokmaya calisiyor. Burnun kendinde güzel git kendi hayatinla ilgilen ( dedikodu yapanlar için)
Genelde görüş yorumu paylaşmam fakat şöyle anlatayım sana detaylıca; herkesin kendi kişiliğine göre kendi gerçekleri ve doğruları vardır. Senin gerçeklerin bana son derece saçma gelebilir ki sadece örnek veriyorum çünkü seni tanımıyorum. Sen de beni tanımıyorsun ve benim gerçeklerimden bahsediyorsun. Durumun "gerçekliği" kaçıyor böylece. Görüşün için teşekkürler.