Bazen en beklemediğin insandan gelen büyük darbe seni yıkar, darmaduman eder. Peki sizce asıl suç karşıda ki insanda mıdır yoksa gereksiz yere ondan beklediğimiz tavırlar yüzünden bizde midir?
Ben hayatım boyunca ilişkilerimde hep dürüst oldum ve dürüstlük bekledim. Karşımdaki insanın bana yalan söylemesi demek kendisini bitirmesi demektir. Bir gün acı çeker ikinci gün siler atarım düşünmemeye hissetmemeye hatırlamamaya çalışırım. 8 aydır tanışıyorduk 2 aydır da birlikteydik bana gerçekten çok değer verirdi düşünürdü fazlasıyla canım mı sıkkın mesaj yazmamdan bile anlardı. Aşk değildi ama sevgiliydik birbirimizi önemsiyorduk. Yani en azından ben öyle yapıyordum oda görünüşte öyleydi bilemem. Sonra bir gün evli olduğunu öğrendim herşeyin yalan olduğu yüzüme tokat gibi çarptı. Sonraki gün sabah gittim sahile oturdum akşama kadar ağladım içimi akıttım kimseye anlatmadan sessiz sedasız acımı çektim eve geldim bütün birlikte geçirdiğimiz zamanları düşündüm dün bugün buluşmanın sarılmanın hayalini kuruyordun özleminden dayanamıyordun ama bugün yapayalnız kocaman bir yalan için gözyaşı döktün dedim kendime yüzümü yıkadım yattım uyudum ve birdaha adını anmadım onunla olan hiç bir şeyi düşünmedim düşünmemeye çalıştım. Suç ondaydı keşke ben hata yapmış olsaydım da başka bir kadının eşine gönlüm kaymasaydı. Ben beklediğim tavrı gördüm gösterdi ama yalanmış kocaman bir yalan.
Umrumda bile değil inan ki canı cehenneme. Sonuçta ben dürüsttüm o yalancı. Karısına ihanet etti üstelik karısı öğrendi ve hala onunla birlikte. Kadınlık gururu olmayan bir kadın namussuz bir adam tencere kapak yaşayıp gitsinler yarına kalırda yanına kalmaz