Bazan birilerini üzmemek için bastırırız duygularımızı.. Öfkelisindir, kırgınsındır, çok bitkin hissediyorsundur ve sessiz kalmayı seçmişsindir.. sonra elin küçük bir şeye çarpar kırılır ve bağırmaya başlarsın... büyük şeyleri içinde bastırdığın için artık olası küçük olaylara tahammülün kalmaz.. ve bu da anlaşılmaz karşı taraftan kimse bilemez aslında içinde neler yaşadığını... Siz bastırıyor musunuz duygularınızı yoksa anlıkmı yaşıyorsunuz?
Yıllar yıllar önce TRT'de Üstün Dökmen'in parodili anlatım yaptığı, programın da, benimseyip, hayatıma soktuğum bu "bardak taşmadan boşaltabilmek" deği durumunu hayatıma çok sokmuştum. Yüzde 90 oranın da işe yarayan bir durum ama bazı yetkeci kişiliklerin taktik ile yaşaması, çok yakınların bu duruma sürekli alınma çabası, şakayla karışık yapılsa bile, tahammül eşiğinin düşmesi, yetkecileri umursamam ama malesef çok yakınların yapılarının kırılgan ve tahammülsüzlüğünün yıpratıcılığına boyun eydim sanki. Aslın da, bir zaman sonra beni böyle kabul ederlerdi ama yanlış yaptım. Bunun ceremesini çekiyorum. Bu sorduğun soru bu konuda birşeyler yapmam gerektiği konusun da, düşünmeye sevketti beni. Sağolasın.🙂
Hayat oyle bir sahneki. Bir tarafin rolü hüzün diger tarafin rolü hicbirseyi kafana takmadan umursamaz yasamasi. Degisen hicbirsey yok hep ayni. Kirilan ve umursamayan. İkiyuzluluklere duygusuzluklara tahammul edemeyenlerin yasadigi bir oldur aslinda icin acir , kanar, yinede yalnizligi secersin.
Benim biraz özeleştiri gibi olacak ama öfkelendiği zaman kırmamak için insanları, o an kim var kim yok gözüm göremeyeceği için ortamdan uzaklaşarak yaptığım eylemdir öfkemi bastırmak. Herkes durulup sakinleşince suda ki yengeç gibi kumsala çıkıyorum desem yeridir.
Tam olarak öyle oluyor. Bazen keşke bastırmasam diyorum, ama olmuyor. Bana kalırsa bütün bunlar, yeteri kadar zarar gördüğümüz için, baskılamayı seçmemizden kaynaklanıyor.
Bu farkedilmeden yapılan birşey ama bastırılmış duyguların strese yol açtığı da bir gerçek, makul ölçüde duyguları bastırmak gerek tamamen kontrolsüz tepki vermek de iyi değil ama gün geliyor bastıramıyorsun.
Duyguları bastırmanında yeri ve zamanı vardır, açığa vurmanında. Tıpkı her doğrunun her yerde söylenmeyeceği gibi her duyguda her yerde açığa vurulmaz.
Ne yazdığından hiçbir anlam çıkaramadım. Kendi yaşadıklarını neden genele vuruyorsun ki? Ben bastırmam duygularımı, bazen bastırırım ama hiçbir zaman elim bir şeye çarptı diye bağırıp çağırmam.
O anki ruh halime bağlı ve elimde olan bir şey değilse bir şeylerle uğraşır stres atarım. Hafif sakinlik modunda isem düşünürüm yol ararım ya da paylaşırım destek ararım.
hic bir duygumu icime gomup asla zinciler vurmadim hem beden hem de dilimde can buldular hep... ozellikle sevgi ve ofkem... kim olursa olsun karsimda herzaman dile getirdim ve yuksek sesle... mavi gogun altinda cekinecegim kimse yok...