Çalışıyorum. Hâlâ uğraşıyorum bunun için. Ama ömrümün uzun olması değil derdim. Yaşamdan keyif almak için. Duygusallığım bazen başıma dert oluyor. Özellikle bedenime
Duygusalım, bunu değiştirmem. Fakat hayatta pozitif bakıyorum bu da benim artım. Hal böyle olunca ikisi birbirini götürüyor sanırım... Netice ne kar ne zarar... Önemli olan bence, uzun ömürden ziyade, hayatı dolu dolu yaşamak... Geride iyi bir seda bırakmak...
Perdelerimi kaldırdığımda kedi gibi duygusal bir insanım ama perdeler kapalıyken umursamaz gamsız bir ruh halim vardır. Duygusal ama güçlü biriyim diye düşünüyorum. Ömrü kısaltacak kadar dert etmem öyle herşeyi. Tam kararında duygusalım demek ki ben :)
Aşırı duygusal olmak ya da hiç duygusal bir yapıya sahip olamamak. Bunları törpüleyebilmek insanın elinde olan bir şey değil. Yapı meselesi. Değişmesi mümkün değil...
Bence törpülenmesi gereken bir şey yararından çok zararını gördüm. Sağlıklı düşünebilmek adına duygusallığı bastırıp mantığı ön planda tutmak gerekiyor çoğu zaman. Devir öyle bir devir ki duyguların hiçe sayıldığı. Anlayacak insan çok az. Fazla yansıtmak iyi değil bunu.