Stefan Zweig'in bir sözüyle başlamak istiyorum detaya: "En saf fikir bile, küçük insanlara bu fikir adına insanlık dışı şeyler yapma iktidarı verildiğinde alçalır ve küçülür."
Bilgisayar oyunlarıyla entegreli hayatlarımız olduğunu düşünüyoruz bazen. Hani o en bıkmış, usanmış anımızda "keşkeler" çekip fırsatlar yaratmak istediğimiz aşamalar var ya; hayata sıfırdan başlamak güzel olurdu diye düşündüğümüz anlar hepsi bunun içerisine dahil. Sıfırdan başlamak önemli olsa da yapılan hataları tekrarlamamak ve aynı yanlışları yapmamak -ki artık hatadan çıkıp alışkanlığa dönüşür- esaslılık gerektirir. Bu bir ütopya, hayal gücünün detaylandırması ile oluşan duygu ve durumların belirlenmesidir.
İnsan kişisi "nereye giderse gitsin, hangi ortama girerse girsin ve şeklen ne kadar değişirse değişsin" en nihayetinde gideceği her yere kendini de götüreceği için işin başından kendisini değiştirmesi gerekir. Kişisel gelişim tadında bir öngörüye sahip olmalısınız anlayacağınız. Kişi kendini değiştirmeyi gerçekleştiremediği sürece, bir benzer yaşamı gittiği yerlerde de yaşamaya devam eder. Değişim ise "zahmetli, zorlayıcı ve maliyetli" bir iştir lakin mümkündür. Mahalle baskısı denen veya toplumsal baskı bizim oyunumuzda bölüm sonu canavarıdır. Genellikle yüzleşmek yerine o normlardan kaçarız ve hayallere bırakırız kendimizi. Üzerimizdeki hegemonyanın (aile, arkadaş, sevgili vb. olumsuz baskı kurabilecek kişi veya kişiler) zincirlerini kırıp geçirmek yeniden doğmuş gibi hissettirecektir. Topluma kulak asmanın hiçbir önemli yaptırımı yoktur bana göre, herkes kendi hayatını yaşar ve kendi için yaşar. Kendinizi değiştirin ve sınırlarınızı bilin; her nereye kaçarsanız kaçın zayıf karakter özelliklerinizi güçlendirmediğiniz müddetçe asimile olacaksınız. İnsan kişisi herkesten kaçabilir belki; ama kendisinden asla.
Yeni bir hayata başlamayı çoğu kişi gibi ben de istiyorum. Kendimi değiştirebileceğimi düşündüğümden ve çevremin tamamıyla yenileneceğini varsaydığımdan bu kanıya ulaşıyorum. Aynı şeyleri tekrarlayıp yeniden aynı süzgeçten geçmek pek istenecek bir şey değil; tamamen değişime endeksli olacaksa varım aksi halde kaldığım yerden bir şekilde devam etmek daha elzem.
Her gün o yeni hayata uyanmıyor muyuz zaten... Gelecek olan ne olabilir ki, sorumluluklar, hayatı idame etme çabasına girmeyecek miyiz tekrar. Türlü türlü entrikalar, haklı haksız eleştirilere maruz kalmayacak mıyız? Bunların olmayacağı bir hayat var mı? Asıl olan ömrümüzden yeni hayatlar çıkarmak değil mi, her sabah uyandığımızda.
Yeni bir hayata başlamak istemezdim hayatın her zamanında zaman zaman gelen zorluklar yorgunluklar var yine olur en azından sorunlarıma hakimim ohoo yeni hayat sorunlara alış çözüm bul falan üşenirim ben.
Evet olabilir sanırım. Yaptığım hatalardan arınmış, tertemiz bir sayfa... Sonrasında belki o sayfa karalanacak, olsun en azından eski izler olmayacak...