Sağlam bir yüz ve isim belleğiyle, yıllar önce gördüğünüz birinin ismini asla unutmaz ve yıllar sonra karşılaştığınızda, ismini hatırlamak için şekilden şekle girmezsiniz.
Saf olmamak ve ayar vermek sizden sorulur.
Güçlü bir belleğin, iyi mi yoksa kötü mü olduğunu bilmediğim ama benim hep iyi bir şekilde kullandığım yönlerinden bir diğeri, kimin size zamanında ne kazıklar attığını da, kimin sizin en zor zamanınızda yanınızda olduğunu da kesinlikle unutmuyor oluşunuzdur. Kin tutmak boyutuna geldiğinde, ayar vermekle sonuçlanan bu fiil, affedicilikle birleştiğinde karşınızdakine ağır bir vicdan hesabı yaptırabilir.
Sürekli not defteri ya da kâğıt aramak zorunda kalmazsınız.
Zâten hatırlamanız gereken her şey, Bellek Sarayı’nızda depolanmıştır ve not almanıza ya da bir şeyleri kaydetmenize gerek kalmamıştır. Bellek Sarayı için daha geniş bilgiyi internet üzerinden ''Bellek Sarayı'' şekilde arama yaparak bulabilirsiniz.
Asla kaybolmazsınız.
Yer-yön hissi gelişmiş insanlardansanız, bir yere bir kez gelmiş olsanız dahi, o yeri kenardaki bir bakkalın tabelasıyla, bir sokağın girişiyle ya da kapıda sürekli park hâlinde olan bir arabayla hatırlarsınız ve bu özellik, sizi çok zor durumlardan kurtarabilir.
Gözünüzden hiçbir detay kaçmaz.
Odanızda yeri değiştirilmiş bir eşyayı, çantanızda eksik olan bir nesneyi ya da yanınızda getirdiğiniz en küçük objeyi bile hatırlarsınız ve hiçbir şeyi hiçbir yerde unutmazsınız (buna hacılanmaya çalışılan çakmaklar da dâhil :D)
İnsanın beyni zaten muhteşem bir şey, bunu üst düzeyde kullanabilmek çok güzel olsa gerek. Benim de hafızam güçlü sayılır, olaydan olaya konudan konuya değişiyor tabi.
İlk defa gittiğim yerlerde bile kaybolmamak güzel bir şey ama hafızanın laneti de var. Hiçbir şeyi unutmuyorsun. Aradan geçen yıllardan sonra bile acı verici hatıralar devam ediyor
En İyi Cevaplar