Kişilik & Karakter konusunda 18,4b cevap paylaştı.
Bir zamanlar, bütün duygular bir adada yaşarmış. Mutluluk, Üzüntü, Sabır, Öfke, Korku, Kibir, Bilgelik, Sevgi... her türlü duygu bu adada olduğu için bu adaya 'duygu adası' deniliyormuş. Ada sakini duygular, günün birinde, tesbit edemedikleri bir yerden, adanın bir kaç gün içinde batacağı yönünde ısrarlı anonslar duymuşlar. İlk anda bunun büyük ber şaka olduğunu düşünmüş bazıları, ama anonslar devam ettikkçe, durumun ciddi olduğunu düşünerek, birer ikişer adadan ayrılmaya başlamışlar. Hemen her duygunun kendine ait bir kayığı yahut gemisi ya da yatı olduğundan, adadan ayrılmak nisbeten kolay olmuş onlar için. Ama Sevgi'nin küçücük bir sandalı bile yokmuş. O yüzden, kendisini alacak birini buluncaya kadar, mecburen adada kalmış. Duyguların büyük kısmının adadan ayrıldığı günlerden birinde, ada anonsta söylendiği gibi yavaş yavaş batmaya başlamış. Bunun üzerine, Sevgi, yüksekçe bir kayaya çıkıp yardım istemeye başlamış adadan henüz ayrılan diğer duygulardan. İlk önce, Zenginliği görmüş büyük ve güzel bir yatın içinde. El edip, yüksek sesle bağırmış: - Zenginlik beni de alır mısın? Yatın her tarafına yığdığı eşyaları gösteren Zenginlik: - Hayır alamam. demiş - Görüyorsun, altın gümüş, zümrüt derken yat doldu. Senin için yer kalmadı. Zenginlikten vefa görmeyen Sevgi, biraz daha geride, büyücek bir yelkenli görmüş. Dikkatlice baktığında anlamış ki bu yelkenli Kibir'in: - Kibir, Kibir... Benim sandalım bile yok, ada da batıyor, yardım et lütfen! - Sana yardım edemem. demiş Kibir. - Biraz pejmürde gözüküyorsun; yelkenlimin fiyakasını bozacaksın. Bu cevap karşısında çok üzülen sevgi, bir kayığa binip kürek çeker vaziyette, Üzüntü'yü farketmiş o sırada. Sevgi bu kez ondan yardım istemeye karar vermiş: - Üzüntü, seninle gelebilir miyim? - Ah sevgili sevgiciğim! demiş üzüntü. - Yalnız gitmeye karar vermiş olduğum için o kadar üzgünüm ki! Bu cevap üzerine üzüntüsü daha da artan Sevgi, yüzünü adanın öbür tarafına doğru çevirdiğinde, bir mavnanın üzerinde neşeyle zıplayan birini görmüş. Mutlulukmuş bu. Sevgi ona da seslenmiş; ama Mutluluk o kadar mutluymuş ki, Sevginin ona seslendiğinin farkına bile varmamış. Çaresiz biçimde mutluluğa seslenmeye devam eden Sevgi, ansızın, bir ses duymuşyakınında: - Buraya gel Sevgi! Seni ben götüreyim. Sevgi çok sevinmiş ve koşar adım sahile koşup içinden yaşlıca bir adamın kendisine seslendiği kayığa atlamış. Kayıkla fazlaca bir yer itmeden de, adanın büsbütün sulara gömüldüğünü görmüşler. Sevgi, bu kadar duygu çağırdığı halde onu almazken kendisini kayığına çağıran bu saçı başı ağırmış duyguya teşekkür etmiş defalarca. Ama, Duygu Adasında o güne kadar hiç görmediği bu yaşlıya adını bile sormayı unuttuğunu, ancak karaya varıp da vedalaşmalarından sonra farketmiş. Sonra da, günlerden bir gün geldikleri bu yeni kara parçasında Bilgeliğe rast gelince, ismini bile sormadığı bu kadirşinas yaşlıyı tarif edip ismini sormuş kendisine. - O Tecrübeden başkası olamaz. diye cevap vermiş Bilgelik. - Tecrübe mi? peki niye yalnız o ban yardım etti? - Çünkü. demiş Bilgelik, - Sevginin gerçek değerini ancak tecrübe kavrayabilir.
Butun duygular hazirpaket yazilimdir icimize yuklenmis. herbirinin tek anlami cevremizdeki herkesi ve herseyi her olayi bizim icin bir soru haline donusturmektir, gorevleri bu. Dev bir yazilim, muhtesem, anlamin ana yazilimindan biri. adem formunda anlamini gerceklestirmek isteyen yani vaadi yani sunulmus buyuk firsati kacirmak istemeyen el-insan icin. Duygular yuzunden suclamayalim ne kendimizi ne karsimizdakileri. duygularimiz yuzunden yargilanmayacagiz, o duygularin bize hayatin icinde pratikte ne yaptirabildigi ve ne yaptiramadigi belirleyecek sonumuzu. Duygular suclu deyil, oyle olmalilar, kodlanmislar hepimize. cunki sorularin soru olmasini saglayan onlar. sorular olmazsa imtihan olmaz, imtihan olmazsa deneyim olmaz, deneyim olmadan tekamul edilmez. burada varolusumuzun tek anlami tekamul etmektir baska hicbirsey deyil. Sevmek duygumuz olmasaydi mesela nasil belli olacakti cok cok sevdiyimiz halde anne babamiz icin cocugumuz, esimiz, kardesimiz, asiretimiz, kavmimiz hatta encok kendi aleyhimize bile olsa hakka dosdogru sahitlik edip etmeyecegimiz. ya da ne bunlari soru haline getirecekti, bunlar bizim icin yerdeki ot tas gibi umursanmaz olacakti. Nefret duygumuz olmasaydi mesela nasil belli olacakti cok nefret ettigimiz halde dusmanlarimiz hakkinda bile adaletle davranip davranamayacagimiz. sevdiyine adalet kolay, is nefret ettigine adaletli olabilmekte. nasil ayrilacakti kim bukadar degerli, kim bukadar nalinci keseri... Korku duygumuz olmasaydi mesela nasil belli olacakti iliklerimize kadar korktugumuz halde ac kalmaktan, ekmegimizi bolup ac komsumuza uzatacak kadar degerli oldugumuz. ya da komsukarimiz acliktan olurken ambarlari doldurup saklayacak kadar asagilik oldugumuz, nasil ayrilacakti, nasil belli olacakti. Duygularimiz ne bizi yolumuzdan cevirecek bir guce sahip tanrilardir nede bir mazerettirler kirli ellerimizi mazur gosterecek. Duygularimiz sadece ve sadece bu hayattaki herseyi ve herkezi ve her olayi bizim icin soru haline donusturen bir yazilimdir, her insana ayni amacla yuklenmis bizi tekamul ettirecek. Herkezden kurtulabiliriz bu dunyada kendimizden asla. hicbirseye hukmedemeyiz bu dunyada, birtek kendimize.
Bu hangi duyguyu, ne şekilde yaşadığını bağlı olarak değişir bireyin. Mutluluğumuza paralel olarak içimizdeki gücü daha çok farkederiz. Keza yaşanan hayal kırıklıkları, talihsizlikler de bizi psikolojik olarak zayıflatır. Psikoloji, fiziksel özelliklerden çok daha önemli bir kavramdır ve duyguların, bunun üzerine etkisi inanılmaz düzeyde.
İnsana göre değişiyor mesela karşındaki karakter senin duygulara değer vermeyen biri çıkarsa her tür duyguyu güçsüzlük olarak algılayabiliyor. Sevgiye değer veren biri ise senin sevgine de değer verir bu da kadın ve erkeğe güç oluşturur
Duygular insanı zayıflatır ama tat verir duygusuz bir hayatta güçlü olsan ne yazar unutmayın mutlulukta bir duygudur hayatta dümdüz sıradan gitmektense inişli çıkışlı olmayı yeğlerim
Kişilik & Karakter konusunda 26,3b cevap paylaştı.
Zayıflatır ve vakit kaybettirir. Mesela bir yakının kalp krizi geçirdiğinde oturup başında ağlarsan ölebilir. ama duyguları kenara bırakıp hemen ambulans çağırıp emin ellere teslim ettikten sonra ağlarsan çok şey kaybetmezssin