Çevremizdeki İnsanların Felsefi Görüşlerle Kişilikleri

Günlük hayatımızda birçok insan görürüz, karşılaşırız ve tanışırız. Her ne kadar bazılarımız sınıflandırmaya karşı olsa da, herkesin bir konuda girdiği bir kategori vardır. Birimiz uzundur, birimiz sarışın. Diğerimiz kiloludur, diğerimiz solak... Ama her şekilde, sen ya da ben, öteki ya da beriki, hepimiz bir sınıflandırılmanın parçasıyız.

1. Hazcılık (Beni mutlu etmiyorsan geç şu köşeye'cilik)

Hazcılık, diğer adıyla hedonizm, şöyle tanımlanmakta; ''sürekli haz verene yönelmenin en uygun davranış biçimi olduğunu savunan felsefi görüş''.

Özellikle bu felsefi görüşten başladım. Çünkü, yaklaşık 1.5 yıl önce böyle bir insana denk geldim. Bu tip arkadaşlar sizinle sırf kendi mutluluğu için takılır. Onu sıktınız mı, hemen yol verir. Eğlendirir misiniz, yarar sağlar mısınız, koy cebe.

Kısaca, bir şeyi yapmalarının tek sebebi, onlara mutluluk vermeleridir.

2. Yararcılık (Al gülüm ver gülüm'cülük)

Diğer adı pragmatizm olan bu görüşe göreyse; bir şeyin bize bir yararı varsa doğrudur, ama zararı varsa yanlıştır.

Aslında fark etmesek de, hepimiz bu görüşü benimsemiş durumdayız. Genel olarak... Biraz hazcılığın uzantısı gibi duruyor. Biri mutluluk verirken diğeri yarar sağlıyor. İkisinde de bencillik yatıyor gibi azıcık.

3. Cinsiyetçilik (Dua et ki sen kızsın'cılık)

Çevremizdeki İnsanların Felsefi Görüşlerle Kişilikleri
Cinsiyetçiliğin tanımını çoğumuz biliyoruz zaten. Ama yine de yazmak gerekirse; ''bir cinsiyetin diğerinden üstün olduğunu savunan görüş."

Aslında bunun günümüzdeki karşılığını ataerkillik sağlıyor. Ataerkil sistemin bizlere öğrettiği ''kadın acizdir ve korunmaya muhtaçtır'' felsefesine göre ikinci plana atılan cinsiyet kadındır. Bunun üzerine çok konuşulur da, gerek yok.

4. Hümanizm (Açılın ben insancıyım'cılık)

Çevremizdeki İnsanların Felsefi Görüşlerle Kişilikleri
Bunun tanımını yaparsam, burası kaos ortamına dönebilir. Bu yüzden en güzel yöntemle alıntı yaparak ''tanrı-merkezcillik geri plana atılır ve bir anlamda reddedilir, insan-merkezcillik esas alınır'' diyorum.

Günümüzde uygulanan hümanizmin gerçek hümanizm olmadığına inanan birçok insan var. Ama ben kesinlikle katılmıyorum. Çünkü, bu görüşün biraz derinlerine indiğimizde iyi ve kötü ayrımı vardır. Tabii kime iyi kime kötü? Sana iyi gelen bana kötü gelirse ben bu insanı iyi insan olarak mı sıfatlandıracağım kötü insan mı? Bu yüzden yararcılık görüşü en iyisidir. Sana iyi gelen senin için iyi, bana kötü gelen benim için kötüdür. Genel bir tanımla, ''bu iyidir bu kötüdür'' denilemez. BENCE!

5. Gerçeküstücülük (Ne kadar sanatsal'cılık)

Çevremizdeki İnsanların Felsefi Görüşlerle Kişilikleri

Diğer bir adı sürrealizmdir. Bunun tanımını yapmadan önce söylemek isterim ki, çok edebi yaklaşır bu görüş. Benim de edebiyat kıtı olduğumu düşünürsek, tanımı birkaç yerden alıntı yapmamda sakınca yoktur diye düşünüyorum :P

''Sürrealistlere göre bilinçaltı; toplum, ahlak, din ve yasa gibi zorunluluk öğeleri ile oluşur. Bilinçaltını oluşturan etkiler ise çeşitli durumlarda ifşa olur''

''Gerçeküstücü sanat, bunun altında şiir, düz yazı ve resim, üretim aşamasında birçok özgün teknik ve oyun kullanmaktadır. Bunlardan birçoğu özgür hayal gücünü arttırmak ve bilincin etkisini azaltmak üzerine kuruludur. Bilinçdışı üretim gerçeküstücülükte merkezdedir''

Bu görüşe sahip insanlar neredeyse her şeye, sanatsal yaklaşır. Şahsen bana ''ögk'' dedirtiyorlar. Romantizmi, edebiyatı hiç sevmem. Acayip de kasıntı bulurum. Ve evet, edebiyata kafam basmıyor bu yüzden de sevmem :D

6. Skolastik felsefe (Doğru yolu bulursun umarım'cılık)

Çevremizdeki İnsanların Felsefi Görüşlerle Kişilikleri

Aslında bu görüşün temeli her ne kadar Hıristiyanlığa dayansa da, tanımdan da anlaşılacağı üzere bir dogmatiklik var. Yani günümüze uyarlanabilir diye düşünüyorum.

Tanımı ise şöyle; ''doğrunun zaten mevcut olduğu düşüncesine ve felsefenin okullarda okutularak öğretilmesine dayanan bir görüş'' Sizin de aynı şekilde dogmatik bir tanım olduğunuza inandığınızı düşünüyorum.

Günümüzde çok yaygındır bu tiplemeler. Gerçi Vikipedia'ya göre bu görüş ''teoloji temelli'' yani din kaynaklıdır. Üstüne çok konuşmaya gerek yok, ki hepimiz bu tip insanlarla zaten karşılaşmışızdır.

7. Transhümanizm (Terminatör modu: Etkincilik)

Aslında bu görüşü benimseyen biriyle karşılaşmadım. İlk olarak bir milliyetçi videoda bahsediliyordu bundan. Sonra biraz araştırınca A-ŞIK OL-DUM diyebilirim. Sanalda tanıştığım 3 5 kişinin bu görüşü temel aldığını düşünüyorum. Ama gerçekten günlük hayatta karşılaşmadım. Sanırım millet, bilgisayar başında bilim aşığı falan oluyor :D

Tanımını yine alıntı yaparak söyleyeyim; ''insanın fiziksel ve bilişsel yeteneklerinin arttırılması ve yaşlanma ve hastalanma gibi arzu edilmeyen veya gereksiz görülen yönlerinin ortadan kaldırılması amacıyla teknoloji ve bilimden faydalanılması gerektiğini öne süren uluslararası bir entelektüel ve kültürel harekettir. Transhümanist düşünürler, bu amaçla insan geliştirme tekniklerinin ve yüksek teknolojinin kullanılması imkanlarını ve muhtemel sonuçlarını tartışırlar''


Yani özetleyecek olursak; bilim, bilim ve bilim!

8. Akılcılık (Use brain'cilik)

Çevremizdeki İnsanların Felsefi Görüşlerle Kişilikleri
Yine aşık olduğum bir görüş daha. Lafı uzatmadan tanımını yapalım; ''bilginin doğruluğunun duyum ve deneyimde değil, düşüncede ve zihinde temellendirilebileceğini öne süren felsefi görüş''

Yani diyor ki, kalp gözü, ''ay içime doğdu'', altıncı his falan Hİ-KA-YE!

9. İyimserlik

Çevremizdeki İnsanların Felsefi Görüşlerle Kişilikleri
Ben buna kısaca ''Pollyannacılık'' diyorum. Yani, karşılaşılan bir durumun sonucunun hep iyiye, tatlıya bağlanacağını ''SANMA''. Sanma diyorum, çünkü genel olarak bağlanmıyor.

Bu tip insanlar genelde başkaları tarafından kullanılır, iyi niyetleri suistimal edilir. Sonra bu söz konusu kişiler kenara geçer ve ağlar ''insanlar neden kötü'' diye. Ya hu ablacım, abicim, sevgili kardeşlerim... Mal mısınız, diye sormak geliyor içimden. O kadar iyimser olmayın işte. Sonuç belli.

Benim çok güzel bir felsefem vardır; sonucu kesin olmayan her şeyin kötü biteceğine inanma. Sen kötüyü beklersin; iyi gelirse sevinirsin, kötü gelirse de hazırlıklı olursun. Bu kadar basit.

10. Nihilizm (Ben aslında yohum'culuk)

Çevremizdeki İnsanların Felsefi Görüşlerle Kişilikleri

Bu felsefi görüşe göre hiçbir şey yoktur. Tanrı yoktur, iradenin özgürlüğü yoktur, gerçek yoktur. Gerçekten hiçbir şey var değildir onlar için. Genelde biraz fazla ''elalemden bana ne be'' diyen arkadaşlarımızın bireysel davranmalarında görülür. Tamam elalemden, ne söylediklerinden bana ne de, toplum kuralları diye de bir şey var.

Toplumu oluşturan insanlarsa, insanların bir araya getirdiği şey de toplumdur. İnsan, sosyal bir varlıktır ve ne kadar inkar edilse de hepimiz hepimize muhtacız. Bu yüzden, birazcık bireysel takılmalarınızı kısın aziz dostlarım!

11. Kuşkuculuk

Eveeet... Geldik son görüşe, yani benim de bayağı içinde bulunduğum felsefi görüşe. Önce bir tanım yapalım; ''her tür bilgi savını kuşkuyla karşılayan, bunların temellerini, etkilerini ve kesinliklerini irdeleyen, ayrıca aklın kesin bir bilgi elde edemeyeceğini, hakikate erişilse dahi sürekli ve tam bir şüphe içinde kalınacağını, mutlak`a ulaşmanın mümkün olmadığını savunan felsefi görüş''

İşin özetiyse, ota *oka şüpheyle yaklaşıyoruz. Tamam da keyfimizden değil, bizim de fabrika ayarlarımızla oynayan birileri olmuş zamanında.

Her şeyin fazlası zarar, diye boşuna dememiş atalarımız. Tamam şüphelen, zaten şüphelenmezsen aptalsındır. Da benim gibi vıcığını çıkarmayın. Bizim gibi şüpheciler için ''a'' deseniz bile şüpheyle yaklaşmamız için bir sebep.

Ama yine de, ne kadar yakınsam da, seviyorum bu özelliğimi. En azından hazırlıklı oluyoruz canım fena mı? (Şaka şaka. Yemin ederim birine artık sonsuz bir şekilde güvenmek istiyorum. Çok yorucu oluyor böyle)

Okuduğunuz için teşekkür ederim ^_^

#BilimKategorisi

#FelsefeKategorisi

Çevremizdeki İnsanların Felsefi Görüşlerle Kişilikleri
Cevapla