Gülüp eğleniyoruz veya karamsara bağlıyoruz hayat bir şekilde geçiyor elbet. Kimi vakit mutsuzluk birkaç aşama daha uzun sürüyor sanki. Ruhumuzu daraltıp yaşama sevincinden tiksindiriyor bizi. Duygularımız anlamlarını yitiriyor ve olduğumuz yere çakılma ile devam ediyor bu durum. Motivasyonsuzluk, isteksizlik hali üzerimize yapışıp kalıyor huzursuzluğun içinde boğuluyoruz.
Hınçla hınç o mutsuzlukla mücadele ederken, bir an kafanız dank ediyor ve durup düşünerek aslında mutsuzluğunuzun ne kendinize, ne de bir başkasının kendinize yarar sağlamayacağını idrak ederek sonuçlandırıyorsunuz. Her ne kadar mutsuz olursak olalım, sizin asıl mutsuzluk nedeninizi bile bilmeden, sırf yüzünüz gülsün diye elinden geleni yapıp çaba sarf edenlere karşı ufak bir tebessümü göstermek gerekiyor kanımca. Bir sonraki evre artık mutsuzluğu umursamayacak kadar hissiz olmak; tam anlamıyla mutlu musun?
Hissettim tabi. Hissetmeyen insan da yoktur. Herkesin kendini çok kötü hissettiği dönemler oluyor. Öyle lanet bir dönem ki karşındaki insanın gülüşü bile seni mutsuz etmeye yetebiliyor :)
Herşeyi zıttı ile yaşarım, mutluluk eğer mutsuzluk olmasaydı anlam taşımazdı. Çok yaşadım çok hissettim, duaların gerçek olanileceğine dair inancım olduğu zamanlar ne kadar yalvardım tanrıya. Küçücük kızım mk neden ben niye ben bu nasıl bir fantezi, büyüyünce zıç ağzıma da ne gerek vardı bu kadar ağlatmaya üzmeye hayallerini yıkmaya onun. Bazen azaldı diyorum hah tam mutlu oldum tamamen, sonra gölgesinden hayatımın dikişini ful hd izliyorum. Ya sorma şöyle sorular, saçmalayamıom.
Hissettim tabii. Mutsuzluk güzeldir aslında. Mutluluğu anlamlandırır. İliklerine kadar mutsuz hissettiğin bir anda aslında normal olan veya başka zaman önemsemeyeceğin bir şeyin mucizeleri, güzelliği ile parlar kalbin. Farkına varmanı sağlar nice güzelliklerin. Kalbini temizler belki de mutsuzluk, kibirden, şikayetçiliğinden, hayatın mucizelerinden bir haber kötülüğünü.
Mutsuzluğu geçtim gece gözlerimi yumarken sabah olmasın bu gece son olsun dedigim bile oldu. Ama herşeye rağmen umut etmeye devam etmeli insan hayat cidden boş anı yaşamalıyız.
Hissettiğim zaman oldu tabi; sürekli her an her saniye mutlu olmadım. Mutlu olmaya çalıştım en fazla. İliklerime kadar mutsuz olduğum dönem oldu; ve sessiz kalmayı seçtim hep.
Babamın trafik kazası geçirdiğini ve en küçük abimin bıçaklanma haberini aldığım an ve her şey yoluna girerken ki zaman dilimi. Kalbime bıçak saplama durumunun soyut halini yaşadım resmen. Hayattan soyutlanmıştım tam anlamıyla.
İliklerime kadar mutsuz olduğumu hissettiğim zamanlarda kendimi mutlu etmek için çaba gösteririm ve mutlu olana kadar devam ederim. Kendi kendimi motive etmeyi biliyorum. Ani mutsuzluk krizlerim oluyor ama üstesinden geliyorum çok şükür.
Bir kere dibe vurduğumu yaşamamın anlamının olmadığını hissetmiştim ama alışılmayan birşey yokmuş Hele ki sana ihtiyacı olan birileri varken güçsüz kalamıyormuşsun dimdik ayakta olcaksın her daim kötünün de kötüsü olacağını bilip şükredeceksin.
13 Yaşımdan beri evet İliklerime kadar Hücrelerime ve Atomlarıma kadar mutsuzdum. Şimdi İse Tam tersi Orantıda Mutluyum ve artıyor mutluluğum. Demek En olmadık beklenmedik anda değişiyor herşey.
Cok sevdigim insani topraga verirken sevdigim cocugun sevmedigini soylediginde ya da beni umutlandirmis insanin diger gun sevgilisi oldugunu ogrendigimde evet iliklerime kadar tum hucrelerimle mutsuzdum
Çoğu zaman gerçek anlamda hissettiğim oldu. Hem de günler sürüyordu. Zar zor o moddan çıkıyordum. Burada önemli olan şey böyle zamanlar da evde takılmamak. Zorlada olsa arkadaşlarla takılmak.
7-9 yaş arası baya mutsuzdum hatta bir ara psikoloğa bile gitmiştim
1
0 Yorumla
Gizli Üye
(30-35)
+1 yıl
Evet tam anlamıyla iliklerime kadar hissettim aldatıldığımı öğrenmiştim o kadar kötüydümki resmen midem bulanıyordu ve o kadar üşüyordum ki yorgan battaniye üst üste dolamıştım ve Temmuz ayında bide Antalya’da yaşıyorum yani siz düşünün artık